21.12.2025 - 05:03 | Son Güncellenme:
Seray Şahinler - İzmir’in kuruluşunu müjdeleyen, antik dünyanın önde gelen kehanet merkezlerinden Klaros’un tarihi aydınlanıyor. Menderes ilçesinde, kıyıya yakın ama kalabalıktan uzak bir ovada yer alan ve Tanrı Apollon’un kutsal sesiyle yankılanan Klaros Kutsal Alanı, geçmişinde yalnızca bireylerin değil, kentlerin ve kralların kaderini tayin eden bir karar alanı olarak görülmüş. Arkeoloji ve mitoloji için oldukça önemli bir yer olan Klaros’un mirası uzun yıllardır deyim yerindeyse "saklı kalmıştı." Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın öncülüğünde, Ege Üniversitesi’nin bilimsel liderliğinde sürdürülen kazı çalışmalarına bu yıl Saya Holding sponsor oldu. Biz de Milliyet Arkeoloji olarak Doç. Dr. Onur Zunal’ın bilimsel danışmanlığında yürütülen kazıları yerinde inceledik.
Kutsal alanın mazisi, Troya Savaşı öncesinden, yani günümüzden yaklaşık 3.300 yıl önce başlıyor. Kolophon Antik Kenti’nde yer alan bu alan, Notion Antik Kenti’ne kutsal yollarla bağlanıyor, hem inanç hem de siyasi kararlar açısından evrensel ve bölgesel bir otorite işlevi görüyordu. Bu stratejik konum, Klaros’u dini bir merkez olmanın ötesine taşıyarak, bölgesel bir hafıza ve karar mekânı hâline getirdi.
Apollon'un sesiyle
Antik Çağ’da Apollon adına kehanetlerin yapıldığı Klaros Antik Alanı, yalnızca bireylerin değil, kralların ve şehirlerin geleceğini belirleyen bir merkezdi. Klaros’u bugüne taşıyan en önemli özellik ise üç büyük Apollon kehanet merkezinden biri olması. Diğer iki kent ise Yunanistan’daki ünlü Delphoi ve Türkiye’deki Didyma kehanet merkezi. Üç kent arasında coğrafi ve sembolik olarak önemli konuma sahip olan Klaros, tanrı Apollon’un sesiyle konuştuğuna inanılan kâhinler, kralların ve halkların geleceğini şekillendiren yer olarak biliniyor. Döneminin politik kararları da buradaki kehanetler doğrultusunda alınmış. Bu yönüyle Klaros, yalnızca bir kutsal alan değil; şehir kurduran, kader tayin eden bir medeniyet merkezi niteliği taşıyor. Antik yazar Pausanias’a göre Büyük İskender’in gördüğü rüya, Klaros’taki kâhinler tarafından yorumlanmış. Klaros’un tarihi de İzmir’in kuruluş hikâyesiyle de burada doğrudan birbirine bağlanıyor.
Antik yazar Pausanias’ın aktardığına göre, Büyük İskender’in rüyasında iki Nemesis tanrıçası, Pagos Tepesi’ni işaret ediyor; bu rüya da Klaros Kehanet Merkezi’ne taşınıyor. “Pagos’un yamaçlarında oturanlar üç dört misli daha mutlu olacak” diyerek, Smyrna’nın yerini işaret eden kahinler, İzmir’in doğuşunu müjdeliyor. Saya Holding, Klaros’a verdiği destekle, geçmişin bilgeliğiyle geleceğin şehir kültürü arasında bir köprü kuruyor.

Kehanetler politik ve kültürel bir araç oldu
Kazı Başkanı Doç. Dr. Onur Zunal, Klaros’u şöyle anlatıyor: "Klaros, Batı Anadolu’da Kolophon ve Notion kentlerine bağlı bir kent dışı kutsal alan ve antik dünyanın önde gelen kehanet merkezlerinden biridir. Kuruluşu M.Ö. 13. yüzyıla kadar giden Klaros’un en önemli yapıları arasında yapımı yaklaşık 450 yıl süren 26x45 metre ölçülerindeki Hellenistik Dönem Apollon Klarios Tapınağı sayılabilir. Bu tapınağın içinde yer alan anıtsal boyutlardaki Apollon, Artemis ve Leto heykelleri de yerinde bulunup günümüze kadar en iyi durumda korunagelmiş olan kült heykeli grubunu oluşturur.
Vebaya çare arandı
Klaros’u asıl üne kavuşturan ise Apollon’un gelecekle ilgili verdiği isabetli tahminler olmuştur. Örneğin, Büyük İskender, Smyrna kentini kurmadan önce komutanı Lysimakhos’u Klaros’a göndererek Apollon’a görmüş olduğu rüyayı yorumlatmış ve ardından Smyrna kentini bugünkü yerine taşımıştır. Ayrıca M.S. 165-180 yılları arasında yaşanan veba/çiçek hastalığı salgını antik dünyanın tamamını etkilemiş ve bu hastalığın çaresini arayan insanlar Klaros’a akın etmiştir.
Klaros’un en dikkat çekici yönlerinden birisi de yakın ve uzak ülke/şehirlerden gelen delegasyonların varlığının yazıtlar aracılıyla bilinmesidir. Kısacası Klaros, yalnızca kehanet üretmekle kalmayıp bu kehanetleri politik ve kültürel bir araç olarak kullanabilen nadir merkezlerden biridir. Armağanların yaygınlığı ve yapılar üzerindeki izi, antik dünyanın dinsel ve sosyal yaşamına dair somut bir tanıklık sunar.

51 yıl kazı 68 yıl ara
Klaros, arkeolojik olarak geç keşfedilmiş ve sık sık yarıda kalmış bir kazı hikâyesine sahip. Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın son dönemdeki Geleceğe Miras Projesi kapsamında verdiği destekler Klaros Antik Alanı Kazıları’nın ilerlemesinde önemli bir rol oynadı. İşte adım adım Klaros’un kazı tarihçesi...