ArkeolojiTralleis Antik Kenti: Tarih severlerin rotasında yeni bir durak

Tralleis Antik Kenti: Tarih severlerin rotasında yeni bir durak

19.10.2025 - 05:44 | Son Güncellenme:

Tarihte ilk notalı yazıt olarak bilinen Seikilos Yazıtı ile ün kazanan Tralleis Antik Kenti, Anadolu’nun en büyük hamam-gymnasion komplekslerinden birini sahip. Menderes Ovası’nın zengin kentlerinden biri olan Tralleis; karşılama merkezi, seyir terasları, gezi güzergâhları ile tarih severleri ağırlamaya hazırlanıyor.

Haberlerimizi Google'da Takip EdinGelişmelerden anında haberdar olun.Google'da tercih edilen kaynak olarak ekleyin
Tralleis Antik Kenti: Tarih severlerin rotasında yeni bir durak

Metin Ercihan- Günümüzde Aydın’ın Efeler ilçesinde bulunan, Batı Anadolu’nun en önemli antik kentlerinden birisi olan Tralleis, Antik Çağ’da Karia bölgesinde yer alıyordu. Kentin, Traller ve Argoslular tarafından kurulduğu kabul edilirken, adını da bu topluluklardan aldığı düşünülüyor. Antik yazarlar Tralleis’i, Menderes Ovası’na hâkim bir noktada, stratejik ve ekonomik açıdan önemli bir merkez olarak tanımlarken, coğrafyacı Strabon, Tralleis’in Smyrna-Laodikeia güzergâhı üzerinde bulunduğundan ve önemli bir ticaret kenti olduğundan bahsediyor. 

Haberin Devamı
Haberin Devamı

Tralleis, bulunduğu düzlük üzerinde M.Ö. 1. bin yılda kurulmuştu. Bu yerleşimin daha eski evresinin ise antik kentin 2.5 km batısındaki Deştepe ya da Çukuriçi höyüğü olduğu düşünülüyor. Höyükte yapılan yüzey araştırmalarında, Geç Neolitik ve Erken Kalkolitik döneme tarihlenen seramik parçaları, Tunç ve Demir çağlarına ait seramikler bulunduğu için, höyüğün Tralleis’in erken dönem yerleşimi olduğu düşünülüyor.

Tralleis Antik Kenti: Tarih severlerin rotasında yeni bir durak

Kazılarda 2 bin yıllık villaların ortaya çıkarılması için de çalışmalar yapılıyor.

Haberin Devamı

Kentteki yapılar

Tralleis’in bulunduğu alanda en üstte akropolis olarak adlandırılan yukarı kent, onun dışında yaklaşık 5 bin kişilik tiyatro, hemen yakınında tiyatro ile bitişik durumda stadyum ve günümüzde kazıların en aktif şekilde yapıldığı, yaklaşık 40 bin metrekarelik hamam-gymnasion yapısı yer alıyor. Antik kentin içerisinde tanımlanabilir durumda olan Roma villaları ve kilise de yer alıyor. Ayrıca Arsenal yapısı olarak adlandırılan çok büyük bir kanalizasyon sistemi de bulunuyor.

Haberin Devamı
Haberin Devamı

Kentte kazılar Adnan Menderes Üniversitesi Arkeoloji Bölümü’nden Prof. Dr. Murat Çekilmez’in başkanlığında sürüyor. Kazı çalışmalarına 2024 yılı itibariyle Geleceğe Miras projesi kapsamında yoğun bir şekilde çalışmalarına devam ettiklerini belirten Çekilmez, detaylı bilgileri şu şekilde aktardı:

Haberin Devamı

“Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından başlatılan ‘Geleceğe Miras’ projesi kapsamında Tralleis Antik Kenti’nde kazı çalışmalarımız daha çok hamam-gymnasion kompleksinde yürütülüyor. Amacımız, master plan doğrultusunda 10 yıl içerisinde Hamam-Gymnasion kompleksinin mekânlarını anlamaya çalışmak. Özellikle kompleksimizin içerisindeki bazilika-thermarum olarak adlandırılan hamamın salonları ve daha çok yüzme havuzu olarak adlandırabileceğimiz natatio bölümünde 2025 yılı çalışmalarını gerçekleştirdik.”

