Geri Dön

“Bir düşüncenin parçası olmak mutluluk veriyor”

Kanbolat Görkem Arslan “Tiyatro yaparken kendimi mutlu hissediyorum. Anlatılmak istenen bir derdin ya da düşüncenin parçası olmak, kendini o cümleyle var etmek mutluluk veriyor” diyor

“Bir düşüncenin parçası olmak mutluluk veriyor”

Star TV’deki “Hayat Bazen Tatlıdır” dizisinde izlediğimiz Kanbolat Görkem Arslan, “Köpeklerin İsyan Günü” isimli tiyatro oyununda da Zuhal Gencer Erkaya, Elif Ürse ve Sercan Gülbahar’la birlikte rol alıyor. Arslan’la “Derinliği olan bir oyun” dediği oyunu, tiyatroyla ilişkisini ve neler yaptığını konuştuk.

“Köpeklerin İsyan Günü”nde ne bekliyor seyirciyi?

Mark Levitas ve Ceren Ercan’ın kurmuş olduğu Platform isimli topluluğun ilk oyunu. Nişantaşı’nda yaşayan, kendi güvenli alanını korumaya çalışan orta sınıf bir aile, bir bakıcı kız ve köpeklerini gezdiren çocuk üzerinden biraz sınıfsal meseleleri sorguluyor. Bunlar üzerinden dünün kazananları, bugünün kaybedenleri resmedilmeye çalışılıyor.

“Bir düşüncenin parçası olmak mutluluk veriyor”

Ezop Sahne’yle bir tiyatro oyununa daha başlıyorsunuz.

Çalışmaya çalıştığımız bir oyunumuz var, ismi “Öküz”. Set programlarından sebep henüz çok sağlıklı bir prova sürecine giremedik. Ocak ortası gibi çıkarmak istiyoruz.

Tiyatro sizin için ne ifade ediyor?

90’ların sonunda taşradan çıkıp lise sonda okumaya Antalya’ya gitmiştim. Tiyatroyla orada tanıştım ve o sahnede olmak istedim. Sahnenin büyüsü çok etkiledi beni. Konservatuvara gitme sebebim olarak da dizide oynamak falan değil, okulu bitirip tekrar tiyatroya devam etmek gibi bir düşünce vardı ama süreç içinde iş buraya evrildi. Biraz koptuk tiyatrodan. Tiyatro yaparken kendimi mutlu hissediyorum. Anlatılmak istenen bir derdin ya da düşüncenin parçası olmak, kendini o cümleyle var etmek mutluluk veriyor.

“Bir düşüncenin parçası olmak mutluluk veriyor”

Oyunu Zorlu PSM’de oynuyorsunuz. Başka şehirlere de gidecek misiniz?

Prömiyeri Lizbon’da yaptık, Koç Üniversitesi’ne davet üzerine geldik. Mayıs, haziran gibi yurt dışı festivaller düşünülüyor, davetler aldık. Türkiye’de başka şehirlerde de oynamak istiyoruz.

Bir yandan dizi de varken zor olmuyor mu?

Hareket halinde olmak, çalışmak bana iyi geliyor açıkçası. İkinci oyunu aslında biraz tereddüt ederek kabul ettim. Ama hiç denememiştim, denemek istedim.

“Doğaçlama müzik yaptığımız bir tayfam var”

“Hayat Bazen Tatlıdır” dizisinin başrol oyuncularındansınız, nasıl gidiyor?

Ortaya samimi bir iş çıktığını düşünüyorum. Haliyle seyirci de beğeniyor. İyi gidiyor şimdilik, umarım böyle gider. Gidişata bakınca umudumuz bu sezon böyle devam edeceği yönünde.

Bir köpeğiniz var, Beşiktaş’ı destekliyorsunuz... Set dışında neler yaparsınız?

Evet, bir biraderim var Kerata, onunla vakit geçiririz. Büyük bir fanatizmle yaklaşmıyorum futbola ama iyi bir futbolsever olduğumu düşünüyorum, Beşiktaş’ı tutuyorum. Onun dışında bisiklete binmeyi seviyorum, yaşadığım yer de müsait. Bir senaryo var, onunla uğraşmaya çalışıyoruz. Bazen bir araya gelip doğaçlama müzik yaptığımız bir tayfamız var.

Müzikle de ilgileniyorsunuz o halde...

Eskiden beri severim, müzik yapmak ilgimi çeker. Bir enstrümanda profesyonel değilim ama perküsyonda takılıyorum öyle. Etnik altyapısı olan müzikleri daha çok seviyorum. Söylerken de doğaçlama yapıyoruz.

Kamera arkasına da merakınız var mı?

Onu tecrübe etmek ilgi çekici geliyor insanlara. Ben o kadar çok yönlü bir insan olduğumu söylesem şimdi hadsizlik etmiş olurum. İnsan becerebildiği şeye yoğunlaşmalı bence. Yazdığım senaryo tamamlanmış olursa da onu çekecek birine teslim ederim, herhalde o da Çağrı (Vila Lostuvalı) olur.

Kariyer planlanınızda kız arkadaşınızı, karavanınızı alıp durmadan gezmek varmış.

Aynen öyle. Beğendiğim bir model var onu alabilirsem niyetim öyle, durmadan gitmek.

Kız arkadaşınızın yönetmenlik yapması zor olacak ama.

Yok yapmayacak zaten. Mesleği de bırakıp her şeyi bırakıp gideceğiz yani.

Hayatınızı nasıl sürdüreceksiniz peki?

Hesabını da yaptık, benzin de dahil olmak üzere günlük 30-40 avroyla yolda gidebiliyorsun. Bununla beraber zaten yolda illa ki birileriyle denk geleceksin. Birtakım işler yapabiliriz. İkimiz de sağlıklıyız. Bir yeri beğenirsek kalırız orada. Tarlada da girer çalışırız yani, öyle şeyler hayal ediyoruz.

“Artık yaşam zorlaştı ve kalitesizleşti”

Çok büyük hırslarınız yok oyunculukla ilgili yani.

Bu düzlemde ve artık bu dünya düzeninde böyle işlerin de çok peşine takılıp hırs yapılacak şeyler olmadığını düşünüyorum. Onun için de öyle çok büyük hırslarım yok. İsterdim de artık biraz yaşam da kalitesizleşti ve zorlaştı galiba, haliyle de orada kendini var etmeye çalışmanın bir anlamı yok benim için.

Yine de oynamak için heyecanlandığınız roller oluyor mu?

Dünya ve insanlık tarihine iz bırakmış insanların hayatını oynamak cezbediyor beni. Hayali bir şey yaratmıyorsunuz, var olan bir insanın kendinizce yorumladığınız halini sergilemeye çalışıyorsunuz. Bana çok keyifli geliyor.

“Oynadığım son bölümden sonra ‘Poyraz Karayel’i izlemedim”

“Poyraz Karayel”i hâlâ takip ediyor musunuz? Oradaki, aralarında sizin de olduğunuz üçlü çok seviliyordu, görüşebiliyor musunuz?

Oynadığım son bölümü izledim, ondan sonra izlemedim. Görüşebildiğim arkadaşlarım var. Kimisiyle de zaman, hayat ya da tercihler girdi araya; görüşemiyoruz, görüşmüyoruz.

İzlediğiniz yerli diziler var mı?

Kız arkadaşımla beraber yaşıyoruz, o da yönetmen. Haliyle evde olup da televizyon açabildiğimiz zamanlarda işlere bakıyoruz ne var ne yok diye. Arkadaşlarımızın işleri oluyor, onları merak ediyoruz ama sürekli takip edemiyoruz. Onun dışında yabancı dizi izliyoruz.

İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Sıradaki Haber