Geri Dön

“Gözyaşı dökmek yerine müdahale etmek istedim”

Oyuncu Evrim Solmaz 13 yıldır savaş sanatı sporlarıyla ilgileniyor. “Sevdiklerime bir zarar geldiğinde saklanıp gözyaşı dökmektense olaya müdahale etmek istedim” diyen Solmaz: “Hiçbir şey için hiçbir şeyi silmiyorum, her şeyi dengeli yaşamaktan yanayım”

“Gözyaşı dökmek yerine müdahale etmek istedim”

Hanımın Çiftliği” dizisindeki Gülizar karakteriyle dikkat çeken, “Umutsuz Ev Kadınları”ndaki Zeliş karakteriyle yükselişini sürdüren Evrim Solmaz ansızın işletmeci Arda Şener’le evlendi ve diziden ayrılarak oyunculuğu bir yıl ara verdi. “Dört yıldır yoğun bir tempoda çalışıyorum.
Yoruldum” diyen Solmaz ile uzun yıllardır uğraştığı savaş sanatı sporlarından evliliğine, ekranlara ne zaman döneceğine kadar pek çok şeyi konuştuk.

“Gözyaşı dökmek yerine müdahale etmek istedim”

Düzenli spor yapan biri olarak sağlıklı yaşamaya önem veriyor musunuz?

Çalışma koşullarımın müsade ettiği ölçüde sağlıklı yaşamaya çalışıyorum. Bol bol sebze-meyve yemeye, organik ürünlerle beslenmeye gayret ediyorum. Bağışıklık sistemimi güçlendirmek için vitamin takviyeleri yapıyorum.

Hangi sporlarla ilgileniyorsunuz?

2000 yılında savaş sporlarıyla uğraşmaya başladım. O zamandan beri kickboks da dahil savaş sanatlarının pek çok dalıyla ilgilendim. Şu anda ise Çin sistemi kung fu’nun bir dalı olan wing tsun ve Filipin kökenli eskrima yapıyorum.

Haftada kaç gün ve kaç saatinizi bu sporlara ayırıyorsunuz?

Haftada altı gün gittiğim zaman da oldu. Ama yoğun iş temposu nedeniyle iki ay hiç gidemediğim zaman da... Antrenmanlar
1-1.5 saat sürüyor. Çok yoğun bir kardiyo olduğu için o kısa sürede 1000-1500 kalori yakıyorsunuz.

Eşiniz de spor yapıyor mu?

Eşim benle tanışmadan önce kardiyo ve fitness ile ilgileniyordu. Ama şimdi beni desteklemek için ve boş zamanlarımızda birlikte çalışabilelim diye bu yaz ilk defa wing tsun sistemiyle tanıştı.

Çalışırken eşinizle birbirinize zarar verdiğiniz oluyor mu?

Eşim zaten yeni başladı. Ben 10 yıldır bu sporu yapıyorum. Ayrıca antrenmanlarda partnerler birbirine zarar vermez.

Savaş sanatlarıyla uğraşmanızın sebebi bir güç gösterisi miydi?

Ben eşim, ailem, sevdiklerim ve öğrencilerimden birine bir zarar gelirse, kafamı kollarımın arasına koyup saklanıp olaylara gözyaşı dökmektense olaya müdahale etmek isteyeceğim için savaş sanatlarına yöneldim.

“Spor yapan Evrim’in enerjisini seviyorum”

“Artık savaş sanatları yolunun yolcusuyum” demişsiniz...

Evet, savaş sanatlarına başlamadan önce spor salonlarında üç-dört saat boyunca bisiklet çevirip bacaklarımı açıp kapattığım bir dönem de geçirdim. Fakat bundan hoşlanmadım. Çünkü aynı zamanda bir bilgiyi, bir sistemi öğrenerek de terleyip
fit kalabileceğimi gördüm.

O sistemi nasıl özetlersiniz?

Uzakdoğu savaş sanatlarının bir altın piramidi vardır: Zihin-beden-nefes... Bu üçünden hangisini çalıştırmaya başlarsanız başlayın diğerleri de otomatik olarak çalışıyor. Ayrıca, bunları yaparken başka bir şey düşünemiyorsunuz. Bu konsantrasyon da sizi yaşamın kargaşasından uzaklaştırıyor.

