Yeni yılda yenilenmek, yeni kararlar, hedefler belirlemek, sonrada bu hedeflerin çoğunu ilk ayda rafa kaldırmak, her yıl yaşadığımız bir karmaşadır aslında.

Hangimiz 1 Ocak’da diyete başlamadık, hangimiz sigarayı bırakmadık, hele o spora başlama fikrimiz yok mu! Hani  genelde spor merkezinin parasını yıllık ödedikten sonda 4 - 5 defa gidip bir daha gitmememizle sonuçlanan. Acaba bu plaları yaparken  kendi hayatımızı biraz daha gerçekçi analiz ederek planlar yapsak nasıl olur? 

 

Çalışan annelerin sorunu zamansızlık

Çalışan annelerin genel sorunudur zamansızlık, yetişememek. İş hayatı zaten yorucu hafta içi vakit yetmiyor diyorsanız hafta sonu 1 saati kendinize ayırmayı deneyebilirsiniz.  Havacılıkta bir kural vardır; "oksijen maskeleri düştüğünde ilk önce kendinizinkini , sonra çocuğunuzunkini takın" denir. Çünkü siz biliçli ve sağlıklı kalamazsanız çocuğunuza yardım edemezsiniz. Aynı kural genel hayatınız için de geçerli aslında.

 

Planınızı doğru ve gerçekçi yaparsanız uygulamak daha kolay oluyor

İşe, yapmak istediklerinizi kendi hayat rutininize göre planlamak, yapamayacağınız şeyleri hedeflememek ile başlayabilirsiniz.   Aynı şekilde çocuğunuzla bu yıl yapmak istediklerinizi de listeleyebilirsiniz. . Bunu yaparken öncelikle çocuğunuzun nelere ihtiyacı  olduğunu tespit ederek planlamaya başlamak daha doğru olacaktır. Çalışan anne olarak en çok ihtiyaç duyduğunuz konun, birlikte zaman geçirmek olduğunu düşünüyorsanız bu yönde rutin yapabileceğiniz  aktiviteler hayal edebilirsiniz. Süreniz kısıtlı olabilir ama hepimiz biliyoruz ki kıstlı da olsa bu süreyi dolu dolu yaşamak hiçbir şey yapmamaktan çok daha faydalı. Yeni tabiriyle; "Çocukla kaliteli zaman geçirmek" gerekiyor.

 

Çocuklarla neler yapabiliriz...

Çocuğunuzla yapacağınız planları yaşı uygunsa onunla birlikte de oluşturabilirsiniz. Yahut kendiniz hazırlıyorsanız, sizin için en kolay olanından başlayabilirsiniz. Mesela;

Onu daha çok dinlemek için vakit ayırmak iyi bir başlangıç olabilir. Her gün 30 dakika hiçbir işle uğraşmadan, çocuğunuzun gözlerinin içine bakarak, onunla sohbet edebilirsiniz,

 

Her hafta bir kitap okuyabilir ve  bu kitap bittiğinde kitapta anlatılanlar hakkında sohbet edebilirisiniz.

 

Haftada en az bir defa şehirde başka bir semte giderek orada yaşayan insanlar, esnaf, o semtin tarihi dokusu, sosyal etkinlikleri, doğası hakkında araştırma yapabilirsiniz. Yaşadığınız şehirde muhakkak tarihi dokular, özel yerler vardır.

 

Benim oğlumum tiyatro ve müziğe yeteneği var. Bu  etkinliklere daha fazla yer vereceğim. Siz kendi çocuğunuzun ilgi alanlarına göre bir aktivite yaratabilirsiniz. Tiyatroya, sinemaya gidemem diyorsanız buna da çözüm var. Oğlum küçükken seyrettiği filmdeki konuşmaları ezberlerdi aynı rolleri biz onunla evde kendimiz oynardık. Hiçbir şey yapamıyorsanız bu da olur. Yeter ki isteyin…

 

İstediği bir etkinlikte ona eşlik edebilirsiniz..Bu etkinlik bir aktivitede olabilir, oynadığı bir bilgisayar oyunu da. Bilgisayar oyunu dediğim için hemen suratınız buruşmasın. Eğer bizler eşlik edersek ve sürelerini belirlersek en azından konuyu kontrol altına almış oluruz. İlk oyunda, oyunu beğenmesek de eşlik etmek sonrakilerde yapıcı eleştrilerle farklı oyunlara yönlendirmek, “Hayır! Oynamayacaksın” demekten daha etkili olabilir. Bu arada "ben oyundan anlamam" demek yerine size oynanışını öğretmesini isteyebilirsiniz… Çocuklar genellikle büyüklere bir şeyler öğretmekten hoşlanırlar.

 

Kısacası çocuklarımız biz istesek de, istemesek de büyüyorlar. Bu sebeple 2017'de size çocuğunuzla doya doya yaşayacağınız bir yıl diliyorum. Doya doya yaşamak için hayatınızda bazı ufak tefek değişiklkler yapabilir ve uygulayabilirsiniz. 

Unutmayalım onların en değerli besini anne sütünden sonra ebeveynlerinin sevgisi ve ilgisi. 

 

Serap Torun / Gazeteci

 

Twitter: seraptorun73

Web  :  www.kidsgourmet.com.tr