SKORER
PEMBENAR
CADDE
YAZARLAR

İKİ MASKE DAHA KORUYUCU OLABİLİR Mİ?

.

ABONE OL
Milliyet Haber

Maskeli hayat gün geçtikçe daha kabul edilebilir hale geldi, hatta pandemi geçtikten sonra da kolay kolay maskeyi bir kenara bırakamayacağız gibi görünüyor. Çünkü artık virüslerle tanıştık ve maskelerin ne kadar koruyucu olduğunu tecrübe etmiş olduk.

Maskeyle barışıklığımız öyle bir düzeye geldi ki şu aralar en çok sorulan sorulardan biri; “İki maske takmak daha mı koruyucu oluyor?”

Doğrusu, N95 ya da dokuma bir cerrahi maske takıyorsanız ikinci bir maskeye ihtiyacınız yok demektir. Bu maskeler zaten viral partiküllerin girişini engellemek üzere yapılıyor ve tek maske katmanı bu güvenliği sağlayabiliyor. Ancak pamuk bir maske takıyor ya da evinizde estetik kaygılarla kendi maskenizi dikme ya da satın alma yoluna gidiyorsanız, ikinci bir maske takarak riski azaltabilirsiniz. İkinci maske hem daha fazla virüsü tutup girişini engelleyecek hem de sizin etrafa virüs bırakma riskinizi son derece azaltacaktır. Bu konuda sağlam bilimsel bir bilgi yok ancak özellikle riskli bir bölgede, yoğun kalabalıkta bulunuyorsanız ve iki maske sizi bunaltmıyorsa çift maske takmanız doğru olacaktır. Unutmayın ki maskemizi ikilemek veya güçlendirmek hijyen ve sosyal mesafe kuralını unutmanızı gerektirmiyor. Özellikle sosyal mesafeye dikkat etmeniz, sizi korumak konusunda maskenizi tek başına bırakmamak anlamına geliyor.

Siperlik takınca maskeye ihtiyaç olmayabilir mi?

Maskeye henüz alışamayanlar da var; bu kişiler siperlik kullanmayı daha az bunaltıcı bulabiliyor, dudak okuyan yakınları olanlar veya bu yolla iletişim kurulan ortamlarda olan insanlar için de siperlik gündeme gelebiliyor. Ama yine de belirtmeliyim ki, siperlik nefesinizle çıkan partikülleri tutmuyor ve aynı şekilde havadaki partikülleri solumanızı da tam anlamıyla engelleyemiyor. Siperlik gözden bulaşmayı bir nebze engelleyebilir; elinizi gözünüze, yüzünüze değdirmenizi önleyebilir. Ancak maskenin yerini tutmaz, sadece taktığınız maske veya maskelere ek bir koruma sağlayabilir. Maskesiz siperlik takmanızın pek bir anlamı yok. Siperliği kullanmadan önce de her seferinde temizlemenizin şart olduğunu unutmayın.

Kanser hastaları bu süreçte ne yapacak?

Hastaneler dolmaya başladı ve hâlihazırda her yer ‘Pandemi Hastanesi’ olarak ilan edildi. Durum böyle olunca aciller dışında ameliyat yapılamıyor. Hastalarımızın kendilerinin de hastanelere gelip tedavilerini alma konusunda ciddi kaygıları var. Ancak unutmayınız ki, koronavirüs kapıp hasta olmanız sadece bir olasılıkken, kronik bir hastalığınızın olduğu durumlarda tedavi almamanız, sizleri geri dönüşü olmayan bir yola sokabilir. Yapılabilecek en iyi şey, mümkün olduğunca steril ortamlar bulmak ve bağışıklık sistemini baskılayan tedavilerinizin alternatiflerini araştırmak. Ekim ayında 55 ülkeden 9 bin civarında hastanın analiz edildiği bir çalışma yayınlandı. Bu çalışmada Covid-19 bakımından, hastanelerde yapılan ameliyatların sonrasındaki 30 gün içerisindeki komplikasyon oranları incelendi. Ameliyat sonrası ne akciğer komplikasyon oranlarında artış ne de Covid-19 pozitif olma oranlarında artış rapor edildi. Yani temiz hastane olması ve gerekli önlemlerin alınması durumunda ameliyat olmakta herhangi bir sorun görünmüyor.

Yapılacak bir başka şey, birçok kanser türünde radyoterapi ile cerrahinin eşit sonuçlar verdiğini göz ardı etmeden, bu dönemde hastaların cerrahi için bekletilmesi yerine radyoterapiye yönlendirilmesi. Radyoterapi, kemoterapi veya cerrahi yöntemlerde olduğu gibi bağışıklık sistemini baskılamaz aksine uyarır. Gerekli önlemleri alan bir merkezde, radyoterapi ile tedavi edilmeniz, cerrahi müdahale için pandeminin sonlanmasını beklemekten çok daha verimli olabilir. Hastanelerin tüm önlemlerine ve çabalarına rağmen sorumlu davranmakta fayda var! Tüm kontrollerimize, gidebiliyorsak yalnız veya en fazla bir yakınımızla gitmek bunlardan biri... Sadece ihtiyacımız olan az sayıda kişiyle görüşüp, sosyal izolasyona titizlikle dikkat etmek ise ikincisi...

Bugünlerde tedavi altındaysanız, lütfen takibinizi yapan doktorlarınız ile konuşarak sizin için en iyi kararı birlikte alın. Tedaviye karar verme aşamasındaysanız sadece cerrah ile ya da herhangi bir uzmanla konuşarak karar vermeyin. Radyasyon onkolojisinden veya medikal onkolojiden; süreçte müdahil olacak tüm disiplinlerin uzmanlarından görüş alarak yola çıkın. Bu çoklu bilgilenme ve süreci bir takım olarak yönetmenin üzerinde bu kadar duruyor olmam lafta kalmayacak, bununla ilgili belki ilk örnek kliniğin de hazırlığını neredeyse bitirmek üzereyim. Söylüyorum, tekrarlıyorum ama ben de her şeyi hastalardan beklemiyorum. Birlikte başaracağımız her yöntemi tutkuyla deniyoruz. Bilgili, sağlıklı, mutlu ve maskeli kalın.

Yazarın Diğer Yazıları

  1. RAHİM AĞZI KANSERİ FARKINDALIK AYI
  2. BİLİNEN VE BULUNAN SON MUCİZE: KİŞİYE ÖZEL BESLENME
  3. KAN VERELİM LÜTFEN!
  4. YENİ YIL...
  5. ‘PROFESYONEL MÜCADELE NET BİR İHTİYAÇ’
  6. OZON TEDAVİSİ
  7. KRONİK İNFLAMASYON
  8. UYUYUN, YARIN ÇOK GÜZEL OLACAK!
  9. BİR BAŞKA SELFIE!
  10. Çocuk kanserleri ve farkındalık ayı aralık

© Copyright 2021

Milliyet Gazetecilik ve Matbaacılık A.Ş.