ArkeolojiSelçuklu medeniyetinin sanat ve iktidar dili

Selçuklu medeniyetinin sanat ve iktidar dili

18.08.2026 - 05:27 | Son Güncellenme:

Sivil ve resmi tarihin doğrudan okunmasını sağlayan sikkeler üzerindeki sahneler ve yazılar, dönemin sanat anlayışını ve siyasi meşruiyet araçlarını gözler önüne seriyor

Haberlerimizi Google'da Takip EdinGelişmelerden anında haberdar olun.Google'da tercih edilen kaynak olarak ekleyin
Selçuklu medeniyetinin sanat ve iktidar dili

Büşra Budak - Selçukluların tarih sahnesine çıkışı ve kısa sürede Türkistan’dan bugün Orta Doğu olarak anılan bölgeye, Akdeniz ve Adalar Denizi’nden Kafkaslara ve Hicaz Bölgesi’ne kadar ulaşan muazzam bir imparatorluk kurmaları, Türk tarihi açısından olduğu kadar dünya tarihi açısından da son derece önemli bir dönüm noktasıdır. Malazgirt Zaferi sonrasında Anadolu’ya süratle yayılan kalabalık Türk boyları, bulundukları bölgelerde iskân ve ihya faaliyetlerine girişerek Selçuklu İmparatorluğu’nun yükselişinin adeta basamaklarını oluşturmuşlardır.

Haberin Devamı
Haberin Devamı

Anadolu’nun bu köklü değişiminin temelinde, Doğu Roma (Bizans) İmparatorluğu’nun yerini alan Müslüman Türk İmparatorluğu’nun idari mekanizmalarındaki farklılık yatmaktadır. Selçuklular tarafından fethedilen bölgelerde inşa edilen ve hususiyetle günümüz sosyal devlet doktrinine güçlü birer örneklik teşkil eden kervansaraylar, darüşşifalar, hanlar, medreseler, ibadet mekânları, köprüler gibi pek çok mimari eser; Türk tarihinin Anadolu ve yakın coğrafyasındaki benzersiz somut vesikaları olarak karşımıza çıkmaktadır.

Haberin Devamı

Kutalmışoğlu Süleyman Şah’ın 1075 yılında İznik başşehir olmak üzere Türkiye Selçuklu Devleti’ni kurması, Büyük Selçuklu İmparatorluğu’nun izdüşümünün Batı ve Orta Anadolu topraklarına taşınmasında kritik bir rol oynamıştır. Büyük Selçuklu coğrafyasının kültürel unsurlarının Türkistan’ın özgün üslubuyla harmanlanması, İznik’te temelleri atılan Türkiye Selçuklularına kuşkusuz kıymetli bir miras olarak kalmıştır. 

Haberin Devamı
Haberin Devamı

Tarihin iktidar belgeleri

yüzyılda Orta Çağ’ın en kudretli medeniyetlerinden biri haline gelen Selçukluların Türk İslam sentezini aktardığı başat otorite araçlarından birinin sikkeler olduğu aşikârdır. Selçuklu sikkelerinde kullanılan ana materyaller, dönemin sosyo-ekonomik dinamikleri doğrultusunda değişkenlik göstermekle birlikte; altın, gümüş ve bakır kullanımı yaygın şekilde tercih edilmiştir. Sivil ve resmi tarihin doğrudan okunmasını sağlayan bu sikkeler üzerindeki sahneler ve yazılar, dönemin sanat anlayışını ve siyasi meşruiyet araçlarını açıkça gözler önüne sermektedir.
Büyük Selçuklu İmparatorluğu’nun ilk dönem hükümdarları olan Tuğrul ve Çağrı Beylerin sikkeleri incelendiğinde; bu paraların Abbasilerin altın sikkeleriyle benzer nitelikler taşıdığı görülmektedir. Sikkeler üzerinde kufi yazı tekniğinin kullanıldığı, Kuran-ı Kerim’den bazı ayetlere yer verildiği, bağlı bulunulan Abbasi halifesi ile dönemin hükümdarının adı, unvanı, basım tarihi ve yerinin Arapça ibarelerle işlendiği günümüze ulaşan nümizmatik eserlerde tespit edilmiştir.

