ArkeolojiSICPA Türkiye Keşif Destek Programı: Taşa kazınan hafızanın peşinde

SICPA Türkiye Keşif Destek Programı: Taşa kazınan hafızanın peşinde

20.07.2026 - 21:30 | Son Güncellenme:

Göbeklitepe’de insanlığın kaygılarını ve korkularını gördüm. Karahantepe, Neolitik insanın taşa kazıdığı derin bir hafıza sarayı gibiydi

Haberlerimizi Google'da Takip EdinGelişmelerden anında haberdar olun.Google'da tercih edilen kaynak olarak ekleyin
SICPA Türkiye Keşif Destek Programı: Taşa kazınan hafızanın peşinde

Enes Titirinli - Şanlıurfa güzel bir havayla karşıladı bizi. Kalacağımız yere varmadan belliydi; çokça keyifli, çokça keşifli bir-iki gün vardı önümüzde. Daha önce Urfa'ya yolum düşmemişti hiç. Bir arkeoloji öğrencisi olarak o coğrafya ile ilk rastlaşmamın SICPA Arkeoloji Öğrencileri Keşif Destek programı kapsamında olması büyük bir şans oldu benim için. Belki daha sonra yine giderdim oralara fakat bu, alelade bir geziden ziyade tam anlamıyla bir deneyimdi.

Haberin Devamı
Haberin Devamı

İlk durağımız Şanlıurfa Arkeoloji Müzesi oldu. Deneyimleyeceklerimizin adeta bir ön gösterimiydi rotamızın başı. Müzede yürürken canlandırmalar ve sergilenen eserler sayesinde tarihin kronolojik akışına doğrudan şahitlik ettim. Urfa Adamı'nın karşısında durup bir süre inceledim. Derslerde ya da makalelerde sık sık karşıma çıkan, karşıma çıktığında içimden "E o devirde ancak bu kadar olur" diyerek küçümsediğim o adam, donuk ama gizemli bakışları, mütevazı duruşuyla küçümsedi beni. Neolitik devrimi iliklerime kadar hissettirdi. Yapımında emeği geçen atalarıma bir özür borçlu olduğumu fark ettirdi. Belki yaratıcıları bile Urfa Adamı'nın ne kadar özel olduğunun farkında değillerdi, gelecek nesiller için ne kadar önemli olacağını anlamadılar ama yaratılan bizzat birçok şey anlattı bana.

Haberin Devamı
Haberin Devamı

Sonra Göbeklitepe'yi ziyaret ettik. Yemeklerin, insanların, kültürün, doğanın; bunların tamamının yeri olması ve göklere çıkartılması lazım bu yazıda. Fakat hiçbiri Göbeklitepe'yi gördüğüm anın yaşattığı heyecan, şaşkınlık ve hayranlıkla baş edemez. Biliyordum, okuyordum, izliyordum ama görmemiştim. Görmek başka bir şeymiş gerçekten. Görmek hissetmekmiş. Görmek solumakmış. Görmek sorgulamakmış. Göbeklitepe'de insanlığın kaygılarını ve korkularını gördüm. Ortalama bir ömrün taş çatlasa 35 yıl olacağı bir devirde niçin bunca çaba diye sordum kendime. Bir insan, birçok şeyden habersiz olduğu bir zamanda neden bu kadar vakit ayırır ki böyle bir inşaya? Nasıl ikna eder yanındakileri?

Haberin Devamı

İkinci durak Karahantepe

Haberin Devamı

Bu soruların ağırlığıyla rotamızı Karahantepe’ye çevirdik. Göbeklitepe’deki inanılmaz anıtsal mühendisliğin ardından Karahantepe benzer ama daha derin bir atmosferle selamladı bizi. Ritüellerini gerçekleştirmek için açtıkları düşünülen su yollarının çevresinde gezinirken, sadece hayatta kalma mücadelesi veren ilkel topluluklar olmadığını tekrar fark ettim avcı-toplayıcı atalarımızın. Çok sesli bir sembolizm dünyasında yaşıyordu bu insanlar. Bir dertleri, kaygıları vardı. Neolitik insanın taşa kazıdığı derin bir hafıza sarayı gibiydi. Kaygıları iz bırakmak mıydı yoksa -muhtemelen- yeni şekillenmiş inançlarının gereklerini yerine getirmek miydi bilmiyorum. Ama tek gayelerinin hayatta kalmak olmadığına artık daha da eminim.

Haberin Devamı
Haberin Devamı

Urfa'dan bahsederken sadece arkeolojik keşiflerine ve kültürel mirasına değinmek şehir için büyük bir haksızlık olur. Sokaklarının kendine has dokusu, doymayı unutturan mutfağı ve misafirperver insanları da anlatılmaya değer. Bir arkeolog adayı olarak bu topraklara attığım ilk adım, mesleki vizyonumu geliştirirken, geçmişe duyduğum tutkuyu da perçinledi. İnancın, emeğin ve tarihin harmanlandığı bu topraklardan, kafamda cevabını aramaktan mutluluk duyacağım yüzlerce yeni soruyla ayrıldım.

EN ÇOK OKUNANLAR

KEŞFETYENİ

İlgili Haberler