20 Eylül 2021 Pazartesi

SAiT FAiK'iN GOZUNDEN iSTANBUL

SAiT FAiK'iN GOZUNDEN iSTANBUL

Burgazada'nın balıkçıları, Galata rıhtımındaki hamallar, İstiklal Caddesi'nde gazete satan çocuklar... 'Adalı yazar'ın öykülerinden esinlenerek hazırlanan, 'Sait Faik'in İstanbul'u' adlı kitap, okuyucuları şehirde büyülü bir yolculuğa çıkarıyor

Adalar, özellikle hayatının büyük bölümünü geçirdiği Burgazada, onun için bir kaçış yeriydi. Babasının Burgazada'da aldığı beyaz köşke önceleri sadece yaz aylarında giden yazar, bir süre sonra sürekli burada kalmaya karar verdi. Ve bu karar, yazı hayatı için de önemli bir dönüm noktası oldu. En güzel hikayelerini bu köşkte yaşadığı yıllarda yazdı. Burgazada balıkçılarının fakir hayatı onu çok etkilemişti. Bütün gününü balıkçılarla birlikte sohbet ederek geçirdiği, bazen de evden çıkmadan yazı yazdığı olurdu.
İBB Kültür A.Ş'nin hazırladığı 'Sait Faik'in İstanbul'u kitabında, yazarın Adalar'dan sonra en sevdiği semtin Beyoğlu olduğu görülüyor. Haliç, Galata, Şehzadebaşı, Kumkapı gibi yerler de, ikinci derecede de olsa belli bir ağırlığa sahip.

Şehir hayaleti
'İstanbul hikayecisi' olarak da tanımlanan Sait Faik, ömrünü hikaye yazmaya vakfetmiş bir sanatçı olarak günlerinin çoğunu şehri semt semt dolaşarak geçirir. Öyle ki yazar Sabri Esat Siyavuşgil, Sait Faik için 'şehir hayaleti' benzetmesini yapar. Yalnızlığın getirdiği sıkıntıyla gezer Faik, farklı mekanlara girer, sokaklarda yürür. Orhan Kemal, yakın arkadaşı Sait Faik'in İstanbul'u dolaşmakla geçen günlerini şöyle özetler: "İstanbul'u fellik fellik dolaşmaya çıkardı. Beyazıt'ta havuzun başına tünemişse 'Havuz Başı' öyküsünü, Boğaz'a sarkmışsa 'Menekşe Vadi'yi yazardı. İstanbul'un en kıyıda köşede kalmış yerinde rastladığı insanları da kolundan tutup öykülerine sokuştururdu." Hafta sonları ise adasına sığınırdı büyük yazar. Kendi köyünü, oranın insanlarını, balıklarını ve Sivriada'yla  giriştiği  komşuculuk oyununu anlatırdı.

Haber: Gülüm Dağlı