Arkeoloji‘Sınırları’ aşan keşifler

‘Sınırları’ aşan keşifler

17.03.2026 - 03:17 | Son Güncellenme:

Kazı çalışmaları geçmişte sürekli kesintiye uğrayan Karkamış Antik Kenti’nin tarihi yeni keşiflerle birlikte yeniden yazılıyor. Türkiye-Suriye sınırındaki antik kentin Kazı Başkanı Nicolò Marchetti, “Geçmişi yeniden inşa etmek için bütüncül bir araştırma yaklaşımı benimsiyoruz” diyor

‘Sınırları’ aşan keşifler

SERAY ŞAHİNLER - Türkiye-Suriye sınırında, Fırat Nehri kıyısında yer alan Karkamış Antik Kenti’nde yürütülen arkeolojik kazılar, bölgenin binlerce yıllık tarihine ışık tutmayı sürdürüyor. Antik Yakın Doğu’nun en önemli yerleşimlerinden biri olarak kabul edilen Karkamış, özellikle Geç Hitit İmparatorluğu döneminde güçlü bir siyasi ve kültürel merkez olarak öne çıkıyordu. Günümüzde SANKO Holding’in sponsorluğunda yürütülen kazılar sayesinde her geçen yıl yeni bilgiler gün yüzüne çıkıyor.

Haberin Devamı
Haberin Devamı

 Karkamış’taki kazıların geçmişi yaklaşık bir asır öncesine uzanıyor. 20. yüzyılın başlarında başlayan çalışmalar, savaşlar ve bölgedeki siyasi koşullar nedeniyle uzun süre kesintiye uğradı. Ancak 2011’de yeniden başlatılan bilimsel kazılarla birlikte antik kentin tarihi sistemli biçimde araştırılmaya başlandı. Bugün çalışmalar, Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın himayelerinde; Gaziantep Valiliği, Gaziantep Büyükşehir Belediyesi, İstanbul Üniversitesi, Gaziantep Üniversitesi ve Bolonya Üniversitesi bünyesinde yürütülen uluslararası bir ekip tarafından sürdürülüyor. Kazı heyetine başkanlık eden Nicolò Marchetti ile Karkamış’taki kazı çalışmalarının bugününü ve geleceğini konuştuk.

Haberin Devamı

Luvi başkenti

Öncelikle Karkamış’ın tarihinden başlayalım. Karkamış’ın geçmişi bize ne anlatıyor? Tarihsel açıdan nasıl bir öneme sahipti?

Haberin Devamı
Haberin Devamı

7.000 yıllık tarihi boyunca yerleşimin statüsü birçok kez değişmiştir. Karkamış’ın tarihindeki en güçlü dönemler, M.Ö. 14.-13. yüzyıllarda Hitit İmparatorluğu’nun Suriye işlerinden sorumlu bölgesel yönetim merkezi (imparatorluğun ikinci merkezi konumunda) olduğu dönem ile M.Ö. 717’deki Asur fethine kadar bağımsız bir Luvi krallığının başkenti olduğu süreçtir. Asur fethinden sonra ise M.Ö. 7. yüzyılda Asur İmparatorluğu’nun önemli bir idari merkezi haline gelmiştir.

Haberin Devamı

‘Sınırları’ aşan keşifler

Ortak ideoloji çabası

Kentte öne çıkan kabartmalar ve yazıtlar, bize nasıl bir siyasal ve kültürel dünya tasviri sunuyor?

Ankara Anadolu Medeniyetleri Müzesi’nde sergilenen M.Ö 10. yüzyıla ait heykellerin arkeolojik bağlamını ayrıntılı biçimde ortaya koyduk. Ayrıca bu gruba ait birçok yeni örneği gün yüzüne çıkararak bugün yerinde sergilenir hâle getirdik. Böylece aşağı şehirdeki saray ve tapınak kompleksinin nasıl işlediğini anladık. Birbirini izleyen Luvi hükümdarlarının, kenti anıtsal biçimde bezeyerek ve yazıtlar aracılığıyla toplumu ortak bir ideoloji etrafında birleştirme konusunda birbirleriyle rekabet ettiklerini gösteren görsel ve yazılı mesajları belgeledik.

Haberin Devamı

Odak saray kompleksi

Kazı ekibi olarak şu anda hangi araştırma sorularına odaklanıyorsunuz? Önümüzdeki sezonlarda hangi alanlar ya da temalar öncelikli olacak?

Haberin Devamı

Geçmişi yeniden inşa etmek için bütüncül bir araştırma yaklaşımı benimsiyoruz. Kazı çalışmalarının yanı sıra ortaya çıkan arkeolojik materyalin (seramikler, küçük buluntular, mimari kalıntılar) bilimsel analizini yürütüyor; zooarkeolojik, paleobotanik, antropolojik, arkeometrik ve radyokarbon analizleri gerçekleştiriyoruz. Bunun yanında mimari koruma uygulamalarını da sürdürüyoruz. Stratejik planımız doğrultusunda şu aşamada aşağı şehirdeki geniş saray kompleksinin araştırılmasına odaklanmış durumdayız.

