05.01.2019 08:15 | Son Güncelleme:
GÖKHAN KARAKAŞ İstanbul

Yüzleri gülse de nesli tükeniyor

Yunusların aşırı çoğalmasıyla balıkçılığı tehdit ettiği iddiasında bulunan Doç. Dr. Mehmet Kocabaş’a Türk Deniz Araştırmaları Vakfı ve uzmanlar tepki gösterdi... Uzmanlar yunusların neslinin tükendiğine dikkati çekti...

Mitolojiden sanata kadar Türk deniz kültüründe pek çok alanda sembol olarak kullanılan yunuslar, bugünlerde gülen yüz ifadeleri yerine öldürülerek sayılarının azaltılması tartışmalarına konu oluyor. Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) Orman Fakültesi Yaban Hayatı Ekolojisi ve Yönetimi Bölümü Öğretim Görevlisi Doç. Dr. Mehmet Kocabaş, Karadeniz’de ki yunusların ‘anormal’ arttığını ve vatandaşın sofrasına giren hamsi, palamut, mezgit, istavrit gibi balıkları aşırı tükettiğini (günde 70 kg) iddia etmişti. Deniz memelisi olduğu için avlanması yasak yunusların kontrollü şekilde öldürülmesini tavsiye eden Kocabaş’a, uzmanlar büyük tepki gösterdi.

‘Cambaza bak oyunu’

Prof. Dr. Bayram Öztürk başkanlığındaki Türk Deniz Araştırmaları Vakfı (TÜDAV), açıklamayı ‘talihsiz’ olarak niteledi. TÜDAV şu değerlendirmeyi yaptı: “5 yıl önce ‘Yunus yoksa balık da yok’ diyerek ekosistemdeki yerini anlatmıştık. Yunuslar balık değildir, binlerce yumurta bırakarak üremezler. Denizlerimizde ‘anormal artmaları’ mümkün değildir. Balıkçıya asıl zarar veren, aşırı avlanma, hatalı balıkçılık politikaları ve kirliliktir. Cezayı yunusa kesmeye çalışmak en hafif tabiriyle ‘cambaza bak oyunu’dur. 40 metrelik gırgır teknesi günde 4-6 ton hamsi avlarken, yunusun midesindeki balığa göz dikmek ise akla ve sağduyuya aykırıdır. Türkiye’de avlanan 150 bin ton hamsinin yarısı balık unu fabrikalarına giderken yunuslara yüklenmek doğru değildir.”

İstanbul Üniversitesi Su Bilimleri Fakültesi Öğretim görevlisi Dr. Ayaka Öztürk, “Yunus avının önünün açılması yasal ve bilimsel olarak mümkün değil. Ülkemiz, Barcelona, Bern, CITES ve ACCOBAMS gibi uluslararası sözleşmelerle korumakla yükümlüdür. Karadaniz’de mutur ve afalinanin nesli tehlike altında, tırtak hassas olarak belirtilir” dedi.

‘Sansarı da mı öldüreceğiz?’

Zonguldak’taki Bülent Ecevit Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Biyoloji Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. Mustafa Sözen’de, Karadeniz’de üç yunus türü neslinin tehlikede olduğunu belirtti. Sözen şunları söyledi:

“Yunusların aşırı balık tükettiğini söylemek yaşamaları tehlikede olan bu memelilere büyük zarar verir. İnsanların öldürmesini meşrulaştırabilir. Uluslar arası Doğayı Koruma Birliği listesinde 160’dan fazla ülkeyle birlikte Türkiye’de korunmalarına imza attı. Afalina, liman ve tırtak türündeki yunuslar tehlikede. Bilimsel verilere dayanmadan yapılan yıkıcı açıklamalar son derecede hatalı. Vebali büyüktür. Aynı mantıkla tavukları yiyen gelincikleri, sansarları, porsukları, kokarcaları, tilkileri ve kurtları avlamamız gerekir. Hatta, balıkları yiyen martıları, su samurlarını, yılanları, köpekbalıklarını, balinaları hatta balıkçıları da avlamak gerekir.” 

1983’ten beri avcılığı yasak

TÜDAV Başkan Yardımcısı ve İstanbul Üniversitesi Su Bilimleri Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Arda Tonay konuya ilişkin olarak şu bilgileri paylaştı: “Yunus avcılığı 1983’te yasaklanmıştır. Sadece 1970 ile 1983 yılları arasında Türkiye’de 25 bin 678 ton yunus avlanmıştır. 20. yüzyılda Karadeniz’de 4-5 milyon adet avlandığı tahmin edilmektedir. Bu yok edici aşırı avcılık nedeni ile yunus popülasyonları aşırı derece tahrip edilmiş ve nesli tehlike altına girmiştir. Karadeniz yunusları halen tehdit altındadır. Bu tehditlerin başında tesadüfi ağa yakalanma gelmektedir. 2003-2016 yılları arasında sadece Batı Karadeniz’de 1243 adet ölü ve canlı yunusun karaya vurdu.” 
 

Bu habere ifade bırak
  • 0Mutluyum
  • 0Şaşkınım
  • 0Kararsızım
  • 0Kızgınım
  • 0Üzgünüm
Toplam Oy0