SKORER
PEMBENAR
CADDE
YAZARLAR

‘Gel buraya Adnan’ ve sadistlik üzerine...

.

ABONE OL
Milliyet Haber

- İki teğmen tarafından kefeni giydirilmiş Adnan Menderes’e darağacına gitmeden hemen önce “Güle güle” dedi adam, ardından da alay eder gibi, “Affet, ağzımdan kaçırdım Adnan’cığım” diye devam etti cümlesine.

Yassıada’yı konuşurken hep dava dosyaları ve savunma hakkı üzerinde duruyoruz ya, oysa “görev aşkıyla”, sadist tavırların birbirine karıştığı yerleri, özellikle de Ada Komutanı Tarık Güryay’ı konuşmamız lazım.

- Tarık Güryay 1970’lerde yazdığı “Bir iktidar yargılanıyor” kitabında ve 1985’te Emin Çölaşan’a verdiği röportajda, sadece bürokratlara şiddet uyguladığını iddia etti. Mahkeme salonunda kendisini savunmaya çalışan, sanık Muğla milletvekiline, “Pez...” diyen onbaşıya 15 gün “Bizdensin” izni veren birinden söz ediyoruz. Kitabı ve röportajında “Bunlara fiske vurulmayacak” diye emir verdiğini iddia etse de, Menderes’e en fazla şiddet uygulayan kişi o dönem yaveri olan Binbaşı Teoman Koman.

- Adnan Menderes’in intihar girişiminde bulunduğu gecenin sabahında, bağladığı hattaki telefon konuşmasını dinleyen Yassıada santralindeki görevli Ada Komutanı Güryay’ın konuştuğu kişiye “İt oğlu iti ipte görmek istiyorum. Ölmemesi gerekiyor” dediğini anlatmıştı uzun yıllar sonra.

Böyle bir ruh halinin sanıklara şiddet uygulamadığını iddia etmesi garip bir çelişki.

- Müebbet hapis cezası alan Muhlis Erdener’in kalp spazmı geçirdiği gece, koğuşuna gittiği hasta adamın gerdanını okşayarak, “Memleket menfaati için beş Erdener, otuz Erdener ölmüş, ne olur sanki” diyebilen biri o. Koğuştaki bu sözlerini onaylayan bir diğer sanık Sezai Akdağ’a da, izinsiz konuştuğu için “Uzat ellerini” deyip, sonra da elindeki bastonla vuran adam da o. Ermeni asıllı milletvekili Zakar Tarver’in, daha yargılama başlamadan dayaktan öldürülmesi ve kalp krizi denmesi yeter de artar yaşatılanları anlatmaya...

- Cezayı, yasalara göre mahkemelerin verdiğini önemsemeyen biri o. Yassıada’da, gizlice resim çekerken yakalanan bir albayın yüzüne attığı tokatlar anı kitaplarında, Yassıada’da görevi sona erdikten sonra tartıştığı iki trafik polisine silah çektiği bilgisi gazete arşivlerinde duruyor. Bizans döneminden kalma zindanlara attırdığı sanıkları gururla anlatan ve “Zeminde su yoktu ama” diye kendini savunabileceğini zanneden garip bir kafadan söz ediyoruz yani.

- Tarık Güryay’ın en sorunlu yanı sanıklara karşı kişiselleştirmiş bir hınç ve öfke duyması. Yasalar gereği Adnan Menderes’in idam cezası alan diğer sanıklar gibi güneş doğmadan idam edilmesi gerekirdi. “Affederler, vazgeçerler” endişesiyle Adnan Menderes’i saat 13.00’ten sonra idam ettirdi Tarık Güryay. İnfazın yapıldığı gün Tarık Güryay’ın dönemin Genelkurmay Başkanı Cevdet Sunay’ın infazı durdurmak adına açtığı telefona çıkmadığını söyleyenler de var, telefona çıktı ama yetki bende değil, 1. Ordu Komutanı’nda deyip infazı çabuklaştırdığını söyleyenler de.

- Sahibinin sesi diye özetlemek lazım aslında Tarık Güryay’ın durumunu. Darbede en aktif rollerden birine sahip olan, daha sonra da Milli Birlik Komitesi Üyesi olan Orhan Erkanlı, Ada Komutanı Tarık Güryay’ın bizzat Cemal Gürsel tarafından o göreve atandığını anlattı yıllar önce. Hatta Milli Birlik Komitesi üyelerine de sorunlu davranışından dolayı görevden almak istediklerinde Cemal Gürsel’in buna izin vermediğini de söyledi.

- Mustafa Kemal Atatürk’ün yatı Savarona’yı Tarık Güryay’ın emrine veren güç, o yatta yaşananlardan da mutlaka haberdardır. O kısımlarla ilgilenmeyi kendime yakıştıramam ama Polatkan ve Zorlu’nun infazında acele etmek için Savarona’yı Yassıada’ya yanaştırmaları emrini verdiğinde o anısı büyük yatın karaya oturmasına neden olduğu ve bu konuda da kendisine dokunulmadığı mutlaka bilinmeli.

- Tarık Güryay Yassıada’daki hizmetlerinin karşılığını atamalarla almış biridir. Kuleli Askeri Lisesi Komutanlığı gibi bir göreve getirilmiş, sonra Erzurum Askerlik Şubesi’ne tayin edilmiştir. Bunları değiştirmek mümkün değil ama Tarık Güryay’ı mümkün olduğunca çok anlatmak, yaptıklarını tüm nesillere aktarmak gerekir. Allah günahlarını affetsin...

Acayip reyting alırlar

ABD’den Skype üzerinden bağlandığı canlı yayınlarda zeybek falan oynayan bir profesör var, adı Mehmet Çilingiroğlu.

Nedense ekranda türkü söylediği zamanlarda aklıma Ajdar’ın Çikita Muz şarkısı geliyor. Her neyse, bu Profesör Çilingiroğlu, Canan Karatay’ı canlı yayında tartışmaya davet etmiş.

En son ekranda lahmacun yerken izlemiştim Karatay’ı, kelle-paça çorbası içti mi, bilmiyorum.

Her neyse, bu ikili arasındaki bir tartışma programı diziler kadar reyting alır, buna hiç şüphem yok.

Şüpheli olduğum tek konu, popüler olmayı seven bu iki isimin tartışmasının ne kadar bilimsel olacağı...

Yasaklar şimdilik kalktı

Yarın aylar süren karantina süreci sona eriyor.

Ama bu, karantina süreçlerinin tamamen bittiği anlamına gelmiyor.

Koronavirüs öncesi gibi yaşamaya kalkarsak, yasaklar eskisinden belki daha da sert olarak geri dönecek.

En ufak bir özensizliğin ağır sonuçları olacağını hiç unutmamak lazım...

Yazarın Diğer Yazıları

  1. OZAN GÜVEN’İ Mİ BİTİRECEĞİZ ŞİDDETİ Mİ?
  2. Cem Yılmaz, Ozan Güven, arkadaşlık
  3. Ava giderken avlanmak
  4. Ersin’in can dostu ve gelişim
  5. Yeter ki amigolar gölge etmesin...
  6. Döneri bırak, kahveye bak...
  7. 2 milyon dolarlık adam
  8. İngiliz’i İngilizce sınavına sokmak...
  9. USA ve USA çocukları...
  10. Tek başına yaşayan kadın olmak...

© Copyright 2020

Milliyet Gazetecilik ve Matbaacılık A.Ş.