Yabancılar hisselerde çok seçici

Yabancı yatırımcılar temmuz ve ağustos aylarında toplamda 524 milyon dolarlık hisse satışı yaparken alımlarda ise seçici davranıyor. Yabancı yatırımcıların radarında; toptan ticaret, maden, gübre, yatırım ve kalkınma bankaları ilk sırada yer alıyor

Küresel piyasalarda hareketli bir dönem yaşanırken gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerin ana gündeminde faizler var. Faizleri düşürerek ekonomilerini canlandırmaya çalışan ülkeler; yabancı yatırımcıyı da ülkeye çekme ya da tutma çabası içerisindeler. Yabancılarsa oldukça temkinli hareket ediyor. Ocak-Ağustos 2019 döneminde Borsa İstanbul’da yabancı yatırımcı toplamda 450 milyon dolarlık satış gerçekleştirdi. Sadece son iki aydaki satışları ise 524 milyon dolar. Yılın ilk iki ayı daha iyimser olsalar da sonrasında satış ağırlıklı bir seyir izlediler. Sekiz ayın dördünde satış yaptılar ve bu satışlar mart, mayıs, temmuz ve ağustos aylarında gerçekleşti.

Kazanmaya odaklı

Yabancı yatırımcının alım ve satım yaparken orta ve uzun vadeli hareket ettiği ancak kısa vadede de kazanmaya odaklandıkları gözleniyor. Uzun vadeli yaklaşımlarda ülkelerin kredi notu ve risk primi takip ettikleri önemli kriterler. Bu iki göstergedeki hareketlilik işlemlerde belirleyici olmakta. Bir ülkede özellikle temettü gelirleriyle beslenen emeklilik fonlarının ve yatırım fonlarının portföylerinin büyüklüğü aynı zamanda  o ülkede sermaye hareketlerindeki aşırı volatilitenin de önüne geçebilmekte. Ülkemizde söz konusu fonlarda büyüme gözlense de henüz istenen seviyede olmaması piyasaların volatil yapısının sürmesinde önemli bir etken olmakta.

Üçlü denklem

Türkiye gibi gelişmekte olan ülkelerde ülke kredi notları ve kredi risk primlerindeki dalgalanmaya bağlı olarak yabancıların pozisyonlarında da değişim gözlenmekte. Riski gördüklerinde mevcut pozisyonlarını azaltan ve beklemeye geçerek yeni alım yapmayan yabancılar, ülkede sermaye piyasalarının da hem geleceğini hem de hareketlerini belirleyebiliyorlar. Hisse senedi, döviz, faiz denklemi içerisinde yatırımlar arasındaki geçişkenlik takip edildiğinde gelişmekte olan ülkelerin çok fazla maliyetlere katlanarak yatırımcıları çekmeye çalıştıkları gözleniyor. Bunun en büyük nedeni uluslararası para döngüsü içerisinde gelişmekte olan ülkelerin yatırımcılara daha az güven vermesi. Yabancı fonlar neticede kazanma odaklı işlemde bulunuyor. Böyle olunca da kredi notu düşük ve risk primi yüksek ülkelere daha ziyade kısa vadeli girişler olmakta. Bu tür işlemler ise piyasalardaki dalgalanmaların artmasına yol açıyor.

Satış daha fazla

Yılbaşından bu yana yabancı işlemleri takip edildiğinde alım yönlü işlemlerin ağırlık bulduğu aylardaki toplam alımların 1 milyar 73 milyon dolar olduğu gözleniyor. Satım ağırlıklı aylardaki toplam satışlar ise 1 milyar 524 milyon doları buldu. Neticede toplam bazda yıl içinde satışlar daha fazla. Türkiye’nin yatırım yapılabilir ülke notu yok ve kredi risk primi 373 seviyesinde bulunuyor.

