Öncelikle zayıflamanın kolay olmadığının hepimiz farkındayız. Alması yıllarca süren kilolarımızdan sadece 1 haftada ya da 1 ayda kurtulmayı istemek ve beklemek kulağa çok ta inandırıcı gelmemektedir. Sürekli reklamlarda, radyolarda ya da internette görüp duyduğumuz zayıflama çayları, hapları, bantları ve daha birçok zayıflama ürünleriyle siz de karşılaşmışsınızdır. Basit bir mantıkla düşünürsek; bu ürünlerin zayıflama anlamında faydaları olsaydı, sokakta herkes manken gibi bir fizikle dolaşıyor olurdu. Birçok kişinin satın alıp denediği bu ürünler yüksek maliyetlidir. Kişinin ürünü aldığında hızlı kilo verme isteği vardır fakat bu ürünler bu talebi karşılamaz. Unutulmamalı ki sağlıklı ve kalıcı kilo vermek için iyi bir plan programa ve iradeye ihtiyaç vardır, aksi taktirde geriye kalanlar kaybedilmiş zaman, boşa harcanmış para ve başaramıyorum psikolojisi olacaktır.

    Sağlıklı bir şekilde kilo vermeye başladığınızda, önceden size olmayan bir elbise ya da pantolonu giyebildiğiniz anda artan motivasyonunuz, sizi bir sonra ki sürece taşıyacaktır. Bu süreçte, motivasyonunuz daha çok artacak, hedefinize daha yakın olduğunuzu kendi gözlerinizle göreceksiniz. Doğru yolda olduğunuzun farkına vardığınızda, daha yapıcı ve olumlu bir psikolojiyle buluşacaksınız. Bu bilinçle ve psikolojiyle yapılan beslenme uygulamaları da sizin için daha kalıcı ve sürdürülebilir olacaktır.

    Birinci nokta hedefiniz; gideceğiniz noktayı bilmeden bir işe başlayamazsınız. Bu yüzden ilk olarak hedefinizi belirleyin. Hedefiniz zaten size ne yapmanız gerektiğini gösterecektir. Belirlediğiniz sonuç noktasına kısa bir sürede varmak size kazanç getirmeyecektir. Kısa vade de olan kazanım; yorgun düştüğünüzde veya sıkıldığınızda size zarar olarak geri dönecektir. Haplarla, şok diyetlerle hafta da verdiğiniz 4-5 kilo, bu işlemleri bıraktığınızda size daha fazla bir şekilde geri dönecek ve aynı zamanda da sağlıklı beslenmeden daha uzaklaşmanıza neden olacaktır. Bu yolda sizin en büyük yardımcınız; iradenizi elden bırakmamak, sabırlı olmak, iyi bir beslenme programı ve eğer imkanınız varsa size yol gösterici bir diyetisyendir.

    Gazetelerde, internet sitelerinde gördüğünüz ‘şok diyetler’ diye adlandırılan düşük kalorili beslenme programları sizi bir yere götürmeyecektir. Bu beslenme programları, sizi aç bırakıp su ve kas kaybetmenize yol açacaktır. Fazla aç kalmış beden ise bir süre sonra bu programdan uzaklaşacak ve bunun sonucu olan yetersiz beslenme vücudunuzdaki bazı değerlerin dengesini bozacaktır. Örnek vermek gerekirse; tek yönlü beslenme programları vücutta; vitamin, mineral,  protein vb. eksiklikleriyle sonuçlanacaktır. Bu beslenme programlarıyla kendinizi halsiz hissedeceksiniz. Unutmamamız gereken şey vücudun bir bütün olduğu ve bizden bazı beklentileri olduğudur; yeterli gıda, hareket, dinlenme vb. Bu programla yıpratılan beden bir süre sonra sizi daha fazla yemeğe itecektir. Tartıda gördüğünüz eksilme, su ve kas kaybından başka bir şey olmayacaktır. Bu kayıp başta sizi sevindirecek fakat aç kalmış bir beden size “yemek ye!” sinyalleri vermeye başlayacak, bütün verilen kilo yemeğe saldırma psikolojisiyle size direk yağ olarak geri dönecektir.

    İkinci nokta kendinize soracağınız ‘ ben neden kilo vermek istiyorum? ‘ ; kilo verme isteğinizi kısa süreli motivasyonlara bağlamamalısınız. Kendinize uzun vadede motivasyonunuzu yüksek tutacak hedefler belirleyin. Geçen yıl aldığınız fakat bu yıl içine giremediğiniz bir elbise sizin motivasyonunuzu kısa süre içerisinde yüksek tutacaktır. Yani elbiseyi giyebildiğiniz an beslenme programından rahatlıkla ayrılabilecek bir potansiyel doğacaktır.

   Fakat sağlıklı beslenmeyle hastalıklardan kendinizi uzak tutabileceğiniz hedefi ise, sizi daha uzun süren bir motivasyon içine sokacaktır. Örneğin; çağımızın kötü hastalıklarından olan obezitenin yol açtığı diyabet, yüksek tansiyon, hiperlipidemi ve kalp hastalıkları gibi yaşamınızı zorlaştıracak sonuçlar doğabilir. Bu kilolu insanların en korkulu rüyasıdır. Kilolu birey yemek yemekten zevk alır ama bu yemek zevki bir süre sonra kendini rahatsızlıklara bırakır.  

Son ve en önemli nokta ise zayıflamaya kendinizi zihnen hazır hissetmeniz; sürekli olarak yeni bir diyete başlayıp, başarısız oluyorsanız, düşünmeniz gereken 2 şey vardır. Birincisi ‘kilo vermeye ne kadar hazırım’, ikincisi ise; neden başaramadığınız ya da başka tabirle ‘bu diyet benim vücuduma uygun mu’yu sorgulamaktır.

Önceki deneyimlediğiniz diyetlerinizi düşünerek, sizi zorlayıp, başarısız olmanıza sebep olan noktaların neler olduğunu farketmeniz size çok büyük yarar sağlayarak yol gösterecektir. Böylelikle, yeni yaşam stiliniz olacak olan sağlıklı beslenme programına geçtiğinizde, aynı olumsuz durumlarla karşılaştığınızda tam bir motivasyon ile üstesinden geleceğinizi göreceksinizdir.