Arkeoloji‘Homeros toplumsal hafızanın taşıyıcısıydı’

‘Homeros toplumsal hafızanın taşıyıcısıydı’

17.02.2026 - 04:05 | Son Güncellenme:

Prof. Dr. Rüstem Aslan, “Homeros-Yeni Başlayanlar İçin” adlı kitabında Homeros’un yaşadığı dünyayı, destanların ardındaki tarihsel ve edebî katmanları aydınlatırken çağdaş yorumlarla yeni kapılar aralıyor. Aslan “Homeros, yaşadığına inanılan dönemde yalnızca bir şair değil, aynı zamanda toplumsal hafızanın taşıyıcısıydı” diyor.

‘Homeros toplumsal hafızanın taşıyıcısıydı’

Seray Şahinler - Doğu ile Batı’nın edebi hafızasının kesiştiği noktada, etkisi binlerce yılı aşan bir ozan durur: Homeros. İlyada ve Odysseia yalnızca kulaktan kulağa aktarılan kahramanlık anlatılarının yazıya dökülmüş biçimleri mi, yoksa tek bir yaratıcı zihnin ürünü mü? Troya kazılarının başkanı Prof. Dr. Rüstem Aslan, yüzyıllardır konuşulan bu kadim sorudan yola çıkarak okuru 3 bin yıllık bir iz sürme serüvenine davet ediyor. Aslan, “Homeros-Yeni Başlayanlar İçin” adlı kitabında Homeros’un yaşadığı dünyayı, destanların ardındaki tarihsel ve edebî katmanları aydınlatırken çağdaş yorumlarla yeni kapılar aralıyor.

Haberin Devamı
Haberin Devamı

Edebiyatın, tarihin, epik anlatının, Antik Çağ’ın en öne çıkan isimlerinden biri Homeros. Onun hakkında böyle kapsamlı bir kitap fikri nasıl doğdu ve nasıl şekillendi?

Homeros üzerine kapsamlı bir kitap yazma fikri, 1988 yılında öğrenci olarak başladığım Troya kazıları sırasında başlayan ve uzun yıllara yayılan akademik birikim sonucunda ortaya çıktı. Homeros’un hem edebiyat hem tarih hem de kültürel bellekteki yeri, ama özellikle şiir tarihindeki yeri, onu yalnızca bir ozan olarak değil, antik çağların kolektif hafızasının poetik biçimlendiricisi olarak öne çıkartıyor. Kitap fikri, özellikle Homeros’un eserlerinin hem metin içi anlatım teknikleri hem de toplumsal ve kültürel yansımaları üzerine derinleşen çalışmalarımdan ortaya çıktı.

Haberin Devamı
Haberin Devamı

‘Homeros toplumsal hafızanın taşıyıcısıydı’

Bir etkileşim ağı

Haberin Devamı

Kitapta Homeros’a dair birçok yoruma ve tartışmaya pencere açıyorsunuz. Araştırmalarınızda karşınıza çıkan, sizi şaşırtan ve Homeros’a dair yeni okumalar yaptıracak ne tür bilgilere ulaştınız?

Araştırmalar sırasında en şaşırtıcı bulgular, Homeros’un eserlerinin farklı ülkelerde, kültürlerde ve farklı dönemlerde aldığı biçimlerde ortaya çıktı. Örneğin, Ortaçağ İslam kültüründe Homeros’un anlatıları, bazı metinlerde kahramanlık ve ahlak dersleri bağlamında yorumlanmıştı; bu, Batı’da yaygın bilinen “Yunan mitolojisi” çerçevesinden tamamen farklı bir bakış açısıydı. Bunun yanı sıra Homeros’un metinlerinin sözlü gelenekten yazılı geleneğe geçiş sürecindeki değişimi, onun eserlerinin tarih boyunca esnek ve çok katmanlı yorumlanabiliyor olması beni çok şaşırtmıştı. Bu da Homeros’un “donmuş bir metin” olarak değil, kültürler arası bir etkileşim ağı olarak da okunabileceğini gösteriyor.

Haberin Devamı

Bence Homeros’un metinlerinde insanı binlerce yıldır büyüleyen evrensel duygu, insanın ölüm karşısında anlam arayışıdır. “İlyada”da kahramanlık, onur, öfke ve kader temaları hep bu arayışa yöneliktir. Akhilleus’un öfkesi, aslında ölümsüzlüğe karşı insanın çaresizliğinden doğar; insan, bir yandan unutulmaz olmak ister, öte yandan faniliğin kaçınılmazlığını bilir ve ona boyun eğer. “Odysseia”da ise aynı duygu başka bir biçimde ortaya çıkar: eve dönüş, yani “yitirilmiş bütünlüğü yeniden bulma” arzusu. Odysseus’un yolculuğu sadece coğrafi bir dönüş değil, insanın kendini yeniden tanıma, sınanma ve sonunda kendi faniliğini kabullenme yolculuğudur. İki destan aslında birbirini tamamlar. Homeros’un büyüsü burada gizlidir.

