Ekran, depremle bir sınav daha verdi. Türkiye’de çok sayıda haber kanalı var. Benim gördüğüm her kanal olabildiğince muhabir ve kameramanla Elazığ’a ulaştı. Deprem ve sonrası yaşananlar içinde CNN Türk muhabiri Fulya Öztürk’ün gözyaşları, durumun ne kadar vahim olduğunun belgesi gibiydi. Bir kurtarma çalışmasına da tanık olduk.
UMKE görevlisi Emine Kuştepe’nin enkaz altında kalan Azize Hanım’la yaptığı telefon konuşmasını izledim. Umut vermenin anlamı belki de Kuştepe’nin kurduğu cümlelerdi. Bunları söyleyebilmenin ne kadar büyük bir sorumluluk olduğunu da hissettirdi. Yaşama tutunmanın ne demek olduğu, o görüntülerde saklıydı. Sanırım bu depremin unutulmayacak ismi olacak.

CNN TÜRK’TE SÖYLEDİ

‘Depremi bildi’ haberleri vardı. “Doğu Anadolu fay hattı suskun uzun zamandır. 1500 yıldır Maraş civarında deprem olmadı. Elazığ-Bingöl arası risk var. Malatya fayı üzerinde uyarı verdi arkadaşlar” diyordu üç ay önce Hakan Çelik’e Naci Görür Hoca... O zamanlar deprem üzerine bir konuşma diye arşivdeki yerini almıştı
bu program.
Nice bilim insanı ekranda, Türkiye sallandıkça çıkıp anlatıyor. Araştırmaları, haritaları boy boy sıralıyor ve ‘deprem ülkesi’ olduğumuz gerçeğini stüdyolarda, kameralar karşısında söylüyor. Türkiye’nin bu gerçeği görmesi lazım. Çünkü çok sık yüzünü göstermeye başladı.