Ekonomi
11.12.2012 - 02:30 | Son Güncelleme: 11.12.2012-2:30

Yoksulluk karanlık oda mikro kredi çıkış yolu

Mikro kredinin öncü ismi Nobel ödüllü Muhammed Yunus, yoksulluğu karanlık odaya benzetiyor. Yunus, “Tek bir insanın bile yoksul olmadığı bir dünya yaratabiliriz. Ben buna inandığım için alternatif yaratıyorum. Yoksulluk müzede olmalı, toplumda değil” diyor

Sitene Ekle

BURCU KARAKAŞ

Bankacılık hizmeti alamayan düşük gelirliler için mikro kredi hareketinin öncüsü Nobel Ödüllü ekonomist Prof. Dr. Muhammed Yunus, Okan Üniversitesi’nde kendi adına kurulan “Uluslararası Mikrofinans ve Sosyal Girişimcilik Merkezi” kapsamında ders vermek üzere İstanbul’daydı. Milliyet’in sorularını yanıtlayan Yunus, karanlık bir odaya benzettiği yoksulluğu yenmek için bir alternatif ortaya koyduğunu belirterek, “Tek bir insanın bile yoksul olmadığı bir dünya yaratabiliriz. Yoksulluk müzede olmalı, toplumda değil” diyor.

Yoksulluğu nasıl tanımlarsınız?

Genel tanım, temel ihtiyaçlara erişimden, eğitimden, barınaktan bahseder ki doğrudur. Benim içinse, karanlık bir oda. 7 gün, 24 saat umutsuzluk içinde yaşamak. Pencere yok, ışık yok. Her gün aynı çaresizliğe mahkzmsunuz. Ben bu kategoriye girdiğimi söyleyemem. Ailece gıda sıkıntısı hiç çekmedik. Kardeşlerim ve ben eğitim gördük.

 Sizce toplumda ‘en dezavantajlı’ kesim kim?

Toplumda dezavantajlı konumda olan milyonlarca aile var. Kadın, erkek, çocuk... Hepsi var. Ancak erkeklere kıyasla en dezavantajlı kadınlar. Kadınlara verilen mikrokredi, ailenin refah durumunu direkt olumlu yönde etkiliyor. Daha çok mücadele ediyorlar ve daha disiplinliler. Ayrıca, dünyanın her yerinde kadınlar daha çalışkan ve fedakâr. İstisnalar olabilir. Sadece kendi ülkemde böyle sanıyordum ama zamanla dünyanın her yerinde durumun aynı olduğunu fark ettim!
Mikrofinansı geliştirdiğimiz zaman, amacımız yoksul insanlara yardım etmekti. Tefeciliğin çirkin yüzüyle karşılaştığım için bu sistemi geliştirdim. Yoksullara ödünç para verilerek hayatlarının nasıl kontrol altına alındığını gördüm. O zaman, “Tefeciye gideceklerine, kredi alsınlar” diye düşündüm. Her şey böyle başladı. Hedefim, tefeciliğin önüne geçmekti. Mikrokredi, kişisel kazanç sağlamadan yardım etmeyi öngörüyor.

 Kapitalist sistemin içinde kendinizi nerede konumlandırıyorsunuz?

Kapitalizm, tam gelişmiş bir sistem değil. Tek ayak üstünde duran bir sistem. Bu yüzden istikrar yok zaten. Benim kurmaya çalıştığım diğer ayak, sosyal girişimcilik. Bugün kapitalist sistem kâr maksimizasyonu prensibi üzerine kurulu. Her şey kâr etrafında dönüyor. Ama insan dediğimiz varlık robot değil. Sadece daha çok para kazanmak için gelmedi bu dünyaya.

 Savunduğunuz “güler yüzlü kapitalizm” mi?

Onların savunduğu genelde, ‘Sistemi biraz yumuşatabiliriz’. Ben ‘Alternatif yaratabiliriz’ diyorum. İki türlü sistem var: Kâr odaklı ve çözüme yönelik olan. Sosyal girişimcilik dediğim, problem çözmeye yönelik şirketler kurmak. Bu iki sistemi bir araya getirince sadece para odaklı iş yürütüyor olmuyorsunuz.
Herkes kadar ben de varolan düzenden rahatsızlık duyuyorum. Tek bir insanın bile yoksul olmadığı bir dünya yaratabiliriz. Ben buna inandığım için alternatif yaratıyorum. Yoksulluk müzede olmalı, toplumda değil. Birleşmiş Milletler Milenyum Kalkınma Hedefleri arasında yoksulluğun yarı yarıya azaltılması var. Yarı yarıya azalabileceğini kabul ediyorsanız, ortadan kaldırılabileceğini de kabul ediyorsunuz aslında. Yarıya indirebilen mekanizma, sıfıra da indirir! 2030’da Bangladeş’te yoksulluk diye bir şeyin kalmayacağına inanıyorum.

‘İlham kaynağım annem’

Eleştirdiğiniz sistemin kalesi ABD’de Bill Clinton başkenken, sizi övdüğü zaman “Nerede yanlış yaptım” diye düşünmediniz mi?

Sistemi yıkmaya çalışmadığım sürece sorun yok! Kapitalizmin üstünde durduğu tek ayağı kırmaya çalışmıyorum. Daha iyi bir sistem yaratmaya çalışıyorum. Daha iyisi olursa, onu tartışalım. Ancak daha iyisi kurulana kadar, en iyisi şimdilik bu! Kâr odaklı sisteme alternatif getiriyorum. Sosyalizmde her şey devletin sorumluluğunda olduğu için sistem çökmüştü. Ben bireysel düzeyde çözüm önerisi getiriyorum.

 ‘İlham kaynağım’ dediğiniz kimse var mı?

Annem. Eğitimini yarıda bırakmıştı ancak çok zeki ve inatçıydı. İhtiyacım olduğu her zaman yanımdaydı. Ve babam. Özgürlükçü bir insandı. Hep ‘Doğru bildiğini yap’ derdi. Özgürlüğün önemini ondan öğrendim.
Benim babam tam bir liberaldi ama dindardı da. Beş vakit namaz kılardı. Müslüman bir ailede büyüdüm. Ancak hayata hiçbir zaman din penceresinden bakmadım. Bana göre doğru neyse, ona göre davranırım. Öyle yapmış olsaydım zaten mikrokrediyi geliştiremezdim. İşin içinde faiz olduğu için İslam’a aykırı olduğunu söylüyorlar. Ancak yaptığım insan çıkarına aykırı değil. İslam, sömürüye neden olduğu için faizi haram görüyor. Bizim yaptığımız ise İslam’a da uygun. Hatta bir tür dini vecibe yerine getiriyoruz çünkü yoksul insanlara yardım ediyoruz! Ancak İslam’dan ilham alarak yarattığım bir sistem değil tabii.

 

 


Bilgi YarışmasıZeki Müren müzik dünyasında hangi lâkapla anılırdı?
Aradığınız
Evi Hemen
Bulun!
araDetaylı Ara
Semih Saygıner hangisi ile uğraşmaktadır?
İMKB 100102.270 %-1.78
Deger%
KERVT63.8019.92
UFUK1.5819.70
ESEMS0.5818.37
OSMEN3.4313.58
LIDFA5.5912.47
Tümü »

©Copyright 2017 Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları gazete ve haber kaynaklarına aittir, haberleri kopyalamayınız.
İlginizi ÇekebilirX