Haberin Devamı
Haberin Devamı

Homeros’a övgüler

Kendi çağında nasıl bir öneme sahipti Homeros?

Homeros, yaşadığına inanılan dönemde yalnızca bir şair değil, aynı zamanda toplumsal hafızanın taşıyıcısıydı. Savaşlar, göçler, gelenekler ve kahramanlık kültürü gibi pek çok unsur, Homeros’un eserlerinde biçim buluyordu. Bu nedenle Homeros, kendi çağında halkı bir arada tutan, ortak değerleri ve kahramanlık ideallerini aktaran bir kültürel karakterdir.

Pek çok eski çağ yazarı ve düşünürü eserlerinde “şairin dediği gibi...” alıntısıyla Homeros’un dizelerine yer verirler: M.Ö. 5. yüzyılda yaşamış Antik Dönem’in en ünlü filozofu Platon’un eseri “Diyaloglar”da, 175 Homeros alıntısı vardır. Platon her ne kadar ideal Devlet’inden “gerçeklerden uzak ve sadece gördüklerini taklit edenler” olarak tanımladığı şairleri “kovsa” da, Homeros hakkında şöyle yazar: “Gerçekten bu şair Yunanistan’ı eğitmiştir”. Aristoteles (Poetika) ise Homeros için “Büyük övgülere layık biridir” der. Herakleitos “Tüm Yunanlar içinde en bilge olan odur” der. Euripides onu “mükemmel ve en tanrısal” olarak tanımlarken, Antik Dönem’in en ünlü tragedya yazarı Aiskhylos kendi tragedyalarının “Homeros’un sofrasından kalan kırıntılar” belirtmekten kaçınmaz.

Haberin Devamı

‘Homeros toplumsal hafızanın taşıyıcısıydı’

Tarihi birer belge

Homeros deyince akla gelen ilk şey İlyada ve Odysseia malum… Siz de kitapta bu destanlar üzerinden bütüncül ve disiplinler etkileşimli bir inceleme yapıyorsunuz. İlyada ve Odysseia’yı tarihte nereye koymak gerek?

İlyada ve Odysseia, sadece edebiyat ürünleri değil, aynı zamanda tarihî ve kültürel birer belge niteliği taşıyor. İlyada, Troya Savaşı ve kahramanlık ideallerini işlerken; Odysseia, bireysel yolculuk, toplumsal normlar ve insanın evrensel mücadeleleri üzerine odaklanıyor. Tarihsel olarak, bu eserler bize Son Tunç Çağ’dan itibaren Ege ve Anadolu’daki kültürel etkileşimleri anlamak için çok önemli ipuçları verir. Destanları hem edebiyat hem tarih hem de kültürel antropoloji açısından temel birer kaynak olarak değerlendirmek gerekir. Büyük İskender’in, İlyada’nın bir kopyasını gittiği her yere yanında taşıdığı söylenir; çünkü onun için bu şiir kahramanlığın özüydü ve bir savaşçının nasıl davranması gerektiğini gösteriyordu. Lev Tolstoy, Homeros destanlarının doğanın kendisine en yakın şey olduğunu düşünüyordu. Viktorya dönemi şairi ve eleştirmeni Matthew Arnold ise bu eserleri baş ağrısına en iyi gelen ilaç olarak tanımlamıştı.

Haberin Devamı

Homeros’u üç bin yıldır ölümsüz kılan şey neydi sizce?

Homeros’u ölümsüz kılan en önemli unsur, eserlerinin hem zaman hem de mekân aşan evrenselliğidir. Kahramanlık, insan doğası, toplumsal düzen, aile ve ahlak gibi temalar, üç bin yıl öncesinden bugünümüze kadar geçerliliğini korudu. Ayrıca, Homeros’un anlatımındaki estetik, ritim ve epik teknikler, metinleri yalnızca tarihsel değil, aynı zamanda edebi bir haz olarak da yaşatıyor.

