Yazarlar
21.09.2014 - 02:30

Yeter artık sınavlarla oynamayın

Sitene Ekle

Üniversiteye giriş sistemi tümüyle değişecekmiş.
Niye?
Daha iyi bir sistem getirilecekmiş.
Tıpkı liselere giriş sistemi TEOG gibi!..
Eğer bu satırları ya da bu yöndeki haberleri, bu yıl TEOG’a giren bir veli ya da öğrenci okuyorsa, eminim ki bildiği tüm negatif sözcükleri sıralıyordur.
Öfkeyle söylenen sözlerin savunulacak bir tarafı elbette olmaz ama asıl önemli olan, onların niye bu kadar kızdığıdır...
TEOG’da olup bitenleri aylardır izliyoruz.
Veli ve öğrencilerle adeta kedinin fareyle oynadığı gibi oynanıyor.
Okullar çoktan açıldı ama kayıtlar hâlâ bitmedi.
Ne zaman biteceği de belli değil.
Sınav sistemine gelince, adil deseniz adil değil.
Güvenilir deseniz, hiç değil.
Hemen her testte yanlış sorular vardı, mazeret sınavı tam bir rezaletti, puanlar defalarca yeniden hesaplandı.
En vahimi de şişirilmiş okul notları ile sınavda kazanılan başarının, masa başında gasp edilmesiydi.
Kayıtların geldiği nokta da ortada!..
Ve, şimdi bu sistem, üniversiteye girişte de uygulanacakmış!..
Gelin de sinirlenmeyin, gelin de kızmayın, gelin de isyan etmeyin...

Değişse ne olacak ki?
Üniversiteye girişte asıl sorunun sınavlarda olmadığını ne zaman anlayacağız!
Bugüne kadar defalarca değişti de ne oldu?
Kaldı ki üniversiteye girmek artık hiç olmadığı kadar kolay.
Hele bir de cebinizde paranız varsa, hiç hazırlanmadan, elinizi kolunuzu sallayarak üniversiteye girmeniz mümkün.
Hiç uzağa gitmeye gerek yok. Şu günlerde hâlâ başvuruları devam eden ek yerleştirme kılavuzuna bir göz atın yeter.
Tıptan hukuka, mühendisliklerden eğitim fakültelerine, her yerde boş kontenjan var.
Girmek için de öylesine devasa puanlara gerek yok.
Üç beş matematik sorusu yaparak mühendisliğe girmeniz işten bile değil.
Baraj puanları öylesine aşağıya çekildi ki bir ilkokul mezunu bile rahatlıkla aşabilir.
Daha da garibi, kontenjanlar dolmadığı için, barajı aşan herkes, her yere girebiliyor...
Bu kadar pespayelik yetmiyormuş gibi sistem daha da sulandırılacakmış!
Oldu olacak, herkese bir üniversite diploması verelim, olsun bitsin...

Yeterlilik sınavı şart
Yükseköğrenim ve yaşamda kalite adına ille de bir şey yapılmak isteniyorsa, en azından, kamusal alanlarda görev yapacak olan doktorlara, mühendislere, öğretmenlere ve daha pek çok mesleğe yönelik olarak yeterlilik sınavı getirilmelidir.
Hem de 5 yılda bir yenilenmek koşuluyla...
Niye?
Çünkü, eğer böyle giderse, binalar patır patır yıkılmaya, asansörler düşmeye, maden ocakları patlamaya, yanlış tedavi yüzünden ölenler öldükleriyle kalmaya artan bir şekilde devam eder.
Ama yapılacak bu yeterlilik sınavı, KPSS gibi deli saçması bir sınav olmamalı ve üniversite mezunlarını, sınav sektörünün ve dershanelerin kölesi haline getirmemelidir!..

Sorun işsizlik!
Nereden bakarsanız bakın, hangi kriteri uygularsanız uygulayın, kim ne derse desin, hiç tartışmasız, Türkiye’nin bir numaralı sorunu işsizliktir.
Mutlaka yeni bir düzenlemeye gidilecekse, önce ciddi bir insan gücü planlaması yapılmalı, sonra da eğitim ona göre dizayn edilmelidir...
Bir yanda milyonlarca işsizimiz var, öte yanda kalifiye eleman sıkıntısı had safhada.
Genç nüfusumuz göz kamaştırıyor ama donanımlı değil.
Oysa iyi eğitilmiş insan gücü dünyanın her yerinde artık en önemli ihracat kalemlerinden biri. Tıpkı, iyi bir eğitim gibi.
Keşke dünya standartlarında çok daha iyi üniversitelerimiz olsa!..
Sınav sistemleriyle oynamak, futbol, siyaset, ekonomi üzerine konuşmak gibi, herkesin çok kolay yapabileceği bir şey sanılıyor.
Yapılıyor da.
Sonuç da ortada...
Özetin özeti: Eğitim ciddi bir iştir beyler, ne olur onu da ayağa düşürmeyelim!..

Yazarlarda Ara
Bul
"Şifo Mehmet" olarak bilinen eski BJK futbolcusunun tam adı nedir?
©Copyright 2016 Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları gazete ve haber kaynaklarına aittir, haberleri kopyalamayınız.