Bu olağanüstü günler aslında yavaş yavaş alıştığımız bir yaşam biçimi mi olmaya başladı? Ölümler, bir haber kanalının tepesinde ekranın üzerinde veriliyor. Borsa gibi... Bugün dünyada kaç kişi öldü? Hangi ülkede daha çok ölen var? Ne oldu dünya üzerinde terör, savaşlar bitti mi, silah ticaretine ara mı verildi? Tüm bunların soru işaretlerinde yukarıda dediğim gibi biz, ‘eski günlerin’ hatrına yolculuk yapmayı özlemişiz. Arşivler, arşivler...
Akla ilk gelen belki de futbol. TRT’nin çok geniş spor arşivi büyük taramadan geçiyor şu günlerde. Yavaş yavaş 30 yıl gerilere, belki daha da eskilere gideceğiz.

Nouma ya da Rummenigge

TRT Spor’da ‘Unutulmaz Maçlar’ kuşağı başladı. Saat 19.00’da hafta içi her gün. Yarın Fenerbahçe-Glasgow Rangers maçı var. Yıl 2001 Fenerbahçe Şampiyonlar Ligi yolculuğu bu maçla başladı. Cuma günü aynı saatte Beşiktaş-Dinamo Kiev maçı var mesela. Lucescu’lu Beşiktaş ve Pascal Nouma’nın unutulmaz aşırtma golünün maçı. Cumartesi ve pazar günleri ‘Dünya Kupası’ unutulmaz maçları var. Bu cumartesi günü saat 10.00 ve akşam 23.00’te Almanya-İtalya, 1982 Dünya Kupası final maçı var. Rossi, Rummenigge ve Breitner diye mahalle arasında oynardık topu o yıllarda.

Maradona tek başına almıştı

Pazar günü yayınlanacak maç Arjantin-Almanya, 1986 Dünya Kupası finali. Meksika dalgasını keşfettik. Bir de Maradona’nın tek başına kupayı alışını bu maçla gördük.

Siyah-beyaz anılar

Dün bu kuşakta (Hafta içi her gün 17.40’ta) Moskova Olimpiyatları’nın unutulmaz maçlarından SSCB-Yugoslavya, basket maçı yayınlandı. Cuma günü ise 1982-1983 yılları lig karşılaşmalarına gidiyoruz. Gündüz oynanırdı maçlar o zamanlar. Galatasaray-Altay maçı.
Fatih Terim Galatasaray’da, Mustafa Denizli Altay’da.

Lig hatıraları

Bir de bu kuşak açılmış. 1989-1990 Sezonu. Metin, Ali ve Feyyaz’lı Beşiktaş, Rıdvan, Schumacher, Tanju’lu Fenerbahçe, Pfaff ve Hami’li Trabzon. İlaveten Sarıyer, Adana Demirspor ve özlenen takımların resmi geçidi. Ah bir de Metin’li Can Bartu’lu maçlara ve daha geriye gitsek...