13.01.2026 - 10:13 | Son Güncellenme:
Bir dönem canlı balıkçılığı ve hareketli sahil yaşamı sayesinde “Körfezin Marsilyası” olarak anılan bu Orta Doğu metropolü, artık geçmişte kalan ihtişamını arıyor. Bugün Kuveyt Şehri, Avrupa’da yaşanan en sert sıcak hava dalgalarını bile hafif gösterecek düzeyde aşırı sıcaklarla mücadele ediyor.
Eskiden güneşlenmek için tercih edilen şehir, Britanya’nın Viktorya dönemi sahil kasabalarına benzetilirdi. Ancak günümüzde sorun eğlence anlayışının değişmesi değil, yaşamı doğrudan tehdit eden sıcaklıklar. Yaz aylarında dışarı çıkmak çoğu zaman gerçek bir risk haline gelmiş durumda.
"54°C SICAKLIK ÖLÇÜLDÜ"
21 Temmuz 2016’da Kuveyt’in kuzeyindeki Mitribah hava istasyonunda 54°C ölçüldü. Bu değer, dünya genelinde kaydedilen en yüksek üçüncü sıcaklık olarak kayıtlara geçti. Avrupa’nın 2023’te yaşadığı meşhur Cerberus sıcak hava dalgası, Kuveyt’te neredeyse fark edilmedi; çünkü burada sıcaklıklar bunun yaklaşık 10 derece üzerine çıkıyor.
Bilim insanları, yüzyılın sonuna kadar sıcaklıkların 5,5°C daha artabileceğini öngörüyor. Sadece 2021 yılında ülkede 19 günden fazla 50°C’nin üzerinde sıcaklık yaşandı ve bu sayının önümüzdeki yıllarda artması bekleniyor.
"CENAZELERİN GECE YAPILMASINA İZİN VERİLDİ"
Beton ve asfaltın hâkim olduğu kent dokusu, sıcaklığı daha da artırıyor. Kuraklıkla boğuşan ülkede yağışlar azalırken, toz fırtınaları daha sık ve daha şiddetli hale geliyor. Gökyüzünden ölü kuşların düştüğüne, körfezde deniz canlılarının aşırı sıcak nedeniyle telef olduğuna dair haberler endişeyi büyütüyor.
Uzmanlar, 50°C ve üzerindeki sıcaklıkların sadece bunaltıcı değil, doğrudan hayati tehlike oluşturduğunu vurguluyor. Isı bitkinliği, kalp rahatsızlıkları ve uzun süreli maruziyet ölümcül sonuçlar doğurabiliyor. Bu nedenle Kuveyt hükümeti, aşırı sıcaklar nedeniyle bu yıl cenazelerin gece yapılmasına izin verdi.
Günlük yaşam büyük ölçüde klimalı alanlara sıkışmış durumda. Alışveriş merkezleri, evler ve ofisler adeta sığınak görevi görüyor. 2020’de yapılan bir araştırmaya göre, ülkedeki ev elektriği tüketiminin yüzde 67’si klimalardan kaynaklanıyor.
Kapalı alışveriş caddeleri, palmiye ağaçlarıyla süslenmiş gölgelikli alanlar ve Avrupa tarzı vitrinler, bu sert iklim koşullarına karşı geliştirilen çözümlerden sadece bazıları. Ancak bu çözümler, artan enerji tüketimini de beraberinde getiriyor.
"YÜZDE 70'İ GÖÇMEN"
Kuveyt nüfusunun yaklaşık yüzde 70’ini göçmen işçiler oluşturuyor. İnşaat ve ev hizmetlerinde çalışan bu insanlar, en ağır sıcaklara rağmen günlük hayatın yükünü sırtlanıyor. Yapılan araştırmalar, göçmen işçilerin sıcağa bağlı sağlık riskleriyle çok daha fazla karşı karşıya kaldığını ortaya koyuyor.
Bilimsel projeksiyonlara göre, önlem alınmazsa yüzyılın sonuna kadar sıcağa bağlı ölümler Kuveyt genelinde yüzde 11’e, yabancı nüfus arasında ise yüzde 15’e kadar çıkabilir.
Kuveyt, bölgedeki en yüksek karbon ayak izine sahip ülkelerden biri. İklim eylemleri konusunda ise eleştirilerin odağında. COP26’da belirlenen emisyon azaltım hedefi sınırlı kalırken, yetkililer enerji tüketiminin 2030’a kadar üç katına çıkabileceğini kabul ediyor. Bunun başlıca nedeni yine klima kullanımındaki artış.
Devlet destekli elektrik ve su sübvansiyonları, tasarruf bilincinin gelişmesini zorlaştırıyor. Tuz arıtma tesisleriyle üretilen su ve yüksek enerji tüketimi, çevresel baskıyı daha da artırıyor.
Çevre uzmanlarına göre Kuveyt’i bekleyen tablo oldukça karanlık. Kuraklıklar, ani seller, yeraltı sularının tükenmesi, kıyı bölgelerinin sular altında kalması, kum fırtınalarının artması ve biyolojik çeşitliliğin hızla yok olması.
Kuveyt Şehri, bugün yalnızca aşırı sıcakların değil, küresel ısınmanın en çarpıcı sonuçlarının da gözler önüne serildiği bir yer haline gelmiş durumda.