Aldatılan kocanın karısını affedip affetmeyeceğine kim karar verebilir? Erkek eşini aldatınca çıldıran kadınlar, kadın eşini aldatınca neden bunu bir hak gibi görür?

Bir kadın kocasını aldatıyor, kocası bu gerekçeyle boşanma davası açıyor, boşanıyorlar. Kadının avukatı Yargıtay’a gidiyor, Yargıtay, ‘Aldatma olayının süreklilik arz etmemesi ve bir defalık birdavranış olması’ nedeniyle boşanma kararını bozuyor. Bu ne demek oluyor? Evliyken 1 gecelik ilişki yaşıyorsanız sorun yok, devamı gelmiyorsa boşanmak için bir neden de yok.
Bu haberi “Kadının çapkınlık hakkı yasallaşmıştır” diye sevinerek yorumlayanlar da oldu. Konu kadın haklarına getirildi, ayrımcılık yapıldı. Ama unutulan bir şey var, kadınların buna hakkı olacaksa erkeklerin de hakkı olacak demek. Eee, iki taraf da tek gecelik ilişkiler yaşayacaksa o zaman evliliğin ne anlamı kalıyor?

Karar iki kişinin
İşin hukuki yanını bir kenara bırakalım. Duygusal boyutuna bakalım. Aldatanın kadın ya da erkek olmasının hiçbir önemi yok. Önemli olan, aldatıldığını bilen bir insan kendisini aldatmış bir kişiyle hayatını geçirmek ister mi?Büyük konuşmamak lazım. Bazen zor da olsa bunu kabul edip hayatınıza devam etmek isteyebilirsiniz. Bazen de hiç tahammülünüz yoktur, zaten ilişki çoktan kopmuştur, bu da ilişkiyi sonlandırmak için bir vesile olur. Peki ama bunun kararını verecek olan kimdir?Tabii ki ilişkiyi yaşayanlar. İki taraf da gerçekten istiyorsa, ilişkilerini kurtarmaya çalışırlar. Ama taraflardan biri artık ilişkiye devam etmek istemiyorsa, Yargıtay kararı aksini de söylese, o iş zaten çoktan bitmiştir!

Altın Portakal hadisesi

Kabul edelim, bazı şeyleri uzata uzata tartışmayı seviyoruz. Hülya Avşar’ın Altın Portakal’da jüri başkanı olması da müthiş bir malzeme oldu, herkese konuşacak konu çıktı.
“Tartışma ‘Hülya Avşar jüri başkanı olmaya layık mı, değil mi?” diye başlıyor, sakız gibi uzuyor, Hülya Avşar’ın oyunculuğundan entellektüel birikimine her şey masaya yatırılıyor. Tamam tartışılabilir ama artık olmuş bitmiş, karar çoktan verilmiş.

Bir de sonradan “Hülya Avşar jüri başkanıysa ben o jüride yer almam” diyerek ortaya çıkanlar var. Ne yazık ki Hülya Avşar’ın popülaritesini kullanarak prim yapmaya çalışıyor hissi verdiler.
Altın Portakal, her yıl filmlerden çok jürisiyle konuşuluyor. Geçen yıl da sırf kadınlardan oluşan jüri ve Ayşe Arman’a yapılan jüri üyeliği teklifi konuşulmuştu. Artık jüriyi değil de, filmleri konuşmanın zamanı gelmedi mi?

Özcan Deniz Venedik Film Festivali’nde

Bakın iki Türk filmi bu yıl Venedik Film Festivali’nde yarışacak; Ali Aydın’ın ilk filmi ‘Küf’ ve Yeşim Ustaoğlu’nun son filmi ‘Araf’. Yeşim Ustaoğlu’nun filminde başrolde Özcan Deniz var. Aklınıza gelir miydi Özcan Deniz’in başrolünde olduğu bir filmin Venedik Film Festivali’nde yarışacağı? Ama bakın oluyor işte. Önyargıya gerek yok. İsteyen kendini geliştirebiliyor, gerisi de sadece çamur attığıyla kalıyor.