EgeRSS
26 Şubat 2010 - 22:39

Yeni normal

Reşat Kutucular Gökkuşağıege@mil­li­yet.com.tr Tüm Yazıları »

HERKES makulün sesini arıyor bu ara. Makulü bulmaktan söz ediyor. İşler çığrından çıktı çıkacak çünkü. Tamam ama makul, ne zamandır çekingen, itilmiş kakılmış. Çoğu zaman istese de sesini duyuramamış. “Hadi şimdi ayağa kalkıp sesini yükseltiver” demekle olmuyor. Makul el üstünde tutulmuş, benimsenmiş olsa sürekli aranmak zorunda kalınmayacak zaten.
Herkes akılcı olalım diyor. Ne güzel. Akıl tutulmasından kurtulmanın yolu akla tutunmak ne de olsa. Tamam da akıl, yıllardır ihmal edilmiş. Hatta pratikte aşağılanmış. Hep birilerinin işine gelmiş aklın gölgede kalması. Şimdi hadi bakalım deyince pat diye her yanı aydınlatmıyor akıl. İşine geldiğinde çağır, gelmediğinde salla, akıl kaldırmıyor bu fırsatçılığı.
Milli iletişim alanımız televizyonlara bakın. İlgi gören programlar belli. Bu yıllardır böyle. Makul ve akılcı olan “sıkıcı” olduğu için, mümkün olduğunca az makul ve az akılcı olan “eğlenceli şeyler” izleniyor. En popüler diziler en az makul olanlar! Habercilikte bile “komplo teorisi haberciliği” düzeyine yükselmiş kanallarımız var artık!
Gazetelere geçin. Haberi nasıl göreceğiniz kim olduğunuza bağlı! Yeni birşey değil belki ama hiç bu raddeye varmamıştı. Bir gazetede bir Türkiye, diğerinde başka bir Türkiye. Toplumdaki kutuplaşmanın en çıldırmış, en çirkin hali. Beteri, bu çıldırmışlığın çok seslilik falan diye kutsanması!
Siyasete dönün. Son haftalardaki “diklenmeler” makul mü? Ama bu “gerginlik” siyasetin normali değil mi zaten uzun yıllardır? Siyasette en yumuşak hava seçimin hemen ertesi günü oluyor galiba. Herkes taze olarak boyunun ölçüsünü almışken!
Şimdi seçim ihtimali güçlenmeye başlar ve demeçler, el hareketleri, kürsüye yürümeler daha da keskinleşir. Bu arada herkesin şikayetçi olduğu Siyasi Partiler Kanunu konusunda kulak üzerine yatmaya devam!
Ekonomiye bakın. Makul olmayan vergilendirme düzeninden yıllardır şikayet ederiz. Vergi reformu toprak reformu gibi bir efsane olmuştur! Yaşadığımız krizler sonucu kendimize özgü bir makul geliştirip durumu idare etmeyi sevdik. Kayıt dışı ekonomiye göz yumarken akıllı davrandığımız düşünüyoruz belki de.
En son, bu kapitalizmin gelmiş geçmiş en derin krizini yönetme biçimimiz de çok akılcı! On yıllar sürebilecek derinlikteki küresel bir dengesizliği, borsamızın ve kurların günlük seyri üzerinden okumaya çalışmak gerçekten dehşet verici. Hele hele sırtımızı bu krizde resmen çuvallamış olan not verme kuruluşlarına dayamamız ayrıca cince!
Hukuka gelelim. Tablo ortada. Suçsuzluğu ispat edilene kadar herkes suçludur! Teoride olmasa bile pratikte böyle. İspat süresi üç beş celse, yani iki üç yıl alabilir. Kader! Nice cinayetin faili dışarıda dolaşırken Aylin Duruoğlu cezaevinde on ay geçirdiyse söylenecek bir şey olabilir mi? Bu ülkede nice Aylin Duruoğlu vakası yaşandığını da biliyoruz ayrıca.
Böyle bir tabloya sahip bir ülke kolayca silkinip makule geçemez elbet. Aslında üst üste yaşanan bu akıldışılıklar sonucu geliniyor cinnet noktasına. Muhtelif alanlardaki akıldışılıklar içten içe hepimizin altını oyuyor. Makule varılabilmesi için top yekun bir anlayış ve uygulama değişikliği gerekiyor. Uzun soluklu bir süreç bu. Ama böyle bir kararlılığın beyanı bile ilk anda bir parça rahatlama getirebilir.
Her çalkantıdan bir “yeni normal” çıkar. Umarız bu kargaşadan sonra varacağımız “yeni normal” akıla ve makule daha yakın bir noktada olur.

Reklamlar & Kişisel Ürünler
Yazarlarda Ara
Bul
Hangisi tropikal bir meyve değildir?
Markapon
©Copyright 2010