Bu spor özgüveninizi de geliştirdi mi?

Sporla kendini sevmeye başlarsın. Bedensel ve zihinsel bir disipline girip ter dökmek “Her şeye rağmen ayaktayım, her türlü zorlukla mücadele edebilirim” mesajını da veriyor beyninize. Sporla çikolata yemeden mutluluk hormonunu salgılatmanız mümkün. Ben de spor yapan Evrim’i ve enerjisini seviyorum.

Parmaklarınızla karşınızdaki kişinin kalbini durdurmayı bile öğreniyorsunuz. Bu agresiflik anında tehlikeli değil mi?

Tehlikeli ama bu bilgiler zaten herkese verilmiyor. Bu senelerce gizli tutulmuş bir sistem. Şu anda da “Parasını verdim, öğreneyim” diyemiyorsunuz. Belirli bir emek harcadığınız ve olgunlaşma seviyelerini aştığınız takdirde
o bilgiler sizinle paylaşılıyor.

Savaş sanatları eğitmeni de olmuşsunuz...

Geçen sene mart ayında wing tsun konusunda eğitmenliğimi aldım. Geçtiğimiz ay da eskrima eğitmeni sıfatını alarak Türkiye’deki ilk kadın eskrima teknikeri oldum. Ama şu anda bu konuda eğitmenlik vermeyi düşünmüyorum.

Kadınların bu kadar şiddet gördüğü bir ülkede bu konuda ders vermeyi hiç düşündünüz mü?

Maddi durumu ders almaya yetmeyecek bir kadın gelip eşinden şiddet gördüğünü söylerse, zaten dövüş sanatları konusunda yardımcı olurum. Eşini dövsün diye değil, kendisini koruyabilsin ve kendisine güvenini tekrar kazanabilsin diye.

“Kendimi toprak gibi nadasa bıraktım”

Sürpriz bir evliliğiniz oldu? Nasıl tanıştınız?

Zaten yakın arkadaşlarımızın yüzde 80’i ortak. İstanbul’a geldiklerinde bende, İzmir’e gittiklerinde Arda Bey’de kalıyorlardı. Bir gün Arda Bey’in işletmesini yaptığı bir tesiste bizi tanıştırdılar. Sonra nişanlandık ve evlendik.

Bir anda evliliğe nasıl karar verdiniz?

Aslında sene başından beri nişanlıydık. Evlilik tarihimizi belirleyememiştik, sonra uygun tarihin haziran sonu olduğunu düşündük. Sadece ailelerimizin ve çok yakın dostlarımızın katıldığı samimi ve sade bir çiftlik düğünüyle evlendik.

“Oyunculuğa sadece ara verdim”

Anne olmak istediğiniz ve aşk uğruna kariyerinizi sildiğiniz doğru mu?

Bir an önce anne olmak istiyorum ama oyunculuğu bırakmadım. Ben hiçbir şey için hiçbir şeyi silmiyorum, her şeyi dengeli yaşamaktan yanayım. Arkadaşlarım
beni arıyor, “Nasıl oyunculuğu bırakırsın?” diyor. Oyunculuğu bırakmadım. Sadece çalışma hayatına bir sene ara
vermeye karar verdim.

Peki, başrol oyuncularından biri olduğunuz ve bu kadar tutulmuş bir dizide oynarken neden bir yıl ara verdiniz?

Bizim sektörün çok ağır çalışma koşulları var. Erzak dolu bir mutfağınız varken siz hep olanı tüketiyorsunuz. Yeni bir şey ekleyemiyor
ve kendinizden tüketmeye başlıyorsunuz. Ben de kültürel donanımımı, dinginliğimi artırabilmek
ve işimin layık olduğu enerjiye tekrar sahip olabilmek için bir süre ruhumu ve bedenimi bakıma almaya karar verdim. Toprağı nadasa bırakırlar ya, ben de kendimi nadasa bıraktım.

İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Sıradaki Haber