‘CHP ‘Sol’a umut vermiyor’

Eklenme Tarihi04.02.2013 - 0:19-Güncellenme Tarihi04.02.2013 - 0:19

Prof. Dr. Mete Tunçay, CHP’nin ‘Atatürk kültü’ altında kaldığını savunarak, ulusalcılığın sosyal demokrasi ile bağdaşmayacağını söylüyor. CHP’nin solu tatmin edemeyeceğini ifade eden Tunçay, “AKP’nin üç seçimdir üst üste başarı kazanması, Türkiye’de demokrasi için iyi değil diye düşünüyorum” diyor

“Türkiye’de Sol Akımlar” ve “Türkiye Cumhuriyeti’nde Tek Parti Yönetiminin Kurulması” gibi kitaplarıyla Türkiye’nin yakın tarihine ve siyasal düşüncenin seyrine en vakıf isimlerden biri Prof. Dr. Mete Tunçay.
Tunçay, Birgül Ayman Güler’in “Türk ulusu ile Kürt milliyetini eşit gördüremezsiniz” sözleriyle başlayan ve CHP içindeki görüş ayrılıklarının altını net bir biçimde çizen tartışmayı tarihsel perspektiften bakarak değerlendirdi. 

* Birgül Ayman Güler’in sözleri, CHP’de iki farklı kanadın altını çizdi. Biri ulusalcılar. Sizce CHP’nin çekirdeği, ulusalcı olarak tanımlanan bu grup mu?
CHP’nin üstünde bir Atatürk kültü sorunu var. Gerçi yalnız CHP’nin üstünde değil, çok yaygın. Dikkat edersen AKP CHP’ye saldırıyor; ama İsmet Paşa ile sınırlıyor. Atatürk’e dil uzatmıyor. Henüz o külte başkaldıracak kadar cesur değiller.

* Nedir bu Atatürk kültü?
Bir tarihte, Jivkov zamanında Bulgaristan’a gittim. Duvarda bir yazı gördüm, anlamını mihmandara sordum. “Dimitrov , Bulgaristan’ın yetiştirdiği büyük adamlardan biridir ” yazıyormuş. Biz olsak  “En büyük Dimitrov” yazarız. Mihmandar olmaz dedi, “Dimitrov en büyükse , Jivkov eşeğin biri mi?” Bu bana çok aydınlatıcı geldi. İsmet Paşa ilk günlerine , “Cumhurbaşkanı oldum, paraya pula resmimi basarım” diye başlıyor. O zaman da birtakım insanlar “Atatürk büyüktü” diyorlar. “Atatürk büyüktü” demek, “İsmet Paşa büyük değil” anlamında kullanılıyor. Bir süre sonra halk partisi de uyanıyor,  “Tabii büyüktü, bizim partimizi o kurdu” diye bir açık artırmaya girişiyor.  


Arkadaşımız Zeynep Miraç, Prof. Dr. Mete Tunçay’la CHP’yi,
ulusalcı kanadı ve sosyal demokrasiyi konuştu.


‘Bayar sıkı Atatürkçü’ydü’

* Tek bir cümle çığ gibi büyüyüp buraya mı geldi?
Tabii başka şeyler de oldu. Mesela Demokrat Parti’nin Atatürk inkılaplarına ihanet ettiği söylendi. Zinhar yalan! Celal Bayar Halk Partisi’ndeki herkesten daha Atatürkçüydü, her şeyini ona borçlu. Menderes daha libero bir adamdı. Ama Celal Bayar çok sıkı Atatürkçüydü, sonuna kadar öyle kaldı. 

* CHP’de bu ve benzeri tartışmalar olurken, diğer partiler CHP’yi hep tek parti dönemi CHP’sinin icraatlarıyla eleştiriyor. Ama herkes aynı paltonun altından çıkmadı mı? Siyasetteki tüm aktörler de o tek parti CHP’sinin varisi değil mi?


Tabii hepsi onun içinden çıktı. Hatta bunu İttihat Terakki’ye kadar geriletmek de mümkün. Doğrudan varis tabii ki CHP. Atatürk döneminde ezanın Türkçeleştirilmesine karşı sessiz bir muhalefet oluştu ve sonunda bir muhalefet birikti. Demokrasiye geçilirken Halk Partisi’nin kendisi de bu laikçi tutumdan vazgeçmek zorunda kaldı. Bir taraftan da komünizme karşı dinin koruyucu olacağı teşvik edildi. 

* Sizce ulusalcı sözcüğü, CHP içinde sizin deyişinizle Atatürk kültü altında yaşayan kanadı anlatmak için doğru bir sözcük mü?
Doğru ama yetersiz. Ulusalcı, hep pozitif gibi düşünülüyor. Kemalist milliyetçilik sözde ırkçılıktan arınmış şekilde tanımlanıyor ama bu lafta kalıyor. Tek parti döneminde dediğini zorbalıkla yaptırdı, demokratik koşullar içinde de git gide güçten düştü. Bunlara ulusalcı muhafazakarlar demek daha doğru. CHP, Ecevit’ten beri sosyal demokrasiye yaklaşma çabasında . Ama sosyal demokrasi bir kere demokratik olmak zorunda. Bunlar demokrat değiller. 