Haberin Devamı

Askerlerin kemer tokaları

Bu kazılar dışında yine Geleceğe Miras projesi kapsamında 2025 yılında antik kentin batısında yer alan Roma villalarında, özellikle villaların daha çok üretimle ilgili atölye kısımlarında çalışmalar yaptıklarını belirten Kazı Başkanı Murat Çekilmez “Tralleis’teki villalar, kentin ticaret merkezi olan sütunlu caddenin hemen yanında yer alıyor. Kazılarda, bazı alanların dükkân ve atölyelere dönüştürüldüğünü anladık. M.S. 4.-5. yüzyıllara tarihlenen buluntular, burada yoğun bir metal üretimi olduğunu gösteriyor. En dikkat çekici buluntulardan biri ise, 2025 yılı kazılarında ortaya çıkan, Roma askerlerine ait kemer tokalarının üretiminde kullanılan pişmiş toprak kalıplar oldu. Birden fazla kalıp ve bu kalıplardan üretilmiş kemer tokaları ele geçti. Bu durum da bize çok net bir şekilde Tralleis’in önemli bir üretim merkezi olduğunu gösteriyor” dedi.

Haberin Devamı

Çekilmez, şunları kaydetti: “Buradaki çalışmalar da İtalya’daki Calabria Üniversitesi tarafından gerçekleştirildi. İtalyan ekip tarafından temmuz ve ağustos ayları arasında Roma villalarında özellikle atölye kısımlarında kazı çalışmaları gerçekleştirilerek bu seneki program tamamlandı. Önümüzdeki yıllarda bu çalışmalara devam edilecek. Biz Tralleis Antik Kenti’nde 2024 yılından itibaren çevre düzenleme projesine başladık. Amacımız, antik kenti bir an önce turizme kazandırmak. Antik kente ziyaretçi gelmesini ve buradaki kültür varlığının korunarak tanınmasını sağlamak istiyoruz. Bunun için 2024 yılında başlayan bu çalışmalar, çok yoğun ve çok hızlı bir şekilde devam ediyor.”

Haberin Devamı

Tralleis Antik Kenti’nin ziyarete açılışı için son düzlükte olduklarını belirten Çekilmez, “Çok yakın bir zamanda karşılama merkeziyle, içerisinde kafesiyle, seyir teraslarıyla, gezi güzergâhlarıyla birlikte buraya halkın ziyaret etmesini sağlayacağız” ifadelerini kullandı.

Tralleis Antik Kenti: Tarih severlerin rotasında yeni bir durak

Kentim simgesi: Üç Gözler

Kazı Başkanı Prof. Dr. Murat Çekilmez, kentin simge yapısı olan ve Üç Gözler olarak bilinen yapıyla ilgili de şunları söylüyor: “Kentin en önemli, en bilinen ve halk tarafından “Üç Gözler” olarak adlandırılan yapısı aslında hamam-gymnasion yapısı. Batı anıtsal duvarı olarak tanımladığımız bu yapı halk arasında Üç Gözler olarak adlandırılıyor. Bu yapı, şehrin kapısı ya da bir su kemeri değil. Hamam bölümünün bulunduğu anıtsal duvarlardan biri. Üç Gözler olarak bilinen yapının altında yıkanma yeri yani caldarium (sıcaklık) bölümü yer alıyor. Bu alanda, yaklaşık 2 bin kişinin aynı anda burada yıkandığını biliyoruz.”

