Abbas Güçlü

Abbas Güçlü

aguclu@milliyet.com.tr

Tüm Yazıları

Acıların en büyüğünü yaşıyoruz.

Hem de kaçıncı kez.

Hainliği yapanlar sürekli değişse de bu alçakça saldırılar 50 yıldır adeta yaşamımızın bir parçası oldu.

Yaşımız yetmediği için bilmiyoruz ama muhtemeldir ki yüzlerce yıl öncesinde de vardı...

Yapanlara, destekleyenlere, seyirci kalanlara binlerce kez lanet olsun.

Ve artık önlensin.

Hem de en kısa zamanda.

Gün birlik, beraberlik ve kenetlenme günü.

Böylesi zor günlerde bir araya gelmeyeceğiz de ne zaman geleceğiz!..

Hain terör saldırıları tüm enerjimizi alıp götürüyor.

Haberin Devamı

Daha güzel yarınları konuşacakken, acılarla kavruluyoruz.

Terör şehitlerimize Allah’tan rahmet, yaralılara acil şifalar, yakınlarına ve ülkemize de sabır diliyoruz.

Listedeki isimlere baktıkça insanın içi burkuluyor.

Böylesi bir hainliği kim ve niye yapar?

Hiçbir amaç ve hedef böyle bir katliama gerekçe olamaz.

İnsanlık dışı bu kanlı eylemlere, ya yapanlar son vermeli ya de devlet bu konuda artık son noktayı koymalı!

Çünkü artık bu böyle gitmez. Gitmemeli de!..

PISA şov!

Günlerdir PISA ile yatıp PISA ile kalkıyoruz.

Meğerse eğitim konusunda ne kadar da çok duyarlıymışız!

Eteğimizdeki taşları dökmek için PISA sonuçlarını bekliyormuşuz!

Bir açıklandı, pir açıklandı. Üzerine konuşmayan kalmadı.

Bugün o çok konuşulan soruları yayımlıyoruz, eminim ki bu tartışmalar daha da uzayacaktır!..

PISA’da son 5’te değil de ilk 5’te olsaydık değişen ne olacaktı?

Sadece daha iyi yarış atı yetiştirmiş olurduk, hepsi o!

Milli Eğitim Bakanı Yılmaz, fen liselerimiz sıralamanın en tepesinde diye övünüyor.

Peki, onların aldıkları eğitim çok mu iyi?

Sadece seçilmiş çocuklar, hepsi o!

İşte bu yüzden, fırtınalar koparmak yerine, şapkayı önümüze koyup, nasıl bir değişim gerçekleştirmemiz gerekiyor onu düşünmeliyiz!..

Hafta sonu MEF Üniversitesi’nin ev sahipliğinde gerçekleşen “Eğitimde Değişim Konferansları”nda bu konular uzun uzadıya konuşuldu. Üzerinde mutabık kalınan ortak görüş, eğitim sistemimizin A’dan Z’ye değişmesi yönündeydi..

Önce bu konuda kararlı olmalıyız. Eğitim, sadece iktidarın ya da muhalefetin değil, hepimizin ortak sorunu. Bu yüzden, çözümü de hep birlikte düşünmeliyiz.

Haberin Devamı

En önemli ayrıntı ise, nasıl bir eğitim sistemi, nasıl bir gençlik, nasıl bir gelecek istiyoruz ona karar vermeliyiz.

Eğitim sistemimiz ruhunu kaybetti. Önce onu kazandırmakta yarar var. Daha sonra da bugünün çocuğunu, gencini nasıl yakalarız, nasıl geliştiririz onu tespit etmeliyiz.

Yeni dünyada, okulun da, öğretmenin de, velinin de rolleri çok değişecek. Peki, buna ne kadar hazırız ve bu rolleri kim belirleyecek, rejisör kim olacak?..

MEB ve YÖK bütçesi

MEB, YÖK ve üniversitelerin 2017 bütçeleri dün kabul edildi.

Hayırlı olsun.

Eğitime ayırılan pay giderek artıyor.

Bu sevindirici bir durum ama öğrenci sayısı ve yatırımlar da bir o kadar artıyor.

Yani yeni bütçeyle de eğitimde çağdaş hedeflere ulaşmamız çok zor.

Üstelik gelecek yıl için verilen üç önemli söz var.

İlki zorunlu okul öncesi eğitim, ikincisi tüm okullara yabancı dil hazırlık sınıfı, üçüncüsü de tam gün eğitim.

Birini bile gerçekleştirsek çok önemli ama hepsine birden soyunuldu.

Haberin Devamı

Bakalım bu yükün altından nasıl kalkacağız...

Özetin özeti: Hedefler, temenniler, kükreyişler elbette çok önemli ama ya sonrası? Almanların bir sözü var, sonuç iyi ise her şey iyidir diye. Biz de artık sonuç almak ve mutlu olmak istiyoruz!