SKORER
PEMBENAR
CADDE
YAZARLAR
You are already subscribed to notifications.

ODALARDA NELER OLUYOR?

.

ABONE OL
Milliyet Haber

İki günlük haliyle değerlendirmiştim Clubhouse’ı! Herkesin kafasındaki soru; ‘Kalıcı olacak mı?’ Benim için hâlâ nitelikli can sıkıntısı gibi olsa da
üye sayısındaki hızlı artış, yukarıdaki sorunun cevabını veriyor.

Söz uçar, yazı kalır

Diğer sosyal mecralara göre en farklı tarafı, gerçek zamanlı ilerlemesi ve anların Clubhouse platformu üzerinde uçup gitmesi. Üye sayısındaki artışa oranla oda sayılarına katılım o kadar da artmış değil. Öngörülen bu muydu bilmiyorum ama platform ünlü insanların ünsüzlerin odalarında dinleyici olmasıyla da ilginçleşiyor. Geyik sohbet dönerken birden ‘Aha Ece Seçkin odada’, ‘Nevzat Aydın bizi dinliyor’ gibi birçok örnek bulabilirsiniz.Herkes teknik bilgiler verse de sosyal medyaların kalıcı popülerliğini sağlayan içerisinde flört etme fırsatları sunabilmesi.

Neticede en ilham verici sosyal medya buluşlarından Pinterest’in hayatlara tam değememesi dahi bu sebepten! Buranın yeni oluşmaya başlayan fenomenleri tersini savunsa da havadan sudan konularla açılmış odalar tam da buna hizmet ediyor. 

Bu sohbetlere kulak kabartın

10 günlük deneyimde benim favori odalarım Cem Nadiran; hepinizin tanıdığı mahlasıyla Funky-C’nin Birol Giray, Hakan Kabil gibi isimlerle yaptığı, DJ’ler, prodüksiyon ve müzik üzerine sohbetler muazzam akıyor. Kurumsal deneyimlerini ‘Bedava Fikir’ podcast’leriyle paylaşan Hakan Şık da kendi gibi
isimlerle birlikte beyaz yakalı ağırlıklı dinleyicilere yaptığı ‘Gogo go’ sohbetleriyle ilgi çekici. Hatta geçenlerde burada bahsettiği beyaz yakanın home office deneyimlerine çok güldüm.

Clubhouse çılgınlığı en azından bu seviyede bile gitse, diğer sosyal medya platformları için onlardan çalma eğiliminde olacak. Yine Hakan Şık’tan öğrendiğim ‘FOMO’ (Fear of Missing Out) yani bir şeyler kaçırma telaşı, sosyal medya fenomenlerinin etkileşimlerini şimdiden zayıflattığına eminim. Burada gerçek zamanlı akışta olurken, hem kendileri hem de takipçileri Instagram’ın akışına daha az bakınıyor.

Daha iyi olmaya teşvik etmek!

Neredeyse 2 milyon kişiyi direkt etkileyen restoranların kapalılığıyla alakalı belirsizlikte sektörün sesi çok daha fazla çıkmaya başladı. Geçtiğimiz hafta Kenan Erçetingöz’ün Kaya Demirer, Cem Mirap, Barış Tansever ve Uğur Talayhan söyleşilerinde gördüm ki sektör kendine bu virüsle mücadelede güveniyor. HES kodu gibi kodlamanın yanı sıra güvenli turizm sertifikası gibi çok iyi hazıranmış bir uygulama var. Dışişleri Bakanlığı, Kültür ve Turizm Bakanlığı bu sertifikanın tanıtımını yapıp, henüz aşı dahi yokken turizm sektörünü ayakta tutmuştu. Bu sertifikanın karşılığında personel eğitimi, hijyen kuralları ve sosyal mesafeden ötürü kapasite sınırlamaları işi daha masraflı hale getiriyor. Burada güveni sağlayacak olanlar turistik, lüks sınıfa giren pahalı restoranlar. Aslına bakarsanız, sertifikanın uygulanmasında eksik kalacak mekanlar yüzünden iyi olan restoranlar da cezalandırılıyor. Keşke sertifikası olanlar ve iyi uygulayanlar açılsa; yetersiz olanlar da iyi olması adına teşvik edilse. Bilim Kurulu’nda bunun analizini yapıp, çözüm üretecek insanların olduğunu farz ediyorum!

AKLIMDA KALANLAR

Botoksunun, dudak dolgusu sanılmasına çok bozulup story atan fenomen!

Kültür elçiliği tartışılan Nusret’in Andrea Bocelli’ye kendisini tebrik ettiren piyano resitali çektirmesi, üstüne Amerikan futbol efsanesi Tom Brady’nin şampiyonluk kutlamasında kendisinin hikayesini paylaşması.

Elon Musk’ın dünyadaki para sistemini bozma adına attığı tweet’ler, yaptığı alımlar...

 

Yazarın Diğer Yazıları

  1. ‘İYİ Kİ’ TESELLİCİLERİ
  2. DIŞ GÖRÜNÜŞLE YARGILAMA (!)
  3. KAPİTALİZMİN MEŞİN YUVARLAĞI
  4. TREND Mİ, YENİ GELECEĞİN İLK ADIMI MI?
  5. NİSANDA ADANA...
  6. Yazı kurtarmak...
  7. YENİ NESİL ÇOCUK İŞÇİLER!
  8. SEZONA ‘KISA’ MI DEDiNiZ?
  9. İÇİMİZDEKİ MEGHAN’LAR
  10. 07-19 arası sosyalliğine hazır mıyız?

© Copyright 2021

Milliyet Gazetecilik ve Matbaacılık A.Ş.