Geçiş süreci kanıtları

Karkamış kazıları, Hitit İmparatorluğu’nun çöküşünün ardından Anadolu ve Suriye’de yaşanan dönüşüm sürecini anlamamıza nasıl katkı sağlıyor?

2017’den bu yana yeni koruma çatısının yakınındaki alanda, M.Ö. 12. ve 11. yüzyıllara tarihlenen ve Demir Çağı I olarak adlandırdığımız döneme ait mütevazı yerleşim katmanlarını araştırıyoruz. Bu katmanlardan elde edilen bulgular, 20 yıl öncesine kadar “Karanlık Çağ” olarak tanımlanan dönemin tarihini yeniden değerlendirmemize olanak sağlıyor. Görevlilere ait mühürler, sonraki yüzyıllarda da tipik olmaya devam edecek yeni formüller içermektedir. Malların kaydı ise Hitit İmparatorluğu dönemindeki uygulamalar doğrultusunda sürdürülmektedir. Büyük tahıl siloları Kapadokya ve Güneydoğu Anadolu’daki diğer merkezlerde olduğu gibi inşa edilmektedir. Ancak Karkamış hükümdarı kendisine imparatorluk geleneğine ait “Büyük Kral” unvanını atfetmektedir. Böylece imparatorluktan, yeni bir toplumsal ve siyasal yapıya sahip yerel bir krallığa geçiş sürecini nihayet tanımlamaya başladık.

Haberin Devamı

‘Sınırları’ aşan keşifler

Bu kadar katmanlı ve tarihsel açıdan zengin bir kentte çalışmak size kişisel olarak neler hissettiriyor? Kazı başkanı olarak en zorlayıcı ve en tatmin edici anlar nelerdir?

Bu büyük kentin katmanlarını çözümlemek son derece heyecan verici. Burada ortaya çıkarılan nesneler ve yazılı belgeler Mısır’dan Mezopotamya’ya uzanan geniş bağlantı ağını gözler önüne seriyor. Bilimsel ve kişisel yaşamım Karkamış’la hem antik kentle hem de modern yerleşimle, ayrıca yaşadığımız Türkyurdu Köyü ve oradaki dostlarımla bütünleşti. Güven ilişkisi kurduğumuz işçilerimizle keşfin sevincini, emeğin yorgunluğunu ve tüm bölgeye refah sağlayacak turizm temelli kalkınma vizyonunu paylaşıyoruz.

Haberin Devamı

Karkamış’ın gelecekte korunması ve ziyaretçilere sunulması konusunda nasıl bir vizyonunuz var?

Başlangıçtan bu yana Gaziantep’te yerel yönetimle, özellikle Valilik ve Büyükşehir Belediyesi ile yakın iş birliği içinde çalışıyoruz. Bu kurumlar, müze denetiminde faaliyet gösteren arkeolojik parkın personelini sağlıyor (Park Temmuz 2019’dan bu yana pazartesi hariç her gün açıktır). Türk-İtalyan Kazı Heyeti olarak araştırma ve koruma çalışmalarını Kültür ve Turizm Bakanlığı ile tam iş birliği içinde yürütüyoruz. SANKO Holding ise yıllar içinde arkeolojik parkın donanımını ve saray alanı üzerindeki koruma çatısını destekledi. Bu yapı uzun vadeli sürdürülebilirliği mümkün kılıyor.

600 adet mühür seyri değiştirdi

Bugüne kadar sizi en çok heyecanlandıran ya da bakış açınızı değiştiren buluntu hangisi oldu?

M.Ö. 13. yüzyıla tarihlenen ve üzerlerinde yüksek düzeyli görevlilere ait yazıtlı mühürlerin baskıları bulunan 600 adet mühür baskısından oluşan bir arşivin keşfi, yerleşimdeki İmparatorluk Dönemi Hitit idaresine ilişkin bilgimizi köklü biçimde dönüştürdü. Bu arşiv, görevlilerin “Mühür Evi” olarak adlandırdığı bir yapıda keşfedildi. Ayrıca akropoliste, İmparator I. Suppiluliuma döneminde (M.Ö. 14. yüzyıl) inşa edilmiş geniş bir saray kompleksini araştırıyoruz.

Suriye ile arkeopark hedefi

Karkamış’ın uzun süre bir sınır kenti olarak varlık göstermesi, çalışmaları nasıl etkiledi?

Antik yerleşimin 65 hektarlık bölümü ve nekropolü Türkiye sınırları, 35 hektarlık kısmı ise Suriye’de yer alıyor. 2011’den bu yana Türkiye tarafında çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Suriye tarafında ise çalışmalar 2016’ya kadar devam etti. Gelecekte Türkiye ve Suriye’ye uzanan bütünleşik bir arkeolojik park oluşturmayı umut ediyoruz.

EN ÇOK OKUNANLAR

KEŞFETYENİ

İlgili Haberler