Dolar kurunun seyri

Dolar/TL, merkez bankalarının faiz indirimleri, küresel bazda devam eden ticaret savaşlarının yarattığı kaygılarla 5.68 seviyelerinde bulunuyor. Türkiye’de DTH’lar en yüksek seviyede ve döviz talebi devam ediyor. Ancak buna rağmen dövizde hareket 5.70’in altında. Bunun nedeni yabancıların izlemede olması, yerlilerin de alabilecekleri kadar döviz almış olmaları. Giderek hareket alanının kısıtlandığı bir döneme giriyoruz. Bireysel yatırımcılar ve şirketler; faizlerdeki indirim sürecinin önümüzdeki ay da devam edeceği düşünüldüğünde döviz pozisyonlarını azaltma eğilimine girmeyeceklerdir. Bu dönemde dolar kurunda 5.62-5.50 seviyelerine gerilemeleri alım fırsatı olarak değerlendirilecektir.  

Euro/dolar paritesinde uzun vadeli pozisyon

Euro/dolar mayıs 2017’den bu yana en düşük seviyelerde bulunuyor. Euro/dolar paritesi haftayı 1.1077 seviyesinden tamamladı. Teknik olarak 1.12 seviyesinin aşılması 1.20’ye doğru yükselişin kapılarını açacaktır. Uzun vadeli bir hareket için 1.12 seviyesinin kırıldığı görülmeli.

Döviz hesapları zirvede

TCMB’nin haftalık açıkladığı Para ve Banka İstatistikleri Raporu’na göre yurtiçi yerleşiklerin döviz tevdiat hesapları (DTH) 6 Eylül ile biten haftada 189.9 milyar dolar ile tüm zamanların rekorun kırdı. DTH’ın 117.7 milyar doları gerçek kişilerde, 72.2 milyar doları tüzel kişilerde bulunuyor. Halkın dövizdeki her gerilemeyi alım fırsatı olarak gördüğü gözleniyor. Türk Lirası faiz oranlarındaki gerilemeye bağlı olarak döviz tevdiat hesaplarındaki yüksek seyrin süreceği hatta artacağı görülebilir.

Borsa kritik eşikte

Borsada BIST 100 Endeksi 103.072 seviyesinde bulunuyor. Endeks 100 bin seviyesinin üzerinde tutunmayı başararak ilk hamlesini 103.500’e doğru gerçekleştirdi. Bundan sonraki hedef 105 bin. Asıl direnç de bu seviyelerde. 105 binin üzerindeki hacimli bir hareket ciddi yükselişleri beraberinde getirebilir. Borsada kısa vadede 99.500 stoploss olmak üzere pozisyonların korunabileceği görülüyor.

Yabancılar hisselerde çok seçici

Merkez’de 2 toplantı var

Merkez Bankası, geçen hafta Para Politikası Kurulu toplantısında 325 baz puan daha faiz indirerek politika faizini yüzde 19.75 seviyesinden yüzde 16.50’ye çekti. Merkez son iki toplantıda politika faizi 750 baz puan indirdi. 24 Ekim ve 12 Aralık’ta birer toplantı daha yapacak. Eylül ve ekim ayı enflasyonlarında baz etkisi nedeniyle tek haneli rakamları görebileceğimiz düşünülürse dozajı düşse de faiz indiriminin devamı gelebilir.

Enflasyonda baz etkisi önemli

Burada önemli olan baz etkisi ile gelen enflasyon düşüşü ve buna bağlı gerçekleştirilen faiz düşüşleri sonrasındaki durum. Zira baz etki ortadan kalktığında enflasyon rakamlarında yeniden yükselme eğilimi öne çıktığında faizlerin nasıl bir seyir izleyeceği önemli. Hem sermaye yatırımları hem de doğrudan yatırımlar açısından en önemli gösterge fiyat istikrarı ve öngörülebilirlik. Türkiye’de fiyatlar öngörülebilir olmadıkça dalgalanma eğilimleri de devam edecektir.

18 Eylül FED toplantısı önemli

Geçtiğimiz hafta TCMB ve ECB’nin toplantıları izlenirken bu hafta gözler FED’de olacak. FED FOMC toplantısı 18 Eylül’de gerçekleşecek. FED’in politika faizini yüzde 2.00-2.25 bandından yüzde 1.75-2.00 bandına çekmesi yani 25 baz puanlık bir indirim gerçekleştirmesi bekleniyor.