Geri Dön
CumartesiDüşlesen yeter!

Düşlesen yeter!

Kaş’taki Vodafone Düşler Akademisi engelli ve sosyal dezavantajlı bireylere sunduğu bir haftalık ücretsiz kamplarda, katılımcılarla gönüllüleri sanat, spor ve doğayla bir araya getiriyor.

Düşlesen yeter!

Engelli bireylere destek verecek sosyal bir gelişim, sanat merkezi olmak ve hayat standartlarını iyileştirmek amacıyla faaliyete geçen Vodafone Düşler Akademisi; İstanbul’da onuncu, Kaş’ta ise dördüncü yılını doldurdu. Biz de yenilikleri öğrenmek ve süreci deneyimlemek üzere Kaş’taki merkeze misafir olduk. Türkiye Vodafone Vakfı, Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı ve Alternatif Yaşam Derneği (AYDER) işbirliğiyle hayata geçen akademi, tüm engelli ve sosyal dezavantajlı bireylere açık ve ücretsiz. Yaklaşık 20 dönümlük bir arazi üzerindeki merkez, 70 senelik Çukurbağ İlkokulu binasına 16 bin kitaplık bir kütüphane, atölye odaları, resim galerisi ve iki küçük müze sığdırmış. 7 gün süren kamplarda resimden müziğe, dalıştan biniciliğe ve fotoğrafa kadar farklı eğitim programları uygulanıyor. Katılımcılar sivil toplum kurumları üzerinden, gönüllülerse bireysel olarak AYDER’e başvurularını iletiyor.

Düşlesen yeter

Gönüllülerin dönüştürücü güç olduğunun altı çiziliyor. Bu yıl Kaş’taki gönüllü sayısı 256’yı bulmuş. 28 yaşındaki Ekrem Bekteş “Çok geç keşfettiğim için kendime kızıyorum. Gönüllülükle birlikte kendimde olan eksik duyguları fark ettim, örneğin eskiden daha az umut ediyordum. Bir kere gönüllü olduğunda bırakamıyorsun” diyor.

Yıl boyunca açık olan akademi günde ortalama 70 kişiye konaklamalı hizmet verebiliyor. Katılımcı ve gönüllüler için iki ayrı yatakhane var. Bir kamp döneminde 10-15 katılımcı ve onlara eşlik eden 20-25 gönüllü ağırlanıyor. Yüksek parkur, plaj voleybolu ve bocce alanları ile amfitiyatro haricinde Mehmet Uluğ Müzik Evi (MUME) katılımcılara pek çok enstrüman deneyimleme olanağı tanıyor. Profesyonel ekipmanlarıyla müzisyenlere de kayıt alanı olarak hizmet veriyor.

AYDER Yönetim Kurulu Kurucu Başkanı Ercan Tutal, yaşıtlarıyla beraber olan katılımcıların hızlı gelişim kaydettiklerini, ailelerinin de bir es verip dinlenme fırsatı bulduklarını söylüyor. Akademi köy çocuklarının etüt hizmetlerinden ebeveyn sorunlarına kadar pek çok konuda köy halkına destek olmayı da ihmal etmiyor.

Engelli bireylerin kendi gelirlerini kazanacakları gelir modelleri oluşturarak sosyal hayata katılımını güçlendirmek de akademinin önemli hedeflerinden. Mutfak alanında üretim yaparak catering hizmeti veren Düşler Mutfağı ile aralarında görme engelli ve sosyal dezavantajlı öğrencilerin de bulunduğu 11 sanatçıdan oluşan Social Inclusion Band bu noktada öne çıkıyor. Biz de Benay Gözkaman ve Oğuzhan Gürel’in güzel seslerinden grubun akademinin 10. yılı için hazırladığı ve Ogün Sanlısoy’la seslendirdiği “Düşlesen Yeter” şarkısını canlı olarak dinleme şansı buluyoruz...

“Algıları biz değiştirebiliriz”

Benay Gözkaman (Social Inclusion Band solisti)

Düşlesen yeter

Social Inclusion Band’in görme engelli solisti Benay Gözkaman “Müzik de dalmak gibi bambaşka bir özgürlük. O dünyayı keşfetmek için görmek gerekmiyor. Bir bakıyorum sahnede ruhum çözülüvermiş, her şey çok güzel” diye anlatıyor hislerini: “İnsanlar doğdukları halleriyle kısıtlanmış sayılmıyor. Kısıtlayanlar fiziksel şartlar ve insanların kafa yapısı. Engelli insanlar biz olmuyoruz. Eşit yaşam hakkı tanınsaydı engellenmiş kişiler olmayacaktık. Bu bir engel değil, farklılık. Tıpkı saçınızın sarı olması gibi... Bireylerin kendileriyle barışmaları için bunu kabul etmeleri çok önemli.” İleride bestelerini yayınlayıp solo kariyer yapabileceğini söyleyen sanatçı piyano çalıyor ve Birsen Tezer’le ortak bir proje yapmayı hayal ediyor...

World of Silence kurucusu Buket Ela Demirel (Sosyolog - iletişim üzerine danışmanlık yapıyor)

2 yaşında yüksek ateş sebebiyle duyma yetisini kaybetmiş Buket Demirel. Kulağında işitme cihazı takılı, dudak okuyarak hızla iletişim kuruyor. Sosyoloji bölümünden mezun olmuş, işaret diliyle ve Düşler Akademisi’yle de üniversitede tanışmış. “İnsanlar kendilerini eve hapsettikçe o kadar dışlanmış sayılıyoruz. Düşseniz de ağlasanız da dışarı çıkın, çünkü algıları biz değiştirebiliriz” diyor.

“Engelli dalışında lideriz”

Dalgıç ve eğitmen olan Ercan Tutal, engelli gençlerin dalışı ayrı bir yere koyduğunu söylüyor. “Dalmak Özgürlüktür” programını başlatan Tutal motivasyonunu şöyle anlatıyor: “Engelliler dalış yaparsa bütün sporları da yapar. Spor yaparlarsa hayatın içine aktif olarak katılırlar. Onların katılmasıyla da sosyal değişim başlar. Suyun altında herkes eşit, görmeyen, ayakları tutmayan ayrımı yok... Boynundan aşağısı tutmayan pek çok kişiyle dalış yaptım, göz teması kurarak anlaştık. Engelli dalışında lider konumundayız, 3 binin üzerinde engelli bizzat benimle dalış yaptı.”

Vodafone Türkiye CEO’su Colman Deegan, projelerin sürdürülebilir olmasına özen gösterdiklerini belirtirken “Sosyal yatırımlarımız içinde Düşler Akademisi’nin özel bir yeri var” diyor.

İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler