Yugoslavya'nın en büyük starlarından Oliver Dragojeviç'in ardından...

Yugoslavya tarihteki yerini alalı çeyrek asırdan fazla oldu. Yugoslavya dağılmaya başladığında doğanlar artık 27 yaşında. Ancak Avusturya sınırından Yunanistan’a değin uzanan bu bölgede kültür hâlâ benzer kodlara sahip. Bu coğrafyada yaşayan milyonlarca insan aynı müzikleri dinlemeye, aynı müzisyenleri sevmeye devam ediyor. Elbette bu durum kayıplar için de geçerli. Bunun son örneği de dün sabah hayatını kaybeden ünlü müzisyen Oliver Dragojeviç’e duyulan hüzün oldu.

Yugoslavya'nın en büyük starlarından Oliver Dragojeviç'in ardından...

Ağız alışkanlığıyla “Yugoslavya göçmeniyim” sözünü çok işitsek de, malumunuz artık böyle bir devlet yok. Tito’nun birleştiriciliği etrafında toplanan ve İkinci Dünya Savaşı’nda en kanlı çarpışmalara sahne olan Yugoslavya, bugün yedi farklı ülkeye bölünmüş durumda. Hemen hatırlatalım. Slovenya, Hırvatistan, Sırbistan, Bosna-Hersek, Karadağ, Kosova ve Makedonya.

1991 yılında başlayan bölünme süreci Slovenya, Makedonya ve Karadağ gibi kansız gerçekleşirken; Hırvatistan, Bosna-Hersek ve Kosova’da büyük çarpışmalara ve can kayıplarına neden olmuştu. Slovenya’nın bağımsızlığını ilan ettiği 1991’de başlayan süreç, 2008’de Kosova’nın benzeri kararıyla bir nevi tamamlanmış oldu.

 

 

Ancak tüm bu ayrılıklar, ülkeler arasında kültürel alışverişi ve her şeye rağmen duygusal bağları kopartmadı. Eurovision’da birbirlerine verdikleri puanlar buna en büyük delil olsa gerek. Öte yandan Yugoslavya döneminden kalma ve ağırlıklı olarak Hırvat ve Boşnakların domine ettiği müzikal hayatın etkisi günümüzde de devam ediyor. Örneğin Bijelo Dugme –ki Goran Bregoviç bu grubun gitaristiydi-, Kemal Monteno, Zdravko Coliç, Leb i Sol, Prljavo Kazalişte ve Haris Cinoviç gibi isim ve gruplar, bu ülkelerin herhangi birine gittiğinizde mutlaka hayranlarıyla karşılaşabileceğiniz yerlerdir.

Hırvatistan vatandaşı Oliver Dragojeviç de böyle bir isimdi. 7 Aralık 1947’de doğan ünlü müzisyen ne yazık ki dün hayata veda etti. Olay sosyal medyanın etkisiyle kısa sürede tüm Yugoslavya ülkelerine yayıldı. Bu olay Hırvatistan’ın yanı sıra yaşı 40'ın üstünde olan pek çok tanıdığımın da dahil olduğu geniş bir “Yugoslavya vatandaşı” kitle tarafından hüzün ve nostaljiyle karşılandı.

 

 

Oliver Dragojeviç’i babam sayesinde tanımıştım. Bu olayın gerçekleştiği dönem, benim artık çoktan Türkiye’nin ve İstanbul sevgilimin bir parçası olduğum yıllara tekabül ediyordu. Kalbimin bir parçasının orada olması, benim de son demlerini yaşayabildiğim Yugoslavya nostaljisi ya da diğer adıyla “Jugonostalgija” etkisinde kalmama neden oldu. Hâl böyle olunca Oliver Dragojeviç ve onun Akdeniz melodileri gönlümü kolay bir şekilde fethetmişti. Ne yazık ki aradan geçen uzun yıllar benden Sırpça-Hırvatçaya dair bildiklerimin çoğunu alıp götürdü. Yine de bu güzel insanın ve harikulade müzisyenin ölümü dünden beri sürekli şarkılarını dinlememe neden oldu. Huzur içinde uyusun.

ihsan.dindar@milliyet.com.tr
http://instagram.com/ihsandinovski

 

Bu makaleye ifade bırak