ArkeolojiMilliyet Yılın Arkeolojik Keşifleri Listesi: Taş Tepeler’den Akdeniz’e...

Milliyet Yılın Arkeolojik Keşifleri Listesi: Taş Tepeler’den Akdeniz’e...

18.01.2026 - 04:17 | Son Güncellenme:

“Tarih öncesi” kategorisinde Taş Tepeler Projesi kapsamındaki buluntular ilk üçte yer aldı. “Klasik Çağlar” kategorisinde ise Adrasan açıklarında bulunan seramik yüklü gemi batığı ilk sırada

Milliyet Yılın Arkeolojik Keşifleri Listesi: Taş Tepeler’den Akdeniz’e...

Görkem Evci - Milliyet'in 2021 yılından bu yana hazırladığı "Yılın Arkeolojik Keşifleri" listesi, bu yıl da geniş bir katılım ve titiz bir değerlendirme sürecinin sonunda belirlendi. Bu yıl "tarih öncesi" kategorisinde Taş Tepeler Projesi kapsamındaki buluntular ilk üçte yer aldı. "Klasik çağlar" kategorisinde ise Adrasan açıklarında bulunan seramik yüklü gemi batığı ilk sırada bulunuyor. Oylama ve üst kurulun değerlendirmeleri sonucunda insanlık tarihine kazandırdığı katma değer, çalışma şartları ve kamuoyunda yarattığı etki de gözlemlenerek "tarih öncesi", "klasik çağlar" ve "dünya" kategorilerinde ilk 10 buluntu sıralandı.

Haberin Devamı
Haberin Devamı

Karahantepe buluntuları

Tarih öncesi kategorisinde Şanlıurfa'daki Karahantepe'de bulunan 12 bin yıllık insan yüzlü T biçimli taş ve 9x7 metre ölçülerinde, köşe planlı, 3.5 metre yüksekliğinde duvarları bulunan devasa kamusal yapı ve ilgili buluntular ilk sırada yer aldı. Kazı Başkanı Prof. Dr. Necmi Karul'un verdiği bilgilere göre Taş Tepeler'deki dikili taşların çatıyı taşımanın dışında sembolik bir anlamı olduğu, üstteki yatay kısmın başı, dikey kısmın da gövdeyi yansıttığı en başından beri düşünülüyordu. Göbeklitepe'deki dikili taşlarda kol ve el kabartmaları bulunduğunu da hatırlatan Karul, insan yüzlü taşın, bu iddiayı desteklediğini vurguluyor. 

Haberin Devamı

BH yapısı olarak isimlendiren köşe planlı devasa yapının duvar diplerinde sıva ve kerpiç kalıntıları bulunmuş, tabanda da güçlü ateş izleri görülmüştü. Yapıda büyük bir taş kap ve alttan geçen bir kanal da tespit edildi. Kap içinden akan sıvının kanal boyunca ilerlediği anlaşıldı.

Haberin Devamı
Haberin Devamı

Ağzı dikili heykel

Yine Şanlıurfa'daki Sayburç'ta bulunan ağzı dikili insan heykeli, figürlü taş bloklar ve sanat eserleri de listenin ikinci sırasında. Kazı Başkanı Doç. Dr. Eylem Özdoğan, heykelle ilgili şu bilgileri paylaşıyor: "Heykelin kaburgalarının olduğu görülüyor. Yüzü ölü yüzü gibi. Hem ağzında hem alnında dikiş izleri var. Alnın üzerinde taç gibi bir çizgi daha var. O da kafatası soyma işlemini andırıyor." Özdoğan, bu dönem insanlarının ölü gömme adetlerinin çok zengin olduğunu belirtiyor: "Birçok ritüel uygulamaları var ölünün defnedilmesi sürecinde. Heykel de muhtemelen böyle bir ritüelin parçası."

Haberin Devamı

Üslupları farklı

Haberin Devamı

Şanlıurfa'daki Sefertepe'de 10 bin 500 yıllık iki insan yüzü kabartmasının yer aldığı taş blok ve insan yüzlü taş boncuk da tarih öncesi kategorisinde üçüncü oldu. Kazı Başkanı Doç. Dr. Emre Güldoğan, kabartmalarla ilgili şu bilgileri veriyor: "Yüksek kabartma olanın gözbebekleri, göz çevresi, kaş kemeri, burun ve ağzı özenle işlenmiş. Alçak kabartma olan örnekte ise gözler sanki kapalı gibi. Ağız kısmı, bizim Karahantepe'den bildiğimiz o dolgun dudaklı formdan burun ve diğer özellikleri itibarıyla farklılıklar gösteriyor. Yüksek kabartma olan betimde kulaklar çok net bir biçimde karşımıza çıktı. Bir baş tam olarak betimlenmiş." Sefertepe'deki bu figürleri Göbeklitepe ve Karahantepe'deki örneklerden ayıran özelliklerin bulunduğuna dikkati çeken Güldoğan, en önemli farkın göz, kulak ve burun detaylarına verilen önem olduğunu vurguluyor.

Haberin Devamı

Dünyanın en büyüğü

Klasik Çağlar kategorisinde ise Antalya'nın Kumluca ilçesinde Adrasan beldesi açıklarında su altı kazılarında bulunan Geç Hellenistik-Erken Roma Dönemi'ne tarihlenen seramik yüklü gemi batığı listenin ilk sırasında. Kazı Başkanı Doç. Dr. Hakan Öniz'in verdiği bilgilere göre batık, "dünyanın en büyük antik seramik kargosu." Bu sene başlatılan kazıda yepyeni görünümde binlerce tabak, kâse ve tepsi çıkartıldı. Öniz, seramik tabak formlarının çok iyi kondisyonda olmasının nedeninin yaklaşık 2100 sene önce gemiye yüklenmeden önce aralarının kille takviye edilmesi olduğunu kaydediyor. Buluntular 39 ila 47 metre derinlikten çıkarılıyor.

Haberin Devamı

Milliyet Yılın Arkeolojik Keşifleri Listesi: Taş Tepeler’den Akdeniz’e...

İsis büstü

Gümüşhane'deki Satala Antik Kenti kazılarında bulunan Mısır tanrıçası İsis'in bronz büstü bu kategoride ikinci oldu. Kazı Başkanı Dr. Öğretim Üyesi Elif Yavuz Çakmur, heykelin nekropol alanındaki kazılar sırasında bulunduğu belirterek şunları kaydediyor:

"Lejyonların Mitra inancı ile 12 tanrıya olan inancını biliyoruz. Aynı zamanda doğu kültürlerinde bir tanrıçaya olan inançlarını belirtmesi açısından, oldukça önemli bir buluntu olarak karşımıza çıktı. Bu buluntu lejyon askerlerinin dini çeşitliliğini göstermesi açısından önemli."

Oyun taşları

Karabük'teki Hadrianopolis Antik Kenti'nde bulunan Roma askerlerinin strateji oyunlarında kullandığı 5. yüzyıla ait kemik oyun taşları da üçüncü sırada yer aldı. Kazı Başkanı Doç. Dr. Ersin Çelikbaş'ın bu buluntuya dair değerlendirmesi şöyle:

"Strateji oyunlarının Hadrianopolis'te çıkması, buradaki askeri birliğin varlığını daha da somutlaştırıyor çünkü kemik taşlarla Antik Dönem'de oynanan strateji oyunları 'Ludus Latrunculi' ile 'Doudecim Scripta' olduğu bilinmektedir. Her iki oyun da stratejik temele dayanmaktadır."

Haberin Devamı

Listeler nasıl oluştu?

Listelerin hazırlanma aşaması şöyle: Kocaeli Üniversitesi Arkeoloji Bölümü'nden Prof. Dr. Şengül Aydıngün’ün koordinasyonuyla arkeoloji alanlarından lisans, yüksek lisans ve doktora öğrencileri bir kurul oluşturdu. Kurul, 15 Aralık'a kadar haberleri çıkmış keşiflerin öne çıkanlarını belirledi. Kazıların Türkiye tarihine tuttuğu ışık kadar çalışma şartları, Dünya ve insanlık tarihine kazandırdığı katma değer göz önüne alınırken, kamuoyunda yarattığı etki de gözlemlendi. Ayrıca Dünya'dan da ilgi çeken keşifler de belirlendi.

Üst kurul

Prof. Dr. Aydıngün başkanlığındaki kurul "Tarih öncesi" ve "Klasik Çağlar" kategorilerinde 20'şer keşiften oluşan listeyi kısa bilgi notlarıyla beraber, üniversitelerin pek çok bölüm ve sosyal kulüplerine gönderdi. 2000 kişinin oylarıyla ilk 10 buluntu belirlendi.

Milliyet Yılın Arkeolojik Keşifleri Listesi: Taş Tepeler’den Akdeniz’e...

Çalışmanın koordinasyonunu yürüten Aydıngün, şunları söyledi: "Bakanlığımızın izniyle sürdürülen tüm kazıları yıl boyu inceledik. Aralık ayının 15'ine kadar bu incelememiz sürdü. Çünkü yıl sonuna kadar ülkemizin her yerinden sürprizler çıkabiliyor. Çok paydaşlı bir çalışma grubu kurarak ön eleme yaptık. Bilime yeni bir katkı sunan ve tarihsel değeri yüksek örnekler listeye alındı. Bu yıl bir de beş kişilik üst kurul oluşturduk. Kurul üyelerinin üçü bağımsız arkeoloji haberleri yapan isimler: Arkeoloji Haber'den Murat Başlar, ArkeoMedya'dan Özcan Dursun ve Her Şeyin Tarihi'nden Mehmet Altun. Ayrıca Doç. Dr. Thomas Zimmermann ve Prof. Dr. Dominik Kassap Tezgör de bu çalışmanın son değerlendirmelerini yaptılar. Yıllardır Türk Arkeolojisi içinde hizmet vermiş bu yabancı isimler halen bir kazının başkanlığını yürütmedikleri için objektif olarak değerlendirme yapabileceklerinden jüriye teklif edildi. Onlara kabul ettikleri için ve de tüm katılımcılara da destekleri için çok teşekkür ederiz."

Milliyet Yılın Arkeolojik Keşifleri Listesi: Taş Tepeler’den Akdeniz’e...

İlk 10’daki buluntular

Tarih öncesi:

1) Karahantepe (Şanlıurfa): İnsan yüzlü T biçimli taş ve devasa bir kamusal yapı ile tüm bulguları

2) Sayburç (Şanlıurfa): Ağzı dikili insan heykeli, figürlü taş bloklar, sanat eserleri

3) Sefertepe (Şanlıurfa): 10.000 yıl öncesine tarihlenen iki insan yüzü kabartmasının yer aldığı taş blok ile insan yüzlü taş boncuk

Listedeki diğer buluntular

  • Küllüoba Höyüğü (Eskişehir): Bir parça koparıldıktan sonra yakılmış 5000 yıllık ekmek kalıntısı
  • Çatalhöyük (Konya): DNA analizleri sonucunda kadın merkezli bir sosyal yapının hâkim olduğunum ortaya koyulması
  • Tel Kurdu Höyük (Hatay): 7000 yıllık ayak izleri
  • Canhasan (Karaman): 8500 yıllık obsidyen ayna ve Neolitik Dönem'e ait sokaklı yerleşim
  • Kayalıpınar (Sivas): Hitit devlet arşivi ve III. Hattuşili’nin mühür baskısı
  • Göbeklitepe (Şanlıurfa): Duvara yerleştirilmiş insan heykeli
  • Troya (Çanakkale): Yerel üretimin varlığına ve uzak mesafelerle kurulan ticaret ağlarına işaret eden altın broş ve yeşim taşı

Klasik çağlar:

1) Antalya: Adrasan açıklarında su altı kazılarında Geç Hellenistik-Erken Roma Dönemine tarihlenen seramik (binlerce tabak, kâse, tepsi) yüklü gemi batığı.

2) Satala (Gümüşhane): Mısır Tanrıçası İsis'in 20 santimetrelik bronz büstü

3) Hadrianopolis (Karabük): Roma askerlerinin strateji oyunlarında kullandığı beşinci yüzyıla ait kemik oyun taşları

Listedeki diğer buluntular

  • Assos (Çanakkale): 110 metre uzunluğundaki 3 bin 500 yıllık stoa (üstü kapalı, sütunlu galeri)
  • Amastris (Bartın): Medusa'nın ender görülen gülümseyen figürü
  • Perge (Antalya): Aralarında Eros ve Aphrodite'nin de bulunduğu beş heykel
  • Uzuncaburç (Mersin): 1600 yıllık terazi ve harf şeklinde beş demir ağırlık
  • Tyana (Niğde): 1500 yıllık bir vaftizhane
  • Stratonikeia (Muğla): 2 bin yıllık girlandlı (meyve, çiçek ve yapraklardan oluşan çelenk) mermer lahit.
  • Sakarya: Sapanca Gölü'ndeki 4-6. yüzyıla ait bazilika

Dünya:

1) Maya kültürünün ilk kralının mezarının keşfi ve ölüm maskı

2) Sahra Çölü'ndeki Takarkori Mağarası'nda 7 bin yıllık iki mumyanın modern insanlarda görülmeyen tamamen farklı bir DNA yapısına sahip olduğunun tespiti

3) Girit’te Minos kültürüne ait ritüel alanı

4) Gürcistan'da bulunan 1.8 Milyon yıllık insan fosili çenesi

5) Peru'da ele geçen balina kemiği saplı mızrak fırlatıcı

UZMANLAR, LİSTELERİ DEĞERLENDİRDİ: ‘DÜŞÜNCE VE İNANÇLARI GÜN YÜZÜNE ÇIKIYOR’

Prof. Dr. Tuba Ökse:

  • Türkiye’de 2025 yılında yapılan kazılar arasından, tarih öncesine ilişkin Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın Taş Tepeler projesi kapsamında yer alan kazılarda, insanların henüz besin üretimine başlamadıkları dönemdeki yaşam koşulları, toplumsal düzenleri, sanat eserlerine yansıttıkları bakış açıları, düşünceleri ve inançları gün yüzüne çıkıyor.
  • Tarımcı yerleşik toplulukların kurduğu yerleşimlerde bulunan ekmek, yerleşim planlaması, DNA sonuçları gibi yeni bulgular da bazı öngörüleri destekliyor.
  • Klasik çağları içeren bir kazıda ele geçen bir terazi takımı, klasik dönemlerdeki tartı, ticaret ve vergilendirmeye ilişkin somut bir buluntu grubunu oluşturuyor.
  • Listenin sonunda yer alan Sapanca Gölü’ndeki bazilika, küresel kuraklaşmadan dolayı göl sularının çekilmesi sonucu ortaya çıkmıştı.

'Bilgilerimizi çoğaltacak'

Prof. Dr. Ersin Doğer:

  • Taş Tepeler üzerindeki Erken Neolitik iskânların 2025 yılında önemlerini sürdürmeleri normal olarak değerlendirilebilir. Önümüzdeki 20 yıl içinde avcı toplayıcı toplumlara ilişkin bilgilerimizi çoğaltacakları kesin.
  • Neredeyse 50 yıldan beri Çatalhöyük, Neolitik halkının anaerkil temeller üzerinde yükseldiği ileri sürülmektedir. DNA araştırmalarının bu varsayımı desteklemeleri ilginç.
  • Bununla birlikte Batı Cephesi'nde yani Klasik Dönem kazılarında yeni bir şey görülmüyor Adrasan batığı dışında.

'Sandığımızdan gelişkin'

Doç. Dr. Haldun Aydıngün:

  • Özellikle tarihöncesine ait 2025 yılı buluntuları atalarımız hakkında bize çok önemli bilgiler vermeye devam etmektedir. Karahantepe'deki devasa kamusal bina hem bu binayı yapanların inşaat teknolojisinde dönemlerine göre çok ilerde olduklarını hem de o dönemdeki toplumun böyle bir toplanma alanına ihtiyaç duyacak kadar gelişkin olduğunu göstermektedir. Ayrıca, 'ağzı dikişli' olarak tanımlanan heykel ise bölgede ortaya çıkarılan heykellere bir yenisini eklemiş ve bu heykellerin sadece dünyadaki en eski taş heykeller olmaları açısından değil, aynı zamanda betimledikleri erkeklerin hepsinin de tıraşlı (sakalsız), kısacası oldukça yüksek bir kişisel bakım ve özen içermeleri açısından da eşsiz kılmıştır. Kısacası, uzak geçmişteki atalarımız belki de sandığımızdan daha gelişkin bir sosyal düzene sahiptiler.
  • Troya’daki altın broş ve yeşim taşı ise aşağı şehirde çok az kazı yapılmış olmasını akla getirmektedir. Troya büyük olasılıkla Erken Tunç Dönemi’nin en önemli üretim ve ticaret merkezlerinden birisiydi ve bunun ipuçlarını aşağı şehirde olması gerekmektedir.
  • Adrasan açıklarındaki Geç Helenistik-Erken Roma dönemi batığı ise büyük ölçüde sağlam ele geçen geniş kargosu ile Antik Dönemde "endüstriyel" üretimin ve uzak erişimli ticaretin neredeyse günümüz ölçülerini hatırlatacak boyutlarda olduğunu bir kez daha gözler önüne sermiştir.

EN ÇOK OKUNANLAR

KEŞFETYENİ

İlgili Haberler