Geri Dön

'Mizah benim can suyum'

Beşinci mizah kitabı “Anneannem İnternette”yi okurlarıyla buluşturan Türkiye’nin ilk kadın mizah yazarı Canan Tan, “Mizah benim can suyum” diyor.

'Mizah benim can suyum'
Seyhan Akıncı / seyhan.akinci@milliyet.com.tr

 

Kadın ve mizahı bir araya getiremeyenler için eşsiz bir yanıt Canan Tan. “İster Mor, İster Mavi” Aziz Nesin Mizah Öyküleri Ödülü, “Sol Ayağımın Başparmağı”ysa Rıfat Ilgaz, birincilik ödülü getirmişti yazara. Tan, can suyu olarak tanımladığı mizaha, gülmeye çokça ihtiyaç duyduğumuz bugünlerde bir kez daha sarıldı ve ortaya “Anneannem İnternette” çıktı. Tan’ın 5’inci mizah kitabı Doğan Kitap etiketiyle okurla buluştu. Biz de yazara son kitabını, teknolojiyle ilişkisini ve o malum konuyu “kadın mizah yapabilir mi?”yi sorduk.

- “Anneannem İnternette”, tam da birçoğumuzun teknoloji sınavından geçtiği pandemide geldi. Kitabın okurla buluşuncaya kadar nasıl bir yolculuğu oldu?

Neye niyet, neye kısmet... Yaz aylarında inzivaya çekilip yeni romanımı yazmayı düşlerken, mizah öyküleriyle sarmaş dolaş oluverdim. Çünkü, yazacağım roman için köklü araştırmalar yapmam gerekiyordu. Araştırma ve incelemeleri yedi yıl süren “Hasret”e yeni bir kardeş roman gelecekti. Ancak evde elim kolum bağlı dururken yaptığım araştırmaların hepsi yarım kalacak, eksik olacaktı. Öyle olacağına ertelemeyi tercih ettim. Mizah ise zaten benim can suyum. “Şu dar günlerde neden okurumun yüzünde küçük de olsa bir gülümseme yaratmayayım?” diyerek çıktım yola. Ve beşinci mizah öyküleri kitabımı okurumla buluşturdum.

- Sizin teknolojiyle aranız nasıl? Sevdiklerinizle iletişim kurmak için en çok hangi kanalları kullanıyorsunuz?

Google, Facebook, Twitter, Instagram, YouTube... Hepsiyle aram oldukça iyi. Çağımızın gereklerine uymaya çalışıyor ve okurlarımla iletişimimi hep sıcak tutmaya, onların benden haberdar olmasını her zaman ön planda tutmaya çalışıyorum. Aşırıya vardırmadan her gün tazeliyoruz ilişkimizi. Ancak yakınlarımla iletişim kurarken, hâlâ telefon konuşmalarını tercih ediyorum. Seslerini duymak onları yanımda hissettiriyor. Öte yandan teknoloji artık olmazsa olmazımız hatta büyük ihtiyacımız. Benim gibi sürekli araştırma yapan biri için bu durum çok kıymetli.

- Aynı zamanda “Alaattin’in Sihirli Lambası”, “Leylek ile Tilki” gibi çocukluğumuzun unutulmaz masallarına güncel ve esprili yorumlar gelmiş sizden... Masallarla arası açılan bir kuşak var sanki. Nasıl yorumluyorsunuz bu durumu?

Bizim zamanımızda anneanneler, babaanneler masal anlatırdı. Teknoloji çağına ulaşana kadar her çocuk masallarla, hikayelerle büyümüştür ve bu durum bence belleğimizi şekillendirmede en önemli unsurlardan biri oldu. Şimdilerde internette dolanıyor her biri. Nostaljik anlatılar oldu, yerlerini yeni dijital masallar ya da oyunlar aldı. Bu durumdan hoşnut olmayı pek başaramasam da her çağ gerekliliğini yaşıyor. Olması gerekenler oluyor. Zamane çocuklarının belleklerinde dijital masallar geziniyor. O çocuklar da gerçeklikleri tartışılacak masalları mizah öyküsü niyetine bağrına basabiliyor.

- Güldürmenin de gülmenin de epey zor olduğu zamanlardayız... Bu 13 gülmece öyküsü, bir anlamda soluk aldıracak tatta... Sizin için nasıl geçiyor korona günleri?

En çetin şartlara bile uyum sağlamayı beceren bir yapım var. Ama itiraf etmeliyim ki, korona beklediğimden zorlu çıktı. Fakat kendimi mizahla besledim. Umutsuzluğa kapılıp karaları bağlayacak değiliz tabii. “Sabır, sabır, ya sabır...” diye bir şarkı vardı ya... Sıkıldıkça mırıldanın, iyi geliyor. Korona bana bir yandan da dinlenme fırsatı verdi farkında olmadan. Çünkü oturmayı asla sevmem çok tezcanlı bir yapım vardır. Şimdi sevmesem de sakince oturup beklemek ve bu durumu en az hasarla atlatma zamanı. Tabii benim için aynı zamanda yeni romanımı yazma fırsatı...

Mizah benim can suyum

Kadın mizah yapamaz sitemi

- Kadınlar hakkıyla mizah yapamaz gibi bir algı var ülkemizde üzeri kapalı da olsa. Siz ne düşünüyorsunuz Türkiye’nin ilk kadın mizah yazarı olarak?

Yıllar önce “Sol Ayağımın Baş Parmağı” isimli mizah öyküleri kitabımda ülkemizdeki bu algıya çok güzel bir cevap vermiştim. “Kadın mizah yapamaz. Çünkü duygusal ve incedir. Kimseyi kırmak, incitmek istemez...” diyen bir dosta da sitemdir!

MİZAH YAPAMAZ (!)

...

Kusura bakma ama

Bir şeyler diyeceğim.

Sonra seni zihnimden

Tamamen sileceğim.

 

Tüm duygum ve düşüncem

Paralel sesleniyor.

Böyle ayrımcılığa

Böyle isyan ediyor:

 

Kