“Spor yapmaya vaktim yok” söylemi, çağımızın hatta insanlık tarihinin en eski bahanelerinden... Ev işleri, kariyer yoğunluğu ya da çocuk sahibi olmak, bahaneler listesinin ilk sıralarında yer alıyor. Ancak teknoloji peşinizde!

24 saatin kendilerine yetmediğini söyleyenler, sağlıklı beslenme ve düzenli egzersiz tavsiyelerine kafa sallamakla yetiniyor. Özellikle kendine zaman ayırmayı lüks gibi gören çalışan anneler, sadece günü kurtarmak zorunda kalıyor. Evdeki bu durum, çocuğa da bulaşıyor. Uzmanlarsa, “Çocuklarınıza yapacağız en iyi yatırım, onları spora ve sağlıklı beslenmeye yöneltmek olacaktır” diyor.

Obezite vakaları almış başını giderken ve metabolik hastalıklar yüzünden sağlık harcamaları bütçemizin büyük bir kısmını oluştururken, kendimizi bu döngüden nasıl kurtaracağız? Hayatın her alanında olduğu gibi, burada da teknoloji en büyük yardımcınız. Akıllı saatler, son zamanların en popüler konularından... Gün içinde attığınız adımdan kalp atış sayınıza, yaptığınız egzersizden uykunuzun kalitesine pek çok konuda bilgi veriyor.

EGZERSİZ İÇİN BAHANE YOK

- ’Günde 10 bin adım atmak’ önerisi bir efsane değil! Kalp krizi riskini düşürüyor, diyabeti geciktiriyor, depresyona iyi geliyor, kansere karşı koruyor, kilo vermeye katkı sağlıyor, Alzheimer riskini azaltıyor, uykuya dalmayı kolaylaştırıyor ve bağışıklık sistemini güçlendiriyor.

- Türkiye’de bir milyondan fazla insan, uyku apnesi sorunuyla yaşıyor. Kişinin uykuda farkında olmadan nefesi duruyor, aldığı oksijen oranı düşüyor, kalp ritmi ve beyin aktiviteleri bozuluyor. Kalp hastalığı riski, 2-5 kat, felç riskiyse 2.5 kat artırıyor. Ancak gece boyunca rahat bir uyku çektiğini zanneden insanların çoğunun bu sorundan haberi bile yok, hatta tanı koyma süresi, maalesef 8-10 yılı buluyor.

- Yetişkinlerde, dinlenme halindeyken kalp atış hızı, 60-100 aralığındadır. Kalp atış hızının bu değerin üzerinde veya altında olması, bir problemin varlığına işaret edebilir. Egzersiz, hava sıcaklığı ve kullanılan bazı ilaçlar bu hızı etkilese de, 100’ün üzerinde (taşikardi) veya 60’ın altında (bradikardi) olması, duruma bayılma, baş dönmesi veya nefes darlığının eklenmesi halinde, bir doktorla iletişime geçmek gerekiyor.

- Yürümek, koşmak ya da yüzmek... Hangi egzersiz size daha uygun? Ne kadar süre yaparsanız, ne kadar kalori harcarsınız? Bu konuda kafanız karışıksa, deneme yoluyla sorularınızın cevabını bulabilirsiniz.

EGZERSİZ İÇİN BAHANE YOK

- Kalori ve aktivite ilişkisi, kiloyla doğrudan bağlantılı. Bir insanın kilosunu kontrol altında tutabilmesi ya da kilo verebilmesi için günlük aldığı kaloriyi yakabiliyor olması lazım. Harcadığı enerjiden daha fazla kalori alırsa, bunlar, vücutta yağ olarak depolanıyor. Harcanan enerjiden daha azını alırsa da, yağlar enerjiye dönüşüp, yakılıyor.

- Günlük programınıza ne yediğinizi eklemek, beslenmede yaptığınız hataları fark etmenize yardımcı oluyor. Arada değil de, sürekli ‘kaçırdığınızı’ görmek, tatsız olsa da, sağlığınız ve kilonuz hakkında çok şey söylüyor.

- Doktorunuza kaydedilmiş verilerle gittiğinizde, elinizde şikayetlerinizi destekleyen pek çok bilgi olabilir. Bir muayene sırasında hastalık geçmişinizi öğrenmek isteyen hekiminize, teknolojik datalar sunabilirsiniz.

‘Termometre gibi düşünün’

Stanford Üniversitesi Tıp Fakültesi, Genetik ve Kişisel Sağlık Merkezi Yöneticisi Prof. Dr. Michael Snyder ve ekibinin geçtiğimiz yıl yaptığı bir araştırma, akıllı saatlerin ileride enfeksiyon, diyabet ve kanser gelişimini önceden haber verebileceğini gösterdi. Snyder, günlük sağlık verileriyle, hastalıklar arasında bağ kurulabileceğini belirtiyor. Bilim dergisi ‘PLOS Biology’de yayımlanan araştırma sonuçlarına göre, sıra dışı vücut sıcaklığı ve tansiyon değişiminin çeşitli hastalıkların işaretçisi olabildiği saptandı. Prof. Snyder, “Bu akıllı teknolojiyi, ağızdan ölçüm yapan termometreler gibi düşünün. Aralıklarla ateşinize baktığınızda, o anki durumunuz hakkında bilgi veriyor. Giyilebilir olanlarsa, bu ölçümü gün boyunca yapıyor” diyor.

EGZERSİZ İÇİN BAHANE YOK

‘Sürekli takip altındasınız’

Fitbit Avrupa, Ortadoğu ve Afrika Direktörü Des Power, teknolojinin hayatımıza getirdiği yenilikleri anlattı: “Egzersizi hayatınızın bir parçası haline getiriyor. Gün içinde evden işe, işte eve ne kadar hareket ettiğinizi, bileğinizde duran bir alete kaydediyorsunuz. İnsanları hereket etme konusunda cesaretlendiriyor ve motive ediyor. Çeşitli sensörlerle, hareket, kalp atışı ve egzersiz gibi vücudunuzla ilgili pek çok bilgiyi elde ediyorsunuz. Uykunuz hakkında da çok şey söylüyor, en çok da bu konuda şaşkınlık yaşanıyor. Mesela sabah kalktığınızda, çok iyi uyuduğunuzu düşünüyorsunuz, ancak verileriniz başka bir şey söylüyor. Ne kadar uyandınız veya ne kadar süre uyanık kaldığınızı görüyorsunuz. Bir gece yatağa 23.00’te gitmekle 01.00’de gitmek arasında büyük fark olduğunu gözlemliyorsunuz. Mesela uyku apnesi büyük bir sorun ve pek çok insan durumundan habersiz. Geceleri yapılan ölçümler, uyku kaliteniz hakkında bilgi veriyor. Pek çok kadın adet dönemlerini akıllı saatlerden takip ediyor. Yaptıkları egzersizin, aldıkları uykunun ve yedikleri yemeğin sürece etkilerini görebiliyor. Bu bilgileri, haftalık, aylık ve yıllık sağlık bilgilerine ekleyebiliyor.”