'Suyun Kadınları' konserinde kadın sanatçılar, farklı dillerde şarkı söyleyecekti. Olamadı... Çünkü Aynur Doğan, Kürtçe söylediği için nefretin hedefi oldu

Caz Festivali’nin programı elime geçer geçmez “Bu konseri kaçırmamalıyım” demiştim. Konserin başlığı bana yetmişti çünkü: 'Suyun Kadınları.'
Hem ilgilendiğim iki konu, kadın ve su birarada, hem de muhtemelen çok farklı bir müzik deneyimi olacaktı. İspanyol besteci Javier Limon’un albümünü farklı millet, ses ve renkten dört kadın seslendirecekti: Buika, La Shica, Sandra Carracaso ve Aynur Doğan.
Son dakikada işim çıktı ve konsere gidemedim. Gece, Aynur’un Kürtçe şarkı söylediği için yuhalandığı ve sahneyi terk etmek zorunda kaldığı haberi geldi.
Gazeteci olarak konsere gitmediğime pişmanım. Ama bir müziksever ve vatandaş olarak bu utanç verici gecede bulunmadığım, kulaklarımla duymadığım, gözlerimle görmediğim için şükrediyorum.
Şükrediyorum çünkü, şehitler bahane edilerek yapılan bu 'protestoyu' çok çirkin, çok tehlikeli ve çok ayıp buluyorum.

Aynur, tek dil, tek nefret

En büyük kötülük
Hayır efendim, “Ama bari BUGÜN Kürtçe söylemeseydi” tavrı, hiç samimi değil. Ne gün, kim, hangi dilde şarkı söyleyecek, bunun mu çetelesini çıkaracağız? Siyaseti, savaşı, nefret dilini müziğe de mi bulaştıracağız?
Bu ayıbı yapan ve destekleyenlere sorayım:
Arkadaşım, madem Kürtçe şarkıya bu kadar tepkilisin, neden Aynur’un sahneye çıkacağı konsere gidiyorsun?
Türkçe söylemesini mi bekliyordun? Söylese, tatmin mi olacaksın?
Kaldı ki madem şehitlere bu kadar duyarlısın, niye konsere gidiyorsun?
Şehit olan askerlerin arasında Kürtler de var, bunun farkında mısın?
“Müziğin dili yoktur” sözünü hiç mi duymadın?
Yuhalayarak, sahneye pet şişe atarak, şehitlerin ruhunu yaraladığını, bu ülkeye en büyük kötülüğü yaptığını biliyor musun?
Yoksa sen, konser falan bahane, hazır ortalık karışmışken yangına körükle gidenlerden misin?
Kürtçe, Türkçe veya İspanyolca. Söylenecek her şarkının, hele bu ortamda daha anlamlı, güçlü bir barış yakarışı olduğunu anlayamıyor musun?
Yoksa seni asıl rahatsız eden şey bu mu?
Sadece nefret konuşsun. Tek dilde, tek tip olsun. Bunu istiyorsun değil mi?

Tebrik ediyorum
Yeri gelmişken, bizi yine bu noktaya getirmeyi başaran tüm siyasetçilerimizi tebrik ediyorum! Memnun musunuz şimdi? Yarattığınız bu çözümsüzlük ve düşmanlık ortamı çok mu güzel? Sakız gibi uzata uzata çiğnediğiniz söylemlerin ne kadar tehlikeli olduğunu görmediniz mi?
Bugün konserde, yarın sokakta benzer olaylar yaşandığında nasıl başa çıkacaksınız, ne diyeceksiniz, merak ediyorum.
İkitidardan muhalefete, fırsatları göz göre göre kaçırıyorsunuz. Hiçbir şey sizin kendinize çizdiğiniz alanlardan daha önemli değil çünkü.
Son olarak, Aynur’suz süren konserin sonunda binlerce insanın “Aynur” diye tempo tuttuğunu not edin.
Evet, çoğunluk onlar!

SUYUN KADINLARI PROJESi NE?

Aynur, tek dil, tek nefret
Aynur, tek dil, tek nefret

* İspanya'nın yetenekli besteci, şarkı yazarı ve yapımcılarından biri olan Javier Limon, Mariza'dan, Buika'ya kadar dünya müziğinin en özel seslerinin prodüktörlüğünü yapıyor.
* Limon, son albümü 'Mujeres de Agua'la (Suyun Kadınları) şarkılarını Akdeniz'in en güçlü kadın seslerine yorumlattı. Bu vokallerden biri de Aynur Doğan’dı.
* İspanyol besteci, konserden birkaç gün önce Zaman’da yayımlanan röportajında şöyle demişti: “Albümde ‘Amanecer En Estambul’ beni en çok duygulandıran şarkılardan biri oldu. Aynur'un sesi çok etkileyici ve çok güçlü. Aslında Pasion Turca'yla çok iyi bir başlangıç yapıyoruz, 15 Temmuz'da bu olağanüstü kadınlar ilk kez sahnede bir araya gelecek.”