Microneedling tedavisi, ucunda çok sayıda mikro iğne içeren el kontrollü bir aletle yüz ve dekolte bölgesinde gençleştirme amaçlı kullanılan bir yöntemdir. İğneler deride kontrollü bir hasar yaratırlar ve deri iyileşirken bu delikler gençliği simgeleyen kollajen ve elastinden zengin olarak iyileşir. Klinik olarak bu sürecin sonunda yaşlanmayla incelmiş olan deride kalınlaşma,kalitesinde düzelme ve gerginlik oluşur. Yüzdeki porların büyüklüğü azalır, ince kırışıklıklar, akne izleri, güneşe bağlı yaşlanma belirtileri, yara izleri ve çatlakların belirginliği azalır.

Microneedling ilk kez 1996 yılında, dudak üstü kırışıklıklarının azaltılması için plastik cerrah Des Fernandes tarafından dermaroller yardımı ile kullanılmıştır.  Bu zamandan beri iğneleme yapan cihazlarda teknolojik gelişmeler olmuştur. Günümüzde microneedling uygulamaları, iğne çapları ve uzunlukları 0.5-3 mm arasında değişen manuel kontrollü cihazlarla yapılmaktadır. Cihaz uçları tek kullanımlıktır. Lazer ve peeling uygulamalarının çok tercih edilmeyebileceği ağız çevresi, göz çevresi ve dekolte alanı gibi bölgelerde güvenle kullanılabilir.  Lokal anestezik kremlerle uyuşma sağlandıktan sonra ofis şartlarında uygulanabilir. Kızarıklıkların geçmesi birkaç saat alır, hastaların tolere etmesi kolaydır.

Microneedling, 4-6 hafta aralıklarla birden fazla seansta uygulanabilir. İdame için 6-12 aylık aralıklarla yapılabilir. Microneedling ile birlikte büyüme faktörleri, antiaging serumlar, hyaluronic asit içerikli dolgular veya PRP uygulanması durumunda bu ürünlerin deriden emilimini artırarak etkilerini güçlendirir, deri kalitesinde düzelme çok daha belirgin olur. Hem açık hem de koyu tenli kişilere uygulanabilir. Lazer uygulamaları sonrası koyu tenli kişilerde görülebilen pigmentasyon artışına bağlı lekelenme bu yöntemde görülmez. 

 

drcigdemunal.com