İnsan evriminin başlangıcından bugüne kadar, insanlar birçok şekilde keyif ve mutluluk veren bir şeyler aradılar. Büyük bir çoğunluğu başarılı olamadı. Kendi deneyimlerinizden bu durumu fark ettiğinize eminim. En azından mutluluğun zenginliğe bağlı olmadığını biliyorsunuz. Artık farkındalık kazanmak için Himalayalara gitmek gerekmiyor. Birçok şeye kolaylıkla ulaşabildiğimiz için birçok şeyin farkındayız.  Herkes, bir şekilde mutlu ve neşeli bir yaşam elde etmenin daha iyi yollarını araştırıyor. İşte Meditasyon da bu yollardan biri.

Birçok insan meditasyon yapmayı deniyor. Bazıları,”evet, çok iyi”,bazıları da “bana göre değil”diyor. Ben meditasyonla 15 yıl önce tanıştım. 9 yıldır da Tibet Budizm’inin meditasyon metotlarını uyguluyorum ve hepsi de bana çok iyi geliyor. Dürüst olmak gerekirse ilk beş yıl meditasyon tekniğini ara ara uyguladım. “Bundan bir şey çıkar mı ki?”şeklinde sorgulamalar yapıyordum. Çünkü yeni başlangıçlar çok hoşuma gitse de onları hayatıma almam zaman alır. Sanırım biraz dik kafalıyım. İyice ikna olmam gerekiyor. Bu yüzden de zihnimin en derinlerinde var olan şeylerin su yüzüne çıkması zaman alıyor. Önce suyuma gidiyorlar. Sonra sızma hareketi başlatıyorlar. Meditasyonda tıpkı böyle oldu. İşimden ayrıldıktan sonra seyahat etmek yaptığım en keyifli aktiviteler haline gelmişti. Bu sefer nereye gitsem acaba diye düşünürken bilgisayarın ekranında değişik ve enteresan bir bina beliriverdi. “Bu bina nerededir acaba”diyerek resmin üzerini tıkladım. Katmandu’daki Kopan manastırı olduğunu öğrendim. Binanın havası, rengârengliği çok hoşuma gitmişti. Böylelikle ilk Tibet Budist meditasyon deneyimim Kopan’da gerçekleşti. Uygulamalarda derinleştikçe “bundan ne çıkar?” sorusu zamanla yok oldu, zihnimin doğasını anlama konusunda bir sürü yol kat ettim. 

Meditasyon tekniğinden istenen sonucu alıp alamayacağınız, temel olarak zihinsel tutum yani motivasyonunuza bağlıdır. Başka bir deyişle meditasyon ya da diğer uygulamalı manevi felsefelerin size mutluluğu getirmesi için, doğru sebeple yapılması gerekir. Pek çok insan meditasyonun hiçbir şey yapmadan oturmak anlamına geldiğini düşünüyor. Çoğumuzun zihni yorgun, meditasyon hakkında birçok şey duyuyoruz, çok fazla felsefe yapılıyor, o kadar ki istediğiniz her şeyi huzur ve sükuneti nefese odaklı konsantrasyonun vereceği düşünülüyor. Ama bu yeterli değil. Meditasyon sadece bir araç. Motivasyonun ne olduğu çok önemli. Aslında sadece meditasyon değil her neyi uyguluyorsanız, motivasyon çok önemli. Aksi taktirde bazı insanların her gün ibadet ettiği halde negatif enerjilerden kurtulamaması durumuna düşebilirsiniz. Doğuya yaptığım seyahatlerde aynısını görüyorum. Birçok insan her gün tapınak ziyareti yapıyor. Aralarında zihinsel gelişim kaydetmeyenler olabiliyor. 

Bu yüzden de amacınız sadece geçici mutluluğu tatmak ise meditasyon yapmak doğru seçim değil. Bu çok küçük bir hedef; Tek yapmaya çalıştığınız bu hayatı rahatlatmaksa, meditasyon gerçekten işe yaramaz. Sakin ve huzurlu bir ortam yarattığınızda, aklınızı birleştirebilir ve sakin ve huzurlu hale getirebilirsiniz, ancak bu özgürleştiniz anlamına gelmez. Kurtuluş, kontrolsüz, yukarı ve aşağı bencil zihnin tamamen özgürlüğüdür. İşte bunun için de kaplama alanı geniş bir motivasyon edinmek gerekir.  

Budist terminolojide, Meditasyonun amacı, Nirvana ya da aydınlanarak neşeyi iç özgürlüğü ve sonsuz huzuru sağlamaktır. Uygulamalarını takip ettiğim Mahayana Budizm'in Bodhicitta denilen bir kavram var. Bu kavrama göre kendinizi geliştirme amacınızın gerisinde başkalarına fayda sağlama tutumu mutlaka yer alması gerekiyor. Böyle bir tutuma sahip zihinle meditasyon yaptığınızda, zihniniz otomatik olarak sizi istediğiniz hedefe aydınlanmaya gecikmeden götürecek olana kaydırabiliyor. Bilinçaltında var olan motivasyonunuz bencilceyse, entelektüel olarak başkalarının iyiliğini düşünseniz dahi, aydınlanmayı sadece hayal ediyorsunuz demektir. Yaşamınızda var olan her şeye verdiğiniz anlamın meydana getirdiği enerjiyle sürekli incinirsiniz. Kısaca top her zaman sizde… Zihniniz “Bu insanlar iyi değil”şeklindeki düşüncelerle doluysa, otomatik olarak başkalarının olumsuz izdüşümüne sahip oluyorsunuz. Bu durum da çevrenizdeki insanları sürekli suçlamaya itiyor. “Bana zarar verdi; o beni incitti”. Gerçek şu ki, ”Hiç kimse sizi incitmiyor”

Bodhicitta, özel aydınlanma tutumuna sahip olduğunuz sürece, günlük davranışlarınız ne olursa olsun, otomatik olarak fayda sağlamaya başlarsınız. Aynı hareketi yapsanız dahi tutumunuz farklı olduğu için fayda sağlarsınız. İnsanlarla irtibat halindeyken, başkalarına adanmış saf düşünceniz varsa, kendi aklınızın yansıması nedeniyle size otomatik olarak iyi titreşimler verirler. Benzer şekilde başlayanlar, meditasyon uygulamalarında başarılı oldular, hayal kırıklığı yaşamadılar. Tabii ki hayatınızın her gününü, tüm bedeninizi, konuşmalarınızı ve zihninizi başkalarına adayarak şekillendirmek kolay olmaz. Fakat başarabilirseniz, doğal olarak memnuniyet ve zevk yaşarsınız. “Bodhicitta”sadece bir fikir değildir, hasta zihni tedavi etmek için psikolojik bir yöntem olarak kabul edebilirsiniz. 

Bu yazdıklarımın doğru olup olmadığını test etmek çok kolay. Sabah kalktığınızda, sıradan hayatınızın ne kadar zor olduğunu düşünmek yerine, güçlü bir motivasyon yaratın, “Bugün vücudumun enerjisini, yaptığım konuşmaları ve zihnimdeki düşünceleri tamamen başkalarına adayacağım”. Bu şekilde, günün sorunsuz geçme ihtimali arttırmış olursunuz

Her Daim Sevgi ve Işıkla 

Sibel KAVUNOĞLU

Kaynak: Lama Yeshe wisdom Archive