Haberin Devamı

Türkiye Selçuklu Devleti sikkeleri incelenirken de tıpkı Büyük Selçuklu Dönemi’nde olduğu gibi devrin konjonktürel yapısının mercek altına alınması önem arz etmektedir. Abbasi halifelerinin siyasi ve dini alandaki manevi otoritesi, Türkiye Selçuklu sikkelerine halifenin adının ve ünvanının yazılmaya devam etmesi şeklinde yansımıştır.

Haberin Devamı
Haberin Devamı

Türkiye Selçuklu sikkelerinde dikkat çeken en belirgin unsurlardan biri ise zengin figürlü bezeme kompozisyonlarıdır. Sikkelerin ön yüzünde yer alan Doğu Roma kıyafetleri içinde tasvir edilmiş yarım boy büstler, hareket halindeki süvari tasvirleri ve özellikle yürür vaziyetteki aslan ile üzerindeki güneş bezemesinden oluşan meşhur Şir-i Hurşid sahneleri, Selçuklu estetiğinin ve ekonomi dilinin nitelikli ayrıntıları olarak günümüze ulaşmıştır.

Anadolu ve yakın coğrafyasında 11. ve 14. yüzyıllar arasında hüküm süren Selçuklular, egemenlikleri altındaki topraklarda Orta Çağ’ın ihtişam devresini yaşatmış; köklü gelenekleri ile etkileşimde bulundukları kültürleri estetik bir sentezle hayatın her alanına taşımışlardır. Bıraktıkları mimari ve nümizmatik eserler, bugün de kültürel mirasımızın en müstesna unsurları arasında yer almaktadır.

Haberin Devamı

Selçuklu medeniyetinin sanat ve iktidar dili

Bizans’a ait ok uçları bulundu

Malazgirt Savaş Alanı'nda yürütülen arkeolojik çalışmalarda 11. yüzyıl Bizans askeri teknolojisini yansıtan balista ok uçlarının ilk kez gün yüzüne çıkarıldı.

Bakanlıktan konuyla ilgili yapılan açıklamaya göre, Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğünün desteğiyle 2020'de başlatılan Malazgirt Savaş Alanı'nın belirlenmesine yönelik arkeolojik çalışmalar kapsamında, Malazgirt İç Kalesi'nin yaklaşık 500 metre güneydoğusunda yer alan ve tarihi kaynaklarda "Taşbaşı Mevkii" olarak geçen stratejik alanda 11. yüzyıl Bizans askeri teknolojisini yansıtan balista ok uçları gün yüzüne çıkarıldı.

Aynı bölgede daha önce gerçekleştirilen çalışmalarda da çok sayıda kuşatma oku ucu ile Bizans sikkesi bulundu. Yeni buluntular, Taşbaşı Mevkii'nin Malazgirt kuşatmasındaki stratejik önemini bir kez daha ortaya koydu. Buluntular, Bizans İmparatoru Romen Diogenes'in 22-23 Ağustos 1071 tarihlerinde Malazgirt Kalesi'ni kuşatması sırasında kullanılan askeri teknolojiyi yansıtan önemli arkeolojik veriler arasında yer alıyor.

Haberin Devamı

Taşbaşı Mevkii, 1054'te Büyük Selçuklu Sultanı Tuğrul Bey'in gerçekleştirdiği Malazgirt kuşatmasında da stratejik rol üstlendi. Malazgirt Savaş Alanı'nda yürütülen çalışmalar kapsamında elde edilen yeni bulgular, 1071 öncesindeki kuşatma sürecine ilişkin bilimsel verileri zenginleştirirken, Malazgirt Zaferi'ne giden tarihi sürecin daha ayrıntılı biçimde ortaya konulmasına katkı sunuyor.

EN ÇOK OKUNANLAR

KEŞFETYENİ

İlgili Haberler