Aydilge'nin İbrahim Tatlıses eleştirisi doğru mu?

İbrahim Tatlıses, kadınlara yönelik tavırları nedeniyle her daim eleştiri oklarının hedefindeki bir isim. Aydilge de bu eleştiriyi yüksek perdeden yapmış ve şu soruyu gündeme getirmiş: "İbrahim Tatlıses'i neden sevmek zorundayız?" Peki Aydilge'nin İbrahim Tatlıses eleştirisi doğru mu?

Aydilge'nin İbrahim Tatlıses eleştirisi doğru mu?

Kimse yüksek perdeden eleştirmiyor

İşinde başarılı olan insanlar otomatik olarak yakın çevresinde ya da ulusal hatta küresel çapta başarılı oluyor. Başarıya giden yolda bir sürü gözyaşı dökülüyor, bir sürü hatalar yapılıyor ama başarı aslında istikrarlı bir yolculuktan geçiyor. Büyük başarılar elde etmiş isimler zaman içinde 'eleştirilemez' tabusunu da yanlarında taşıyor. Bir türlü yüksek perdeden eleştirilemeyen isimlerin başında da İbrahim Tatlıses geliyor. Özellikle de sağlık problemlerinden sonra İbrahim Tatlıses'i eleştirmek az biraz cesaret istiyor.

 

 

Aydilge'yi cesaretinden ötürü takdir etmek lazım

Aydilge de tam olarak bu noktaya parmak basmış. Şunları söylemiş: "İbrahim Tatlıses'i neden sevmek zorundayız? Neden sevmediğini söyleyenler elitist olmakla suçlanıyor? Neden Türkiye'nin en büyük sesi olduğunu kabul etmek zorunda herkes? 'Kadın dediğin dayak yemeli' diyen biri için neden 'müzik ayrı, kişilik ayrı' şeklinde bakmak zorundayız?" Müthiş nokta atışları yapmış Aydilge. Öncelikle cesaretinden ötürü takdiri hak ediyor. Bu eleştirileri yıllar sonra ilk defa bir isim bu kadar doğru sorularla dile getiriyor. Korkmuyor Aydilge ve birçoğumuzun söylemek istediği şeyleri gayet kibar bir üslupla, kendisine yakışan bir sakinlikle söylüyor.

 

 

Mesela Hasan Ali Toptaş olayı...

Evet, İbrahim Tatlıses her daim eril söylemleriyle sık sık basına malzeme verse de hiçbir zaman -özellikle de 'kadına yönelik erkek şiddeti'nin her geçen daha da arttığı günümüzde- yüksek perdeden eleştirilmedi. Benim en çok dikkatimi çeken kısım 'müzik ayrı, kişilik ayrı'ya değinmesi Aydilge'nin. Yazar Hasan Ali Toptaş'ın 'eril faillik' üzerinden kendini savunmasına nasıl büyük bir tepki verdiyse okuyucular ve ürettiklerini ayrı bir klasmanda değerlendirmeyip yazara sırtını döndüyse, benzer bir durum her zaman kadına yönelik tavrı nedeniyle ağır eleştiriler alan Tatlıses için de geçerli olmalı. Sanatını sevebilirsiniz, sesini beğenebilirsiniz ama "Kadın dediğin dayak da yemeli" diyen bir isim gerçekten 'büyük sanatçı' olmayı ne kadar hak ediyor? Evet, Tatlıses sağlık problemlerinden ötürü Seren Serengil'in tabiriyle "O artık eleştiri dışı" olarak görülüyor. Ama gerçekleri de söylememiz gerekiyor. Ben Tatlıses'in şarkılarını ve sesini takdir etsem de "Kadınlara yönelik eril ifadelerini unutturmayalım" diyenlerdenim. Bir sanatçı bütün halinde değerlendirilmeli ve Hasan Ali Toptaş'a tepki gösteren herkes İbrahim Tatlıses konusunda da takkeyi önüne koyup düşünmeli...

 

twitter.com/mayksisman
instagram.com/mayksisman
youtube.com/mayksisman
can.sisman@milliyet.com.tr

 

Bu makaleye ifade bırak