‘Hava durumunu kim iyi sunuyor?’ cevabını vermek için yaşam biçimini hava durumuna göre ayarlaman lazım. Rüzgarın esintisinden yağmurun geleceğini anlaman lazım. Mesleğinin hava durumuyla sıkı bir bağı olması lazım. O zaman bize sunulan altta müziği, ekranda güzel hazırlanmış görselleriyle hava durumu tahminlerinin bir anlamı olur. Eşim, “Babam, Gökhan Abur’u pek methetti. Sabah mutlaka onun yorumunu dinliyormuş. En doğru tahmini veriyormuş” dedi. Kayınpederin ömrü toprakla haşır neşir geçmiştir. Yıllarını verdiği tütün günlerinden, buğday hasadından, susam ekiminin imbiğinden geçer havanın durumu. Hepsini takip eder, hangi kanalda kim anlatır bilir ve doğru tahminin jüri başkanlığını yapar. NTV’nin hava durumu tahminini yapan Gökhan Abur’u beğenmiş, “Bilgili ve doğru tahmin yapıyor, bir de anlatımı güzel” diyor. Elçiye zeval olmaz.

80’LERDE MUTLUYDUK

CNN Türk’ün ‘80’ler’ belgeseli... 80’ler Türkiye için önemlidir. Siyasetten önemlidir. Ev ahalisi “Her alanda ahlak vardı. Bugünlerle kıyaslanamaz. Yokluk vardı ama adamların kadınları sokak ortasında dövdüğü, öldürdüğü konuşulmuyordu o yıllarda” dediler. Belgesel, ‘kronolojik bir sunum’ yapmış. Özal döneminin mesela başlı başına incelenmesi gerekir. Bir yanda ‘açılım, özgürlük, liberalizm’ öte yanda ‘Benim memurum işini bilir’ birbirine nasıl da karışmıştı. Televizyon üzerine Yüksel Aytuğ konuşmuş belgeselde, “Televizyonda mizah daha sosyaldi” dedi. ‘Olacak O Kadar’ı örnek verdi. Ekran 80’ler ve devamı 90’larda bugünden daha rahattı. Levent Kırca 2000’li yıllarda “Bu kadar da olamaz” diyerek arşivlere kaldırılmadı mı? Müzik konusunda Yonca Evcimik ve Orhan Gencebay vardı belgeselde. 80’lerde ‘Bandıra bandıra ye beni’ vardı, arabesk vardı, piyanist şantörler vardı. Ama bir de metal ve rock vardı o yıllarda. İstanbul Açıkhava’da metal konserleri olurdu. Bağcılar gençliği o zaman metal halindeydi. ‘Pentagram’ açık hava konseri olay olmuştu. Bizim grup ‘Bulutsuzluk Özlemi’ Türkçe rock yapılırla bir dönemi başlatıyordu, 1984 kuruluş yılı ve ‘Bulutsuzluk Özlemi’ albümü ile... Acaba ‘2000’li yıllar nasıl anlatılacak? Konuşulamayanların konuşulduğu bir belgesel olacaktır muhtemelen! Bu arada gündelik yaşama dair güzel ayrıntıları Bahar Korcan ile Nergis Kumbasar sohbetleri ve anılarından aldık.