Arkeolojik Troya taş, sur, kapı, çanak çömlekle anlatılır. Homeros’un Troya’sı ise insanların tutkularıyla, öfkesiyle, sevgisiyle yaşar. Yani biri maddi, diğeri manevi bir dünya sunar. Arkeolog için Homeros’un metinleri, kazılarda bulamadığı şeyi -insanın ruhunu- verir. Homeros’un anlattığı Troya olmasa, kazdığımız taşların hikâyesi eksik kalırdı. Homeros’un binlerce yıl önce anlattığı kent, sadece bir mit değil; Anadolu’nun toprağına gömülü bir gerçekliktir. Troya Anadolu’dur. Bence Homeros’un metinlerinde insanı binlerce yıldır büyüleyen evrensel duygu, insanın ölüm karşısında anlam arayışıdır.

‘Kimliği hâlâ tartışmalı’

Homeros’un tek bir şair mi yoksa bir şair kolektifi mi olduğu, hatta yaşayıp yaşamadığı dahi hala zaman zaman tartışılır. Siz bu konuda ne düşünüyorsunuz?

Homeros’un kimliği konusundaki tartışmalar devam ediyor; bu yüzden klasik “Homeros Sorusu” kesin olarak cevaplanmış değil. Bana göre Homeros diye bir ozan vardı; ama onun poetik mirası sözlü gelenekte şekillenmiş bir anlatı geleneğinin temsilcisi binyıllarda korunageldi. Tabii ki, bazı dönemlerde belirli bir şairin bu geleneği derlediği veya yazıya geçirdiği ihtimali de mümkün. Önemli olan nokta, Homeros’un eserlerinin tek bir yaratıcının ürünü olup olmadığı değil; eserlerin kolektif hafızayı, kültürel değerleri ve epik anlatım geleneğini nasıl yansıttığıdır. Kimi zaman Homeros’un hem yazılı, hem de sözel geleneğe hâkim olduğunu düşündüğümde olmuştur.

Homeros’un anlattığı şehirler, kahramanlar, tanrılar ve savaşlar yalnızca mitolojik figürler değildir; onların izleri Anadolu’nun toprağında, Troya’da, Boğazköy’de, hatta Batı Anadolu’nun sahil kasabalarında hâlâ yaşıyor. Yani Homeros’un destanları “uzakta bir antik dünya” değil, aslında bizim coğrafyamızın köklerinde saklıdır. Bu farkındalık, benim kitabımda özellikle vurguladığım bir şeydir. Özetle,  “keşke herkes bilseydi” dediğim detay muhtemelen şu cümleyle dile getirilebilir: “Homeros’un dünyası sadece bir mit değil, Anadolu’nun kalbinde yazılmış bir gerçekliktir. Keşke herkes bu gerçekliği bilerek yaşasa”.

İslam kültüründe Homeros

Kitapta pek çok medeniyetin Homeros ile temasına değiniyorsunuz. İslam kültürü başlığı ilgimi çeken bölümlerden biri oldu. İslam kültüründe Homeros’un yeri neydi?

İslam kültüründe Homeros, özellikle çeviri hareketleri ve kahramanlık öykülerinin aktarılması yoluyla tanındı. Homeros’un anlatıları, etik, ahlaki ve liderlik dersleri bağlamında yorumlanmış, bazen de alegorik şekilde işlenmişti. Bu durum, Homeros’un eserlerinin evrensel bir boyut kazandığını ve farklı kültürlerin kendi değer sistemleriyle yeniden yorumlandığını gösteriyor. Bizans geleneğinde, Yunan tarihi ve kültürünü inceleme büyük oranda Antik Dönem kişileriyle sınırlanmış olsa da İslam sonrası Arap kültürünün merkezindeki Grek edebiyatına olan yaklaşım, önce Bağdat, daha sonra ise Kahire, Şam, Korduba ve Toledo’da dönemin entelektüelleri arasında bir tür diyalog gibi algılanmıştır. İslam dönemi Arap kültüründeki bu yaklaşımda, Aristoteles ve Platon (Eflatun) gibi kişiler, bilinmez eski dönemlerin karakterleri gibi değil de eserlerinin çevirileri ve yorumlarıyla, okurlar karşında aktif düşünürler olarak kabul görmüşlerdir. Daha 9. yüzyılda dönemin büyük bilim adamı Abu Uthman ‘Amr ibn Bahr al-Jahiz (kısaca al-Jahiz olarak tanınmaktadır); derslerinde öğrencilerine Kuran’la birlikte Aristoteles’i de öğretmiştir. Kendi eserlerinin büyük bir kısmı da Aristoteles’ten yola çıkılarak yazılmıştır. İslam kültüründe eski çağlara ilgi sadece Homeros ile sınırlı kalmamıştır. Bilindiği üzere eski çağ eserlerinin büyük bir bölümü Arapça çevirilerle Avrupa dillerine aktarılmıştır.

EN ÇOK OKUNANLAR

KEŞFETYENİ

İlgili Haberler