İnternet sağ olsun artık koltuktan kalkmadan hayatımızı uzaktan kumandayla yönetebiliyoruz. İnternet üzerinden sevgili de buluyoruz eş de; evin ihtiyaçlarını, gardırobumuzun eksiklerini sipariş ediyoruz, faturaları ödüyoruz, televizyon izliyoruz, müzik dinliyoruz, haber okuyoruz, ders çalışıyoruz, iş kuruyoruz, konuşuyoruz, kavga ediyoruz...
Bir Tanrı’yla iletişime geçemiyorduk, birleri bunu da düşündü ve o da oldu.
Dear-God.net adlı blogda dünyanın dört bir yanından insanlar Allah, İsa, Buda veya herhangi bir evrensel ruhani enerjiye yazdıkları dualarını paylaşıyor, itirafta bulunuyor. Tanrı’nın Gelen Kutusu’na depresyondan eşcinselliğe, kürtajdan politikaya, acıdan aşka, ölümden inanca, aileye, paraya, dostluğa, sekse, işe, strese ve sağlığa dair yüzlerce dua düşüyor. Bir de şunun gibi güldürenler var: “Sevgili Tanrım, lütfen bana yeni bir erkek arkadaş yollar mısın? En sonuncusu beş para etmezdi, gerçekten. Ve favorilerine bir makas attırsa fena olmazdı. Lütfen yıkanmasını sağla ve onu çadırıma yolla.”
Tanrı’nın bu duaların ne kadarına karşılık verdiği bilinmez ama sıradan bir günde bu blogu 230 bin kişi ziyaret ediyor.
Blogun kurucusu, internet alemlerinde tanınan ve aynı zamanda Türk versiyonu da bulunan thecoolhunter.net’in kurucusu olan Bill Tikos. Kendileri birkaç sorumu yanıtladı. Buyrun...  

Böyle bir blog yapmak nereden icap etti?

Hayatımda belirsizlikler yaşadığım dönemlerde kendimi Tanrı’ya (benimkisi ulu bir güç, dini bir Tanrı değil) dua eder buldum. Aklıma bu blogu yapmak geldi. Çoğu kişi kendini çaresiz hissettiğinde tanrısına dua ediyor. Bu site umutlarını ve sorunlarını paylaşabildikleri bir platform.  

Neden dualarını internette yayınlasınlar?
İnsanoğlu her zaman duygularını ve sorunlarını paylaşma ihtiyacı duymuş. Dini kurumlar bunu yapabilecekleri alanlar sağlamış. Organize dinler (Batı’da) düşüşe geçtiğinden beri özellikle de gençler, çoğunlukla özdeşleşemedikleri dinlerin yükü altında ezilmeden güç, umut ve berraklık içeren ruhani bir his bulamadı, bir boşluk oluştu.
Sorunlarını yabancılarla paylaşmalarına gelirsek... Okurların birbirini tanımamasının önemi yok. İnternet dünyasında bu hiçbir zaman önemli olmadı. Mesele benzer kafa yapısına sahip insanlarla iletişime geçmek. İnternette bunun binlerce örneği var.
İnsanlar, “gerçek” hayatlarında sevdikleri onları yargılar veya yanlış anlar diye dürüst olamayabiliyor. Burada kimlikleri gizli olduğu için çok açıklar.  

Sizi şoke eden veya şaşırtan bir dua oldu mu?
Hepsi bunu başarıyor. Duayı alan taraf olmak çok zor. Gerçek Tanrı’nın nasıl hissettiğini hayal bile edemiyorum.

Sizce insanlar bu blogda sorunlarını yazınca rahatlıyor mu?
Acı paylaştıkça hafifler. Ayrıca birçok okur da duaların altına yorumlarını yazarak destek oluyor.

Madonna’nın gazabı
Benim favori duam bu. Siz Tanrı olsaydınız bu kulunuza nasıl bir işaret yollardınız?
“Sevgili Tanrım,
Madonna beni izliyor. 16 yaşında bekaretimi erkek arkadaşımın arabasında “Like A Virgin” (Bakire Gibi) çalarken kaybettim. Ve altı hafta sonra, MTV’de Madonna “Papa Don’t Preach”i (Baba Vaaz Çekme) söylerken İtalyan babama hamile olduğumu itiraf etmek zorunda kaldım. 18 yaşında dine inancımı kaybettim; bu da Madonna’nın İsa’lı haçları yaktığı döneme denk geliyor. Ben de tespih tanelerini mikrodalga fırına koydum, aynı dramatik efekti yakalayamadım ve annemin mikrodalgasını mahvettim. 22 yaşında kayak tatilinde iki gün kayboldum ve vücut ısım normalin altına düştüğünde beni hayatta tutan tek şey walkman’imde art arda çalan Madonna’nın “Frozen” (Donmuş) şarkısıydı. En son olarak da dün gece yeni erkek arkadaşımla ilk kez birlikte oldum. Bu esnada radyoda Madonna’nın “4 Minutes” (4 Dakika) adlı şarkısı çalıyordu ve tüm olay üç buçuk dakika sürdü. Biliyorum, Madonna’nın hayatımda olmasının bir nedeni var. Lütfen Madonna’nın bir sonraki single’ı çıkmadan bana bir işaret yolla.
Sarina Del-Vecchio, Sidney/Avustralya.”