Cumartesi
17.06.2017 - 02:30 | Son Güncelleme: 17.06.2017-2:30

Yeni probiyotiğimiz köpekler mi?

Son çalışmalara göre erken yaşta köpeklerle bir arada bulunmak daha fazla mikroorganizmayla tanışma sağlayarak bazı hastalıklara karşı risk faktörünü düşürüyor

Sitene Ekle

ÖZGE TABAK

Geçtiğimiz hafta New York Times’ta yayımlanan “Evcil hayvanlar yeni pröbiyotikler mi?” başlıklı yazı yankı uyandırdı. Richard Schiffman imzalı haberde evcil hayvanlarla, özellikle köpeklerle birlikte yaşamanın insan sağlığına faydalı etkisi konu edildi. Haberde ayrıca kapalı alan mikrobiyomlarına; yani evimizi, ofisimizi paylaştığımız milyonlarca bakteri, virüs ve mantara karşı bilim dünyasının artan ilgisinden söz ediliyor. Ebeveynler ve evcil hayvan sahipleri tarafından ilgi gören haberde “Bu mikroorganizmaların hepsi bizim için zararlı değil. Hatta kapalı alanlarda daha fazla çeşitte mikroorganizmaya maruz kalmak çeşitli hastalıklarla savaşa yardım ederek bizim için sağlıklı olabilir” deniyor.

Sağlığımız için fazla mı hijyeniğiz?

Toplumda şu an olabildiğince steril ortamlarda bulunma; evimizden, iş yerimizden bakterileri olabildiğince uzak tutmaya yönelik büyük bir çaba var. Yazıda da “Acaba kendi iyiliğimiz için olmamız gerekenden fazla mı temiz, hijyenik olduk?” sorusuna yanıt veriliyor: “Bağışıklık sistemimizin gelişiminde ihtiyacı olan mikroorganizmaları da süpürüyor, siliyor, dezenfekte ediyor olabiliriz.” Yazının bu noktasında devreye köpekler giriyor. Bulunulan ortamdaki bakteri çeşitliliğini köpekler kedilere oranla daha fazla artırıyor. Kediler üzerine araştırmalar da yeterli olmadığı için köpekleri konu alan çalışmalar paylaşıyor: “Evcil hayvanlar ve insan sağlığı üzerine yapılan en yeni araştırmalar doğru ise köpek kaynaklı mikroplar sağlığımız için faydalı olabilir. Epidemolojik çalışmalar köpeklerin olduğu evlerde büyüyen çocukların astım, alerji gibi otoimmün sistemi rahatsızlıkları geliştirme risklerinin daha düşük olduğunu gösteriyor. Bunun sebebi köpeklerin eve getirdiği mikroorganizma çeşitliliği olabilir” bilgisi veriliyor. “Hijyen hipotezine göre de özellikle bebek ve çocukların yaptığı gibi, zamanının yüzde 90’ından fazlasını fazla steril kapalı ortamlarda geçirmek ileriki yıllarda vücudumuzun zararsız maddelere de aşırı tepki vermesine, bizi hasta etmesine yol açıyor” diye de ekleniyor.

Hayatın ilk aylarında hayvansal mikroorganizmalarla tanışmanın çocuğun bağışıklık sistemini etkileyeceği, gelecek yıllarda aşırı hassas olmamasına katkısı olacağı yönünde doktor görüşlerine yer verilen yazıda kedi ve köpek kaynaklı mikropların hepsinin faydalı olmadığını da belirtiyor. Yine de evcil hayvan sahipliğinin faydalarının risklerinden fazlaca olduğunun altı çiziliyor.
Son olarak henüz başlangıç aşamasında olan araştırmalara göre hayvanların getirdiği bakterilerin bağırsak mikrobiyomu üzerine ruh halimizi etkileyen bir etkisi olabileceği belirtiliyor. Bir canlıyla, hayvan dostumuzla bir arada yaşamanın halihazırdaki Antidepresan etkisine bu etkinin de eklenebileceği söyleniyor.

“Tedbir de alınmalı”

Prof. Dr. Hilal Mocan

Evcil hayvanların ev halkını daha mutlu ettiği gözlemlenmişti. Bağırsaklarımızdaki probiyotikler arttığı zaman daha çok mutluluk hormonu salgılıyoruz. “Acaba evcil hayvanlar bağırsaklardaki pröbiyotikleri artırdığı için mi daha mutlu oluyoruz?” sorusu konu edilmiş çalışmalarda. Çalışmalara katılıyorum. Pröbiyotiği artırıyor olabilir, ayrıca çocuğu mutlu ediyor. Fakat salmonella, parazit kistleri gibi riskler de var. Özellikle ilk 6 ayda dikkatli olmalı, tedbirler alınmalı diye düşünüyorum.

“El yıkamak yeterli”

Dr. Gülay Karadeniz

Hayvanlardan, sokakta oynamaktan, kirden uzak tutulan, adeta fanusta yaşayan çocuklar okulda diğer çocuklarla temasa geçtiklerinde bağışıklık sistemleri daha önce hiç antrenman yapmadığı için çok sık hastalanıyor. Çağımızın hastalığı alerji giderek daha yüksek oranlara tırmanıyor. Aşırı hijyen kaygısıyla el dezenfektanları, vakumlu elektrik süpürgeleri, çamaşır suları vb. ile etrafımızda bize faydası olan ve bağışıklık sistemimizi güçlendirecek “dost” bakterileri de yok ediyoruz. Ev hayvanlarımız  sayesinde erken yaşlarda çeşitli mikroorganizmalarla tanışmak organizmanın bağışıklığını olgunlaştırıyor, toleransını artırıyor. Ben de köpek besliyorum. Hayvanların çocuğun en iyi arkadaşı olduğuna inanıyorum. Evde hayvan varlığı ekstra “derin” temizlik gerektirmiyor. Hayvanımızın aşıları ve veteriner bakımı tamsa sadece el yıkamak yeterli bir önlem.

 

 


©Copyright 2017 Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları gazete ve haber kaynaklarına aittir, haberleri kopyalamayınız.