SKORER
PEMBENAR
CADDE
YAZARLAR
You are already subscribed to notifications.

İstanbul'un kalbinde 'Yıldız'lı yemekler

.

Milliyet Haber

Taksim, yıllar yılı İstanbul’un en büyük sosyalleşme merkezlerinden biri olmuştur. İstiklal Caddesi, Sıra Selviler Caddesi ve Gezi Parkı, 1925 yılında halkın bağışlarıyla İtalyan heykeltıraş Pietro Canonica’ya yaptırılan, bir yüzü Kurtuluş Savaşı’nı, diğer yüzü ise Cumhuriyet Türkiye’sini simgeleyen Taksim Cumhuriyet Anıtı, ilk günden bugüne randevusu olanların buluşma noktasıdır.
Geçtiğimiz günlerde hem Taksim’e çok yakın hem de bölgenin keşmekeşinden uzakta bulunan Gezi Hotel Bosphorus’u ziyaret ettim. 67 odalı, genellikle yurt dışından misafirlerini ağırlayan otel, pandemiyle birlikte iç piyasa açığını kapatmak için harekete geçmiş ve bünyesinde bulunan restoranı Blu İstanbul’un menüsünü yenilemiş.
Dört yılı aşkın süredir otelde görev alan ve ailesi de aynı mesleği icra eden şef Ömer Yıldız, bizlere deniz mahsülleri sundu.
Öncesinde genel müdür Kemal Erim ile sohbet ettik. Kendisi yerli turistlere otel restoranlarının fiyatlarının ürkütücü geldiğini ve Atatürk Kültür Merkezi’nin yeniden faaliyete geçmesiyle gelen kitlenin değişmeye başladığını anlattı.
Kısaca tarihinden de bahsetmek gerekirse, 2008 yılında el değiştiren mekan iki kardeşten birinin pastane diğerinin otel bölümünü seçmesiyle ikiye ayrılıyor. Pastane bölümü aynı kalırken, otel bölümü yeniden el değiştiriyor ve 2014’te gidilen renovasyonla restoran şimdiki halini alıyor.
Burası aynı zamanda otelin kahvaltı mekanı, yani tüm yemek operasyonu burada gerçekleşiyor. Manzarası ise muazzam...

Deniz mahsülleri

Blu İstanbul, kişiye özel butik hizmeti, konforlu ortamı ve sıcak ambiyansıyla öne çıkıyor. Türk ve Akdeniz mutfağının neo-lokal örneklerini görebilirsiniz. Şimdi şef Ömer Yıldız’ın deniz mahsüllü tadım menüsüne gelelim.
Somonlu buscetta, hafif ve soslarıyla iştahınızı açıyor. Ardından masaya Fransız usulü kabuklu balık çorbası geliyor. Çok başarılı buldum. Bu arada leziz bulduğum ekmeklerin de burada yapıldığını öğreniyorum.
Sonrasında yumuşak yapısı ve tam kıvamında pişirilmesiyle ahtapot polpo affumicata ve ardından levrek tempura sunuluyor. Levrek de ahtapot da leziz.
Siyah risotto ile ızgara karides tabaklarımızdaki yerini alıyor. Buharda sebzeli fırınlanmış dil balığı ise masanın yıldızları arasına giriyor.
Tatlılardansa tiramisuyu denedik. Kıvamı ve akışkanlığıyla mutlu ediyor.
Öte yandan otel, şehirli ve zamansız tasarımının yanı sıra 1940’lı ve 1950’li yılların mimari stillerinin üzerinde yapılmış modern bir döngüyü anımsatıyor. Ünlü ressam Piet Mondrian’ın çağdaş tasarım anlayışıyla ayrı bir görkeme sahip ve onun tablosundan esinlenerek dekore edilen oda ve süitlerle ressamın sanat anlayışı benimseniyor. Tarih kokulu ve dokulu bu mekanda yemekler de altın harflerle hafızalara kazınıyor.

Yazarın Diğer Yazıları

  1. Topraklarından tarih fışkıran şehir
  2. Muhteşem Hatay
  3. Ege'nin aynasıdır Aydın
  4. KÖŞKEROĞLU BAŞARISI
  5. MAYADAN TATLAR
  6. Gelenek ve geleceği bir araya getirenler
  7. HARİKALAR YARATAN ŞEF
  8. Anadolu lezzetleri The Ritz-Carlton'da
  9. Hıdırellez'e özel menü
  10. Caddebostan’da sempatik suşi durağı