* Bunu külliyen CHP için mi söylüyorsunuz, yoksa parti içindeki bir grup için mi?
İçlerinde senin ulusalcı diye tanımladığın insanlar demokrat değiller.

‘Kültün zorlayıcıları’

* Sizin ulusalcı muhafazakar dedikleriniz...

Belki muhafazakar lafını da kullanmamak lazım, belki mürteci demek lazım. Bunlar, o başta söylediğim Atatürk kültünün zorlayıcıları.

* Kemal Kılıçdaroğlu bir süre önce şöyle bir açıklama yaptı: “Bizim altı okumuzdan biri milliyetçilik, Türkçesi de ulusalcılık. Ulusalcıyız aynı zamanda da sosyal demokratız”.
Altı ok arasında sosyal demokrasi yok.

* Benim sorum başka: Aynı anda hem ulusalcı hem sosyal demokrat olunur mu?
Olunmaması lazım. O altı oktan biri de devletçilik. Oysa Halk Partisi artık devletçi değil. Günümüzde hiç kimse devletçi değil. Hiç kimse inkılapçı değil. Mevcudu koruma dışında yeni inkılaplar yapılsın diyen var mı? Yok. Sosyal demokrasiye gelince... Mustafa Kemal’in kafasında da ancak taktik olarak demokratik olmak vardı. 

‘20 kişiyi ihraçla olmaz’

* CHP içinde bir ulusalcı kanat var, bir de diğer kanat. Ki onlar için tanımlamalar muhtelif. Yenilikçi diyen var, özgürlükçü sol diyen var, sosyal demokrat diyen var. Sizce hangisi?


Çok homojen olduğunu düşünmüyorum onların. Umalım ki sosyal demokratlar çoğunluktadır. Ama onlar kendilerinin egemen olacağı yapıyı bir türlü getiremiyorlar, hep bir kanat olarak kalıyorlar. CHP deyince hakim olan grup, ilk grup. Kılıçdaroğlu’nun partiden 20 kişiyi ihraç etmesiyle CHP sosyal demokrat bir homojenliğe kavuşur diyemiyorum. 

* CHP değişebilir mi?

Kaç kere değiştiği söylendi. Ama değişirse CHP olmaktan çıkar. 

* Ecevit ortanın solu deyip iktidar olabilmişti. CHP sizce solu sahiplenebilir mi?
Bu kadroyla sahiplenmemesi daha doğru olur. 

* Bugünkü CHP’den sol siyaset umamaz mıyız?
Allah’tan ümit kesilmez. Ama pek gerçekçi değil. Kılıçdaroğlu dürüst biri. Ama dürüstlük siyasette bir anlam ifade etmiyor. Bülent Ecevit’te, zamanında eleştirdiğim bir şey vardı. Her siyasetçi yalan söyler. Ama Bülent Bey kendi söylediği yalana inanıyordu. 


Prof. Dr. Mete Tunçay, çalışma odasında sayısız kitap arasında sorularımızı yanıtladı. Tunçay, CHP’nin yapısındaki ulusalcılığın sosyal demokrasi ile birlikte yürümeyeceği görüşünde olduğunu belirtti. Fotoğraflar: ERCAN ARSLAN

‘İdeoloji ortaya koymuyor’

* Benzetiyor musunuz Ecevit’le Kılıçdaroğlu’nu?

Şartlar bir hayli değişti.  Kılıçdaroğlu’nun siyasi görüşleriyle ilgili pek bir fikrim yok. Çünkü tek yaptığı, Tayyip Erdoğan’ın söylediklerinin olumsuzlanması. Sadece o doğru değil, bu doğru değil diyor. Kendisi bir ideoloji ortaya koymuyor.

* Ana muhalefetin iç tartışmalarının Türkiye üzerinde bıraktığı bir iz var mı?
AKP’nin üç seçimdir üst üste başarı kazanması, Türkiye’de demokrasi için iyi değil diye düşünüyorum. Bir alternatif çıkmalı. Ama o alternatifin Halk Partisi’nden çıkabileceğine dair ümidim yok. Ana muhalefet eksikliği Türkiye’de demokrasiye zarar veriyor.

‘Demirel’e yaramasın diye CHP’ye çok oy verdim’

* Hiç CHP’ye oy verdiniz mi?
İşin komik tarafı ben hayatımda Halk Partisi’ne çok oy verdim. Çünkü yanlış bir hesap yapıyordum. TİP’e oy vermek Süleyman Demirel’e yarayacak diye, onu dengelemek için kaç seçimde  CHP’ye oy verdim. Sonunda vazgeçtim, kendi fikirlerime yakın bulduğum bir partiye oy vermenin daha doğru olacağına hükmettim. 

* CHP’ye verdiğiniz oyları helal ettiniz mi?
Ne olacak, helal olsun. Ama iyi bir şeye kullanmadılar. 

‘Hariciyecilerin CHP’de bir yerlere gelmeleri rastlantı değil’

CHP’nin bir özelliği, birçok bakımdan devletle özdeşleşmiş olması. Onur Öymen’in hariciyeci olması tesadüf değil. Derin devlet hariciyecilikte. Benim de Siyasal Bilgiler Fakültesi’ne okumaya gittiğimde hariciyeci olmak gibi bir hayalim vardı. Ama daha 1. sınıfta fark ettim ki, Dışişleri çalışanı olmak üniformasız asker olmak gibi bir şey. Bir rastlantı değil oradaki adamların sonra CHP’de bir yerlere gelmeleri.

‘Ülkeyi müminlerin de, laikçilerin de yönetmesini istemem’

* Gündemdeki ve benzeri tartışmalarda CHP’ye aşırı yüklenildiğini, zaman zaman haksızlık edildiğini düşünüyor musunuz?
CHP’ye yüklenilmesinden rahatsızım; çünkü bu AKP’ye kredi açılması demek oluyor. AKP öncelikle bir müminler partisi ve bunu giderek daha fazla ortaya koyuyor. Ben ülkeyi müminlerin de, laikçilerin de yönetmesini istemem. İçinde yaşadığım toplumu ben seçmedim. Belki sorsalar Norveç’te ya da İzlanda’da doğmayı, o toplumun bir üyesi olmayı seçerdim. Ancak ben yine de solda ayrı bir noktada duruyorum, Müslümanlarla konuşmak gerektiğine inanıyorum. Fethullah  Hoca’nın teşkilatlarıyla ilişkilerim oldu. Abant Platformu’nda çalıştım. Ama her keresinde dedim ki, ben kendime Müslüman süsü vermiyorum, ben agnostiğim. Din iman konuları bir yana, kaygısını çektiğimiz birçok sosyal sorunda benzer şeyler düşünüyoruz. 

* Nasıl benzerlikler?
Kürt sorununu onlarla konuşmak daha rahat, Onur Öymen’in “Atatürk Dersim’i ezerken acıdı mı” zihniyetinden daha farklı. Belki onlar da Kürt sorununun din kardeşliği üzerinden çözüleceği hayalini sürdürüyorlar ama, daha insani bir noktada duruyorlar.

‘20. yüzyılın ikinci yarısının sorumlusu Ecevit’tir’

* Kılıçdaroğlu’nun CHP’nin başına geldiğinden beri bir değişim iddiası var. Siz nasıl görüyorsunuz bugünkü CHP’yi?
Ben Halk Partisi’nin İnönü’den sonra çok göğsünü gere gere dayanacağı bir şerefli geçmişi olduğunu kabul etmiyorum. Hele hele son zamanda Deniz Baykal’ın şaibeli bir şekilde başkanlıktan uzaklaştırılması, bir komplo yapılması ve bunun üzerine yeni bir iktidar gelmesi, doğrudan doğruya Kılıçdaroğlu’nun günahı olmayabilir ama hoş bir durum değil. Kılıçdaroğlu için çok kötü bir başlangıç oldu.

* İnönü’den sonra şerefli bir geçmiş yok derken kast ettiğiniz nedir?
Halk Partisi’nin tarihinde en şerefli olay, 14 Mayıs 1950’de özgür seçimlerle iktidarı devretmektir. Huntington diyor ki; bir ülkede demokrasi olduğuna hükmetmek için, seçimle iktidara gelmek değil seçimle iktidardan gitmek daha önemlidir. Ama demokrasi olması için bunun üstü üste iki kere olması lazım. Biz o ikinciyi tutturamadık. Yine de 14 Mayıs 1950’de İsmet Paşa’nın tek parti iktidarını ortadan kaldırması çok önemli. Başka önemli olay da 1970’lerin başında onun kongrede Bülent Ecevit’e yenilerek başkanlıktan düşmesi. Hatta partiden de istifa etmişti. 

* Ecevit, İnönü’nün ardından partiyi seçimlerde liderliğe taşıdı. Hakkını yemiyor musunuz?
Bunları konuşmak için erken mi bilmem; ama ben Bülent Ecevit’in gelecekte yeniden değerlendirileceğini düşünüyorum. Bu Kıbrıs dolayısıyla Bülent Ecevit’e fazla kredi açıldı. Muhtemelen ileride Türkiye’nin 20. yüzyılın ikinci yarısında çektiği sıkıntıların nedeni olarak onun yanlış kararları gösterilecektir. 

 

Yazarın Diğer Yazıları
EtiketlerAbant