Ailesinde tiroid hastalığı öyküsü bulunanların, sıkı takip altında olması gerekiyor. Genetik geçişin yanı sıra, stres, düzensiz hayat ve sağlıksız beslenme, hastalıkların ortaya çıkmasında büyük rol oynuyor.

Tiroid hastalıkları, dünya genelinde 300 milyondan fazla kişiyi etkiliyor. Bu sorunların gelişmesinde, kadın cinsiyeti, yaş, genetik öykü ve hamilelik, dört büyük risk grubunu oluşturuyor. Son yıllarda artış gösteren tiroid kanseri vakaları, kadınlarda meme kanserinin ardından ikinci sırada yer alıyor. Bu yıl 21-25 Mayıs’a denk gelen Dünya Tiroid Farkındalık Haftası kapsamında bir araya geldiğimiz Şişli Etfal Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nden endokrin cerrahisi uzmanı Doç. Dr. Bülent Çitgez’le hastalığı konuştuk.

- Tiroit hastalıklarının Türkiye’de görülme sıklığı hakkında bilgi verebilir misiniz?

Tiroit hastalıkları, ileri yaş kadınlarda daha sık görülür. Toplumda guatr diye bilinen bu rahatsızlıklara, 20 yaş üzeri erişkinlerde yüzde 30 oranında rastlanır. Bir bölgede guatr sıklığı, yüzde 10’u geçtiğinde, endemik kabul edilir ve ülkemizdeki tiroit hastalıklarının büyük kısmını oluşturur. Türkiye, iyot eksikliği açısından endemik bir coğrafyadadır. Bu sebeple vaka rakamları, dünya ortalamasının üzerindedir. Erken tanı, hastanın yaşam kalitesini artırır ve hayat kurtarabilir. Geç tanı alan hastalarda maalesef dramatik sonuçlara sebebiyet verebilir. Tiroitte nodülü bulunan hastaların kanser riski açısından sıkı takip edilmesi gerekir.

Hormonların oyunu dengeyi bozuyor

- En çok hangi çeşidi, hangi yaş grubunda görülüyor?

Tiroit bezinin az çalıştığı hipotiroidiye, toplumda yüzde 2 civarında rastlanır. Kadınlarda vaka sayısı, erkeklere göre 5-8 kat fazladır ve yaşla birlikte sıklığı da artar.

Graves hastalığı olarak bilinen hipertiroidi ise her yaş grubunda görülebilir. Ailesel geçiş gösterir ve Graves tanısı alan hastaların yüzde 15’inde, en az bir akrabasında tiroit otoantikorları saptanabilir.

Tiroit nodülleri çok yaygındır ve 50 yaş üzeri her iki bireyden birinde rastlanır. Bu nodüllerin yüzde 5-10’u kötü huylu özellikler içerebilir.

Tiroit kanseri kadınlarda en sık görülen türler arasındadır. 40 yaş altı kadınlardaysa ikinci... Hastalığın seyri, erken tanı sayesinde iyi olmakla birlikte, hastaların yüzde 20’sinde nüks veya uzak metastazlar sebebiyle ölüm gerçekleşebilir.

Hormonların oyunu dengeyi bozuyor

- Genetik geçiş hakkında neler söyleyebilirsiniz? Aile hikayesi bulunanlar tedbir almak adına neler yapmalı?

Graves gibi iyi huylu olan, fakat yaşam kalitesini düşüren hastalıklarda yüzde 15 oranında aile öyküsü mevcuttur ve sıkı takip şarttır. Ailede tiroit kanseri ve nodül öyküsü bulunan, ameliyat geçirenler de dikkatli olmalı.

- Bir hormon hastalığı olduğu için vücudu nasıl etkiliyor?

Salgıladığı hormonlarla vücut metabolizmasını düzenleyen ana bez olan tiroidin hastalıkları, ilaçla tedavi edilebilecek bozukluklardan kansere kadar değişebilen bir yelpazede şekillenir. Tiroit bezinden iki hormon salgılanır: Tiroksin (T4) ve triiyodotironin (T3). Bunlar, metabolizmamızın hızını kontrol eder. Eğer çok salgılanırlarsa metabolizma hızlanır, buna hipertiroidi denir, az salgılanırsa hipotiroidi adını alır ve metabolizmamız yavaşlar. Tiroit bezinin iltihabı tiroidit, hem mikrobik hem de vücudun kendi kendine yarattığı otoimmün sebeplerle gelişebilir.

- Tanı ve tedavideki gelişmeler neler?

Tiroit sorunlarında tanı, hasta öyküsü ve fizik muayeneyle konmakla birlikte, laboratuvar tetkikleri ve radyolojik gelişmeler de ön plandadır. Gerek ultrasonografi cihazlarının görüntü kalitesinin ve kullanılabilirliğinin artması, gerekse patolojide kullanılan reseptör düzeyindeki çalışmalar, kitlelerin erken dönemde saptanmasına yardımcı olur. Ayrıca hastaya en uygun tedavinin belirlenmesi konusunda öngörü sağlar. Bazı hastalarda sintigrafi, bilgisayarlı tomografi ve manyetik rezonanslı görüntüleme gibi ileri radyolojik tetkikler gerekebilir. Teknolojinin gelişmesiyle, tiroit hastalıklarında savunma düzeyimiz her geçen gün artıyor.

Hormonların oyunu dengeyi bozuyor

- Toplumda hastalığın doğal yollarla (bitkiler, kürler) tedavi edilebileceğine dair pek çok bilgi var. Bunlara itibar edilmeli mi?

Yoğurt otu ve sinirli ot gibi bazı bitkisel ürünler, guatr hastalarına önerilebiliyor. Unutmamak gerekir ki, tiroit hastalıkları çok çeşitlidir. Aynı hastalığa sahip iki kişi de bile, aynı belirtiler görülmez. Doktor olmayan insanların guatr ilaçları vermesi veya ek alternatif tedaviler sunması, son yıllarda karşılaştığımız en önemli problem. Son derece ciddi yan etkileri bulunan ve hatta ölümcül sonuçlara yol açabilen alternatif tedavilerin gelişigüzel kullanılmaması gerekir. Bunlar, mevcut tiroit hastalıklarının tanı ve tedavisinin geç, yetersiz veya yanlış olmasına sebebiyet verebilir. Bilimsel ve tıbbi önerilerden uzaklaşmamak lazım.

İyot eksikliği yerine konmalı

Ülkemizde endemik guatr ve iyot eksikliği, önemli bir halk sağlığı sorunudur. Bu yüzden tüm sofra tuzlarının iyotlu olması gerekir. Her ne kadar guatr sebepleri arasında tiroit bezinin büyümesine sebep verdiği düşünülen turpgiller, bazı elementler ve bakteriyel sebepler gösterilmiş olsa da, etkisi çok iyi bilinen ve korunması için önlem yöntemlerinin de kanıtlandığı tek geçerli etken, iyot eksikliğidir.

Hastalara önemli uyarılar

Hastaların stresten uzak durması ve düzenli bir hayat yaşamaları, hem metabolizmalarını düzene sokmalarına hem de yaşam kalitelerinin artmasına yardımcı olur. Doktor tarafından verilen ilaçları varsa, bunların kullanımına dikkat etmek önemlidir. Doz atlamamak, tedavinin ana faktörlerden biridir. Hastanın takiplerine düzenli devam etmesi, erken teşhis ve tedavi için büyük rol oynar.