Deneyim ve gözlemlerimin yalancısıyım. Bir ilişkide kişilerin birbirini tanıyabileceği en iyi durum kavga ve sonrasıdır. Canım cicim yapınca her şey güllük gülistanlık görünüyor olabilir. Ama insan ancak kavga ederken taktığı tüm maskeleri düşürüyor.

Kişinin savunmasız 'en kendi olduğu' arena oluyor kavga. Eğer kavga ederken kişiler birbirine saygısını korumayı hala başarıyorsa o ilişki en büyük sınavını vermiş oluyor. Aslında bu dostlukta da böyle, komşulukta da, arkadaşlıkta da... 'Saygı' diken üstünde oturan 'kazanması zor, kaybetmesi kolay' bir kavram. Ama bir kavgada saygı karşılıklı kaybolursa ne olursa olsun o ilişkiden artık hayır gelmez. Bu yüzden evleneceğiniz güne dek hiç kavga etmemişseniz en azından -sudan sebepten- bir kere kavga edin! Bir bakın durum nasıl ilerliyor. En ufak terslikte ilişki çatırdıyor mu? O zaman bir kere daha düşünün.

İNSAN GERÇEKTEN HAYRET EDİYOR
-Atına tekme atana da,
-Karısına kızıp arabasını yakana da,
-Yolun ortasına hacetini yapana da,
-Çocuk kitabında tecavüz hikayesi anlatana da,
-'Maske tak' dediği için otobüs şoförüne vurana da,
-Yere atılan maskeyi alıp suratına takana da,
-Koro üyelerine iç çamaşırlı mesaj yollayana da,
-'Oynamayan korona olsun' dercesine halaya durana da,
-'Faturaları ben ödüyorum' diye sevgilisine posta koyana da
İnsan gerçekten hayret ediyor...

BU HAFTA SADECE TAN DİNLEDİM
Tan, Youtube'da 'Söz & Müzik Tan Taşçı' konserine ait performanslar paylaşıyor. Kayıtlar çok iyi. 'Beş Dakika', 'Elbet" ve 'Ağla Ağla' en çok izlediğim üç tanesi. Tan sesi konusunda avantajlı; pesleri de tizleri de tertemiz. Okumasını da biliyor be! Sahnenin görseli çok klas, kostümler şık. Seyirci baştan sona şarkılara eşlik ediyor. 'Keşke o konserde olsaydım' diye diye ben düştüm, siz de bir göz atın bakalım.