Haberin Devamı

İlk kazı 1888’de yapıldı

Tralleis’te kazılar ilk olarak 1888 yılının eylül ayında Alman Orient komitesi adına C. Humann ve W. Dörpfeld tarafından tiyatro alanında başlatılmış ve yaklaşık üç yıl sürmüş.  Daha sonra 1903 yılında Edhem Bey tarafından İstanbul Arkeoloji Müzeleri adına kurtarma kazıları, 1920’li yıllarda da Oikonomos tarafından daha çok heykeltıraşlık eserleriyle ilgili kazılar yapılmıştır. Aydın Adnan Menderes Üniversitesi tarafından yapılan kazılar, 1996 yılında başlamış ve bu yıl Adnan Menderes Üniversitesi Arkeoloji Bölümü’nden Prof. Dr. Murat Çekilmez başkanlığında kazıların 29. Sezonu gerçekleşmekte. Çalışmalar 2024 yılından itibaren Cumhurbaşkanlığı kararıyla “Geleceğe Miras” projesi kapsamında devam ediyor.

İlk müzik eseri

1882-1883 yılları arasında Tralleis Antik Kenti’nde M.S. 1-2. yüzyıla tarihlenen, Tralleisli Seikilos’a ait mezar taşının üzerinde Grekçe bir melodinin söz ve bestesi bulundu. Dünyanın ilk notalı müziğinin yer aldığı Seikilos yazıtının üzerinde şunlar yazıyordu:  “Işılda yaşadığın sürece / Hiçbir şeyi dert etme/ Yaşam kısacık bir zaman / Bedelini ödetir günü gelince…” Yasa dışı yollarla yurt dışına çıkartılan yazıt, 1966’dan bu yana Danimarka Ulusal müzesinde sergileniyor.

Tralleis Antik Kenti: Tarih severlerin rotasında yeni bir durak

Havuz restore edilip yeniden suyla dolacak

Prof. Dr. Çekilmez, 200 kişilik havuzun iyi korunmuş halde olduğuna dikkati çekerek, "Aydın, çok sıcak bir alan, Antik Çağ’da da böyleydi. Özellikle sıcak yaz aylarında bu havuzu serinlemek için kullanıyorlardı. Bu havuzun kazısını bitirip restorasyon yapıp havuza tekrar su doldurmayı planlıyoruz" dedi.

Toprak zengini Romalıların villaları

Prof. Dr. Çekilmez, antik kentin batısında, 2 bin yıl önce villa olarak kullanılan üç alanda kazı çalışmalarını yoğunlaştırdıklarını söyledi. Villaların ticaretin yoğun olarak yapıldığı sütunlu caddenin kenarında yer aldığını belirten Çekilmez, evlerin 2 bin 500 metrekarelik bir komplekse sahip olduğunu ifade etti.

Bir evde 20 köle

Buradaki villaların özel olarak yapıldığını, 2 bin yıl öncesine uzanan bir alanda çalışma yürüttüklerini anlatan Murat Çekilmez, şöyle devam etti:

"Bu villalar Antik Çağ'da daha çok toprak zengini asil Romalılar tarafından kullanılıyordu. Burası bir ailenin yaşam alanıydı ve evin içerisinde yaklaşık 20'ye yakın köle vardı. Tam ortada üzeri açık bir avlu vardı. İçerisinde daha çok erkeklere özel mekânlar var. Daha sonra Bizans Dönemi’nin gelişiyle birlikte yavaş yavaş günlük yaşam değişmeye başladı ve evlerin içerisine küçük kiliseler ya da şapeller de eklediler.”

Atölyeler vardı

Villanın sahibinin gelir elde etmesi için atölyeler bulunduğunu kaydeden Çekilmez, “Çünkü villanın çok büyük bir gideri var, çok büyük bir ev. Gelir elde etmesi için sütunlu caddeden geçen insanların dükkânlardan alışveriş yapabilmesi için dükkânların arka kısımlarını atölyeye dönüştürmüşler ve tamamen bronz üretimi yer alıyor” dedi.

EN ÇOK OKUNANLAR

KEŞFETYENİ

İlgili Haberler