SKORER
PEMBENAR
CADDE
YAZARLAR

Hukuksal konulara profesyonel çözümler

.

SELEN DENİZ

16 yıllık deneyimle yurt içi ve yurt dışında birçok kişi ve şirketi temsil eden, Lider Hukuk Ofisi’nin kurucularından Avukat Zafer Binici, “Kesinlikle avukatınız olsun ve danışmaktan çekinmeyin. Basit görünen bir konu, içinden çıkılmaz hale gelebilir” önerisinde bulundu.

Dokuz Eylül Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nden mezun olan Lider Hukuk Ofisi’nin kurucuları Avukat Zafer Binici ve Avukat Hakan Pirbudak, dostluklarını ortaklığa dönüştürdü. 16 yıldır serbest avukatlık yapan başarılı ikili, Türkiye genelinde birçok hukuksal konuyu çözüme kavuşturuyor.

- Lider Hukuk Ofisi olarak hangi alanlarda hizmet veriyorsunuz?

Ortağım Avukat Hakan Pirbudak bankacılık ve finans, ticaret hukuku ve gayrimenkul hukukunda daha aktif çalışıyor. Ben ise; ceza hukuku, sağlık hukuku ve malpraktis davaları ile icra iflas hukukuna yoğunlaşıyorum. Bizimle çalışan sekiz avukat arkadaşımız ile birlikte ince eleyip sık dokuyoruz. Ekibimizde 12 katip arkadaşımız da var. Ayrıca danışmanlık yaptığımız firmaların sözleşmeler, arabuluculuk ve diğer hukuksal faaliyetleri de yine ofis bünyesindeki uzman avukat arkadaşlarımız tarafından takip ediliyor.

- Yatırım danışmanlığı tam olarak nedir, ne tür hizmetler sunuyorsunuz?

İstanbul merkezli birçok müvekkilimiz olması vesilesiyle yatırım danışmanlığı konusunda epeyce bir yol kat ettik. İstanbul ve İzmir arasında ticari uçurumun yavaş yavaş kapanmaya başladığı günümüzde, yatırım danışmanlığı konusunda ciddi çalışmalar yapıyoruz. Burada biz işin tamamen hukuki boyutundayız, müvekkillerimizi yatırım konusunda doğru kişilerle buluşturup süreci sonuna kadar takip ediyoruz. Bu konuda katılmış olduğumuz eğitimlerden aldığımız birçok uzmanlık sertifikamız var. Yatırım danışmanlığı konusu hukuk alanı dışında da uzmanlık gerektiriyor. Bizler hukukçuyuz, ama hukukun dışında da ticaret erbaplarıyla özellikle gayrimenkul alım ve satım işiyle ilgilenen kişilerle birlikte hareket etmek zorundayız ki müvekkillerimizin menfaatleri en üst seviyede tutalım. Dolayısıyla dışarıdan gayrimenkul yatırım danışmanlığı konusunda çalışan firmalar ve şahıslarla partnerlik ilişkilerimiz mevcut; örneğin Alaattin Yılmaz sayesinde İzmir organize sanayi bölgelerinde iş insanlarıyla ciddi çalışmalarımız oluyor.

- Kurumsal müşterilere mi bireysel müşterilere mi ağırlık veriyorsunuz?

Müşteri portföyümüze bakıldığında kurumsal müvekkillerin, daha doğrusu ticari şirketlerin daha ağırlıkta görülebilir. Tabi kurumsal şirketlerin bireysel müvekkillerden fazla olması, bireysel müşteri ve davalardan uzak durduğumuz anlamına gelmiyor.

- Profesyonel hayatta herkes bilmeli dediğiniz hukuksal konular nelerdir? Sizce herkes en az da olsa hangi hukuk bilgisine sahip olmalı?

Herkesin bilmesi gerektiği birinci konu şu; avukatları olmalı. Hiçbir vatandaşın özellikle hukukla ilgili bir konuda kendi başına hareket etmesini önermiyoruz. Hiçbir şey yapamıyor ise hiçbir tanıdığı olmasa dahi evinden çıktıktan sonra ilk gördüğü avukatlık ofisine gidip konuyla ilgili danışmanlık alabilir. Çok basit gibi görünen bir hukuki konu işin içinden çıkılamaz bir hal alabiliyor. Önerimiz muhakkak bir avukatları olsun ve danışsınlar.

Kısa sürede çözüm

- Uzlaşma hukuku ve arabuluculuk faaliyeti hakkında bize biraz bilgi verebilir misiniz?

