Geri Dön

Keloğlan ve çilli tavuk masalı oku

Bir varmış, iki yokmuş, üç varmış dört yokmuş. Çok eski zamanların birinde Keloğlan isimli bir çocuk yaşarmış. Saçları olmadığı için herkes ona Keloğlan dermiş. Çok iyi kalpli, yardımsever ama biraz tembelmiş.

Keloğlan ve çilli tavuk masalı oku

Bir gün yine evinin önünde yan gelip yatarken bir arkadaşı gelip:

- Kalk artık biraz annene yardım et Keloğlan. Annen çok yoruluyor, biraz yardım etsen ne olur?, demiş.

Keloğlan duymamazlıktan gelmiş ve uyumaya devam etmiş. Rüya görmeye başlamış bir süre sonra. Rüyasında bir tilki kümeslerinden tavuklarını çalışıyormuş. Korkuyla uyanmış çünkü tek sahip oldukları bir tane çilli tavukmuş. Gözlerini açmış bir de ne görsün, çilli tavuk göbeğinde ona bakıyor.

Hemen gidip çilli tavuğu kümese kapatmış ama içi rahat etmemiş. Her akşam çilli tavuğu alıp yatağında saklamaya başlamış. Annesi oğlunun delirdiğini sanmaya başlamış ve çok üzülmüş.

Bir gün, iki gün derken Keloğlan “Bu iş böyle olmayacak!” deyip tilkinin evine gitmiş. Kurnaz tilki onu içeri davet etmiş çünkü planı onu kafese kapatıp yemekmiş. Keloğlan içeri girince kafeslerde bir sürü tavuk görmüş. Kurnaz tilki meğerse köylülerin tavuklarını çalıp evine hapsetmiş.

Tilki, onu masaya çağırmış ama Keloğlan hemen bir plan yaparak masadaki mumu kafasına tutmuş ve kel kafasından yansıyan ışık tilkinin gözlerini kamaştırmış, o da hemen evden kaçmış.

Hemen gidip köy halkına olan biteni anlamış. Köylüler toplanıp tilkinin evine gitmişler ve onu kafese koyarak tavuklarını almışlar. Bu işte karlı çıkan ise Keloğlan olmuş. Yaptığı iyilik için köylüler ona on para vermişler, o da hepsini annesine vermiş.