AdvertorialBMS Türkiye’de Eşitlik Kültürümüzün Bir Parçası
Sponsorlu

BMS Türkiye’de Eşitlik Kültürümüzün Bir Parçası

08.03.2026 - 07:00 | Son Güncellenme:

Sağlık sektöründe 150 yıllık köklü bir geçmişini dijital dönüşümle harmanlayan BMS Türkiye, insan kaynağı stratejisinin odağına 'fırsat eşitliğini' yerleştiriyor. BMS Türkiye, İsrail, Hindistan İnsan Kaynakları Direktörü Mine Uzun, yönetim kademesindeki %67’lik kadın temsilinden küresel eşitlik taahhütlerini kadar, şirketin geleceği şekillendiren vizyoner adımlarını anlattı.

BMS Türkiye’de Eşitlik Kültürümüzün Bir Parçası

BMS Türkiye’nin faaliyetleri ve insan kaynağına yönelik çalışmalarında hangi konuları önceliklendiriyorsunuz?

Sağlık sektörü bugün bilimsel ilerlemenin ötesinde; dijitalleşme ve organizasyonel dönüşümle yeniden şekilleniyor. Yapay zekâ destekli analizler ve çevik modeller iş yapış biçimlerimizi tanımlarken, BMS Türkiye olarak bu gelişimi Ar-Ge süreçlerimizle birlikte stratejimizin ayrılmaz bir parçası kabul ediyoruz. 150 yıllık köklü geçmişimizle, ciddi hastalıklara karşı yenilikçi tedaviler geliştirme sorumluluğumuzu Türkiye’de 30 yılı aşkın süredir; immüno-onkoloji, hematoloji, kardiyovasküler ve immünoloji alanlarında sürdürüyoruz.

Bu vizyonun kalıcılığı için doğru yetkinlikteki ekipleri bünyemize kazandırmak ve potansiyellerini geliştirmek kritik önem taşıyor. Teknik uzmanlığın yanı sıra veriyle düşünebilme, değişime uyum ve disiplinler arası iş birliğini öne çıkararak insan kaynağı yaklaşımımızı sürekli güncelliyoruz. Operasyonel gücümüzün ve sürdürülebilir başarımızın kaynağı olan çalışanlarımızın deneyimini stratejimizin odağına yerleştiriyoruz.

Dijital öğrenme ve yapay zekâ desteğiyle yetkinlik profillerini net analiz ederek kişiye özel gelişim programları sunuyor; bu sayede kariyer planlamasında şeffaflığı ve fırsat eşitliğini güçlendiriyoruz. Çeşitliliği inovasyonu hızlandıran bir değer alanı olarak görüyor, farklı uzmanlıkları buluşturan kapsayıcı ekipler tasarlıyoruz. Güçlü geri bildirim kültürü ve açık iletişim kanallarıyla da insan kaynakları uygulamalarımızı ekiplerimizin içgörüleri doğrultusunda sürekli geliştiriyoruz.

Şirketinizde nasıl bir çalışma kültürü ve liderlik anlayışı benimsiyorsunuz?

Ben liderliği üç temel kavramla tanımlıyorum: dönüşümcü, çevik ve insan merkezli. Başarılı işlerin ödüllendirildiği, kişisel gelişime önem verilen ve üstlenilen sorumluluğun takdir edildiği bir çalışma ortamına sahibiz. Çevik yapımız sayesinde belirsizlik dönemlerinde hızlı karar alabiliyor ve organizasyonel esnekliğimizi koruyabiliyoruz. İnsan merkezli yaklaşımımızla ise performansın yanında psikolojik güvenliği, açık iletişimi ve empatiyi önceliklendiriyoruz.

Kariyer gelişimi anlamında çalışanlarını destekleyen, ayrım gözetmeksizin tüm ekiplerine eşit fırsatlar sunan bir organizasyonuz. Uzun yıllardır farklı kültürlerden ekiplerle birlikte çalışma fırsatı bulmuş biri olarak şunu net biçimde söyleyebilirim ki kolektif akıl, benzer profillerden oluşan yapılara kıyasla çok daha güçlü sonuçlar üretiyor. Bu nedenle ülkeler arası iş birliklerini, deneyim paylaşımını ve iyi uygulamaların yaygınlaştırılmasını özellikle destekliyoruz.

BMS Türkiye, kadınların iş hayatında eşit temsili ve güçlenmesini insan kaynakları politikalarına nasıl entegre ediyor?

Kadınların iş hayatında güçlenmesini insan kaynakları stratejimizin doğal bir uzantısı olarak görüyoruz. Bu yaklaşımı, işe alımdan terfiye kadar tüm süreçlere entegre ediyoruz. Bu çerçevede eşitliği yalnızca sayısal göstergelerle sınırlı değerlendirmiyorum. Kadınların karar süreçlerinde aktif rol alması, stratejik sorumluluk üstlenmesi ve etki alanlarını genişletebilecekleri bir yapı içinde desteklenmesi anlamına geliyor. Temsilin niteliği, niceliği kadar belirleyici.

Bu nedenle süreç tasarımına odaklanıyor; terfi, performans değerlendirme ve liderlik atamalarında objektif ve ölçülebilir kriterlerle ilerliyoruz. Amacımız fırsatlara erişimi bireysel inisiyatife bırakmadan kurumsal bir çerçeveye oturtmak. Kadın çalışanlarımızın mesleki gelişimlerini destekleyen programlarımız bu çerçevenin önemli bir parçası.

Liderlik gelişim programları ve mentorluk uygulamalarıyla kadınların kariyer yolculuklarını destekliyor; görünürlüklerini artıracak alanlar yaratıyoruz.

Benim için güçlü bir kurum kültürü, insanların kendilerini güvende hissettikleri ve katkı sunabildikleri bir ortamla mümkün. Bu nedenle bu yaklaşımı yalnızca bir değer olarak değil, organizasyonel performansın ayrılmaz bir unsuru olarak ele alıyoruz.

Lider firmalar arasında yer almanızı sağlayan kadın istihdamı oranı, şirketinizde ne durumda?

2025 sonu itibarıyla Türkiye organizasyonumuzda çalışanlarımızın yüzde 55’i kadın. Yönetim ekibimizin yüzde 67’si kadınlardan oluşuyor.

Bu tabloyu daha anlamlı kılan ise kariyer yolculuğunun tamamındaki dağılım. 2025 yılında işe aldığımız çalışanlar içinde kadın oranımız yüzde 73, terfi eden çalışanlarımız arasında ise yüzde 50. Yani kadın temsili yalnızca mevcut yapıda değil; organizasyona girişten liderlik seviyesine kadar tüm aşamalarda dengeli bir şekilde ilerliyor.

Türkiye organizasyonu, global yapı içinde kadın çalışan ve yönetici temsili açısından güçlü ve dikkat çeken ülkeler arasında yer alıyor.

Sağlık sektörünün geleceğinde etkin global kadın liderliği için yetenek yönetim ve kariyer gelişim uygulamalarınız ile B-NOW isimli platformunuzdan bahseder misiniz?

BMS olarak kurum içinden başlayarak topluma yayılan sürdürülebilir bir değer yaratmayı hedefliyoruz. Bu yaklaşımımızın en güçlü örneklerinden biri olan Bristol Myers Squibb Kadın Ağı (B-NOW); tüm kadınlarımızın global ölçekte gelişimini ve eşit fırsatlara erişimini destekleyen kapsayıcı bir oluşum. Kadın liderliğini güçlendiren yetenek yönetimi stratejimizin parçası olan bu platform, farklı ülkelerdeki çalışanlarımız arasında güçlü bir bağ kuruyor.

Geçtiğimiz yıllarda B-NOW liderliğinde, Değişim Liderleri Derneği ile iş birliği yaparak üniversiteli genç kadınların kariyer yolculuklarını destekleyen “Kıvılcımlar Projesi”ni hayata geçirdik ve bu kapsamda gönüllü mentorluk desteği sunduk. Yine B-NOW Türkiye olarak, Orhan Kemal’in “Tersine Dünya” oyununu sahneleyerek toplumsal cinsiyet eşitliğine mizahi bir perspektiften dikkat çektik. Teknoloji alanında ise “Yapay zekâ kadın olsaydı” projemizle yapay zekânın cinsiyetçi yaklaşımını sorgularken; kadın, erkek ve ortak akıl çalışmalarıyla sistemin doğru içeriklerle eğitilmesine katkı sağlıyoruz.

Globaldeki başarılı yöneticilerimizle deneyim paylaşımları yapıyor; medya eğitimlerinden stres yönetimi ve iş-yaşam dengesine kadar pek çok destek programı geliştiriyoruz. Yaptığımız son anket; kadınların iş hayatında en çok stres yönetimi, kariyer planlama ve çocuk bakımı gibi alanlarda desteğe ihtiyaç duyduğunu gösteriyor. Bu içgörüler ışığında, kadınların üzerindeki yükleri hafifletecek ve gelişimlerini destekleyecek çalışmalara odaklanıyoruz.

Toplumsal cinsiyet eşitliğini aynı zamanda büyüme stratejimizin ayrılmaz bir parçası olarak görüyoruz. Bu yaklaşımımız doğrultusunda, UN Women ve UN Global Compact ortak girişimi olan Birleşmiş Milletler Kadın Biriminin Kadının Güçlenmesi Prensipleri’ni (WEPs) imzalayarak kadınların iş hayatında ve toplumda daha güçlü temsil edilmesine yönelik küresel taahhüdümüzü de ortaya koyduk. Kadınların iş gücüne katılımının uzun vadeli kalkınma ve güçlü ekonomiler için de belirleyici olduğuna inanıyoruz. Bu nedenle kadın istihdamını ve liderliğini destekleyen uygulamaları şirket kültürümüzün doğal bir uzantısı olarak ele alıyoruz.

Gelecekte de kadın liderliğini ve eşitliği odağa alan projelerimizi aynı kararlılıkla sürdürmeye devam edeceğiz.

İlandır

EN ÇOK OKUNANLAR

KEŞFETYENİ

İlgili Haberler