Uzlaşma ve arabuluculuk faaliyetleri Türk hukukuna yeni girmiş olmasına rağmen uluslararası alanda uzun yıllardan beri kullanılan ve uluslararası ticari şirketlerin çok fayda gördüğü mevzuatlardır. Türkiye’de ki yargının iş yükü belli, mahkemelerin ne kadar sürede sonuçlandığı belli ve dolayısıyla vatandaşın kendi hakkını kazanabilmesi çok uzun yıllar sürebiliyor. Arabuluculuk faaliyetinde konu henüz yargıya gitmeden taraflar, arabulucu sıfatını kazanmış hukukçular aracılığıyla problemlerini çözüp bir tutanağa bağlayabiliyor. Bu tutanak da mahkeme ilamı yerine geçtiği için taraflar arasında ki çözüm Türkiye mevzuatına göre bir mahkeme kararı çerçevesinde çözülmüş olarak kabul ediliyor. Sonradan çıkan ceza davalarındaki uzlaşma kurumu daha çok ceza hukukuna yöneliktir. Şunu da belirtmekte fayda görüyorum, henüz çok yaygın olmasa da biz vekilliğini yaptığımız şirketlere özellikle yurt dışı bağlantıları olan şirketlere tahkim konusunu özellikle ve ısrarla öneriyoruz. Tahkim de aynı şekilde şirketler arasında ki çok büyük davaları kısa süre içerisinde her iki tarafın da memnun kalabileceği şekilde bitirebilen bir kurum.

- Sivil toplum alanında uzmanlaştığınızı biliyoruz. Türkiye’de sivil toplum oldukça hassas ve kimi zaman da sansasyonel bir alan. Bu konuda neler söylersiniz?

Toplum yararına gördüğümüz her tür sivil toplum kuruluşuna sonuna kadar destek veriyoruz. Toplum yararı amacı dışında kurulmuş başka amaçlar güttüğüne inandığımız ve hissettiğimiz STK’lara da en başta cephe alıyoruz. Özellikle iş insanlarının dayanışma ruhuyla bir arada bulunduğu birbirleriyle fikir alışverişinde bulundukları sosyal topluluklar içerisinde, mümkün olduğunca hukuki konular hususunda bilgilendirme ve destek olma amaçlı bulunmaya çaba sarf ediyoruz.

- Yurt dışından müvekkil kabul ediyor musunuz?

Yurt dışından bireysel müvekkillerimizden ziyade Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olup yurt dışında yaşayan ancak yatırımlarını ülkemizde yapan müvekkillerimiz var. Ayrıca yurt dışı merkezli olan ancak Türkiye’de de faaliyet gösteren şirketler ve müvekkillerimiz var. Bunlarla alakalı olarak Avrupa’nın üç ayrı kentinde partnerlik yaptığımız hukuk ofisleri bulunuyor.

‘İFADE ÖZGÜRLÜĞÜ KAVRAMINA DİKKAT EDİLMELİ’

- Sosyal medya paylaşımlarına nasıl dikkat etmeliyiz?

Örneğin, hiçbir art niyeti ve kötü niyeti olmadan hiçbir siyasi amaç gütmeden ani bir refleksle sosyal medyada paylaşılmış bir ileti yüzünden müvekkilimin aleyhine açılmış bir davada müvekkilim epeyce bir süre mağdur oldu. Çok uğraştık ve beraat kararını aldık. Fakat bu iki yılın müvekkilimiz için bir kabusa dönüştüğünü gözlerimizle gördük. Bu konuda, girdiğimiz toplantı ve sohbetlerde, sosyal medyadaki paylaşımların bazen başlarına iş açabileceği konusunda uyarılarda bulunuyoruz. Paylaşımlar kesinlikle hakaret içermemeli. Şuna çok dikkat etmeliler, söylenen sözün gerçekten ifade özgürlüğü kapsamında olup olmadığı konusunda çok ince bir çizgi var. Dolayısıyla vatandaş paylaşımda bulunurken ifade özgürlüğünün altına sığınıp ani bir refleksle hareket etmesin. İfade özgürlüğünün, bir başkasının hakkına girdiği, bir başkasına hakaret içerdiği noktada bittiği de unutulmamalı.

Diğer Haberler

  1. Birlikte karar verecekler
  2. 'AK Parti Ailesi’ni hiçbir güç sarsamaz'
  3. Öncü kent Denizli
  4. Marmaris’e yeni arıtma sistemi!
  5. Şanslılar belirlendi
  6. Sokaklar ıhlamur kokacak
  7. ‘Kızımı kurtarın’
  8. Mavi kapakla umut olacak
  9. “Ayvalık’ımızı koruyacağız”
  10. Narlıdere’ye ilk aile çay bahçesi

© Copyright 2020

Milliyet Gazetecilik ve Matbaacılık A.Ş.