‘Hekimoğlu’nda ‘Sınır Tanımayan Doktorlar’ gündeme geldi. Kerem, idealist bir doktor ve Afrika’da çalışıyor. Şöyle bir durum vardı dizide, bu ‘Sınır Tanımayan Doktor’ olmakla, ‘ünlü olmak’ eş değerde tutulmuş. Benim bildiğim pek ilaç firmalarıyla böyle içli dışlı olmazlar. Bu kuruluşta çalışıp, ‘şöhret’ sahibi olan var mıdır bizde? Hayranları vs... Bir ‘pop yıldızı’ kıvamında olacağını pek zannetmiyorum doğrusu.

İyiliksever ya da şöhret

“Bütün iyiliksever kahramanlar, bizim kadar bencil” sözü, Mehmet Ali’nin ve Hekimoğlu’nun “Bizim kadar dürüst değiller” sözünü biraz eşelemek lazım. Yardımseverlik bazen ego tatmini olabilir mi? Dizi, bu soruyu soruyor. “Ben hepinizden üstünüm” demenin bir başka yoludur. Bir de fakirlere yardım ederek, toplumda değer kazanmak ya da ‘vergi durumlarını’ saklamak olduğu da söylenir. ‘Sınır Tanımayan Doktor Kerem’ nezninde bu tartışma dizide hikayenin gidişatı arasında konuşuldu. Tartışılması gereken bir sosyal olaydır ‘yardımsever olmanın şöhret’ hali... Diyeceksiniz bir tas çorbaya muhtaç olmanın ne demek olduğunu biliyor musun? Sonuçta dizi, işin bir de bu tarafına gönderme yapmış diyelim.

TÜRK USULÜ OYUNCU

Bu durum, tüm iş yaşamı felsefesidir bizde. Hayatın kendisi dayatır ya da daha fazla para kazanmak isteği. Emekli maaşıyla geçinememek ve ek iş yapmak mesela. Ya da ‘Menajerimi Ara’daki Gökçe Bahadır’ın oynadığı karakterde olduğu gibi. Dizi sektörü oyuncularının ‘kışın dizi’ yazın ‘film’ çekmeleri olağandır. Okuyoruz, sezon arası oyuncu yaz aylarında aradan bir film çıkarır. Bahadır, durumu daha da abartmış. Bir günde iki farklı film çekiyor. Bir setten diğerine giderken, arada bir de radyo röportajı olduğu hatırlatılıyor. Arabayı durdurup, binadan içeri girip, bir de söyleşi yapıyor canlı...