23.05.2019 - 07:50 | Son Güncelleme: 23.05.2019-7:50 A-A+
berna.lacin@milliyet.com.tr
TÜM YAZILARI

Yeni açıklanan eğitim sistemi...



Ne demişti Uğur Mumcu: “Bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olma”. Akl-ı selim olmayı seven herkese de bu sözü sıkça tekrar etmelerini tavsiye ederim. Nitekim, Milli Eğiirm Bakanı Ziya Selçuk, planlanan yeni eğitim sistemini anlattığında oluşan, ‘matematik dersi seçmeli oldu’ infiali karşısında, “Bir bekleyin, tam olarak öyle söylenmedi, bir inceleyelim, eksikleri, açıkları belirleyip öyle itiraz edelim” çağrısı yapmam, bundandı. Elbette fevri çıkışlarından ötürü de kimseye kızmak mümkün değil; ülkemiz insanı, eğitim zaafiyetinden o kadar muzdarip ki, artık toleransı kalmadı. Kaldı ki bu yeni açıklanan sistemde de akla yine çok soru takıldı. Ben yıllardır, sürekli değişen eğitim ve sınav modülleriyle ilgili onlarca yazı yazdım. Dünya genelinde eğitimi takip eden biri olarak, bu sefer yine Bakan’ın açıklamalarını detaylıca değerlendirip, her şeyden evvel bir lise öğrencisi annesi olarak aklıma takılan soruları, beğendiğim ve endişe duyduğum noktaları sıraladım. Buyrun hem yanlış anlaşılan noktaları hem de sorunları birlikte düşünelim. Unutmayın, bizim büyük çaresizliğimiz ülkemizin eğitimdeki geriliği.... Bu noktada tuttuğumuz tek taraf olmalı, o da gençlerin geleceği...
Önce infial yaratan matematik dersinden başlayalım. “Matematik seçmeli” deyince, eğitimle çok da iç içe olmayanlar tarafından biraz da mesele yanlış anlaşıldı. İlk andan itibaren sosyal medyada anlatmaya çalıştığımı bir kez de burda dile getireyim: Matematik ders olarak seçmeli değil; seviyeleri seçmeli. Yani bir öğrenci, temel matematikle de yetinebilir, ileri matematik de seçebilir, bu liseden sonraki kariyer planına göre kişinin kendi kararına bırakılıyor yeni sistemde. Sosyal medyadaki infialden sonra Bakan da “Öğrenci matematik görmeden bir üst sınıfa geçemez” şeklinde bir açıklama getirdi. Elbette bu açıklamada küçük bir dil oyunu da yok değil. Zira lise son sınıfta hiç matematik ya da fen grubu ders seçmemek mümkün. Bakan “Bir üst sınıfa geçemez” diyerek bu noktayı savuşturmuş, malumunuz lise sondan bir üst sınıf yok. Yani her iki tarafın da haklı ve haksız isyanı var. Lise sonda matematik de fen de seçmeli ve baktığınızda bu bile itiraz için yeterli çünkü bu seçenek gençlerin bir kısmının seviyesini çok düşürecek. Sakın bana “Sanat okumak isteyenler için...” filan demeyin, sanatın ana damarı matematiksel kavrayışdır. Nota dediğiniz kavram bile sayısaldır. Tiyatro rejisinin de ritminin de kurgunun da, yazının da matematikle doğrudan bağı vardır. İyi bir sanatçı, matematik algısı yüksek olandır.
Bakan Selçuk’un sunduğu yeni sisteme baktığımızda, kağıt üzerinde Amerika modeline yakın duruyor. Ama ‘hayaller ve hayatlar’ konusu bu noktada devreye giriyor. Zenginleştirilmiş seçmeli derslerle, gençlerin kişisel üniversite planlarına göre modüler bir program kurmasına olanak tanıyor. Ama... 
a- Binde birlik puanlarla girilen, ülkenin en ünlü ilk 10 anadolu lisesinde bile derslerin boş geçtiği, İstanbul’da, temel dersler için bile hoca sıkıntısı yaşandığı günümüzde, yapay zeka, enerji sistemleri, malzeme bilimi, uygulamalı hukuk, akıllı şehirler, veri analiz ve optimizasyon gibi derslerin hem de bir sene sonra hayata geçmesini beklemek biraz hayalcilik değil mi?
b-Fikir güzel ama sağlam bir alt yapı gerektirmez mi? Önce ülkedeki eğitimin temelini düzeltmekle işe başlamak gerekmez mi?
c- Öğretmenlere bir sene eğitim vererek, halihazırda işlemeyen düzene yapılan bu eklemeler, ülke genelinde adil bir şekilde uygulanabilecek mi? Muş’un Ağrı’nın, Kars’ın  ilçelerinde, bir sene içinde yapay zeka labaratuvarı kurulabilecek mi? Tüm Anadolu’ya eksiksiz hukuk hocası, optimizasyon uzmanı yetiştirilebilecek mi? Eğer bunlar sağlanamazsa, halihazırdaki adaletsiz eğitim yaramız derinleşmeyecek mi?
d- En önemlisi bu sistemi gençlere doğru uygulatabilecek eğitim danışmanları ... Hayal de olsa bir an için planlanan tüm yeni dersler için eğitmen yetiştirildiğini varsayalım. 10 ve 11’inci sınıflar için seçim yapılacağı dikkate alınırsa, yaklaşık 5 milyon öğrenci için kariyer danışmanı, ülkemizdeki 10 binden fazla lisede hizmet verebilecek mi? 
e- Bu sistem adil ve eksiksiz uygulanırsa güzel olmaz mı, olur tabii... Ama MEB’deki hesap, memleket gerçeğine uymazsa, sistem özel okullarla kısıtlı olursa, bu gençlere yazık olmaz mı! Kariyere yönelik ders seçme sistemini ülkemizde uygulayan okul var mesela, Robert Kolej. Yıllık ücreti 100 bin TL. Bilmem anlatabildim mi acaba?


 
Etiketler
©Copyright 2015 Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları gazete ve haber kaynaklarına aittir, haberleri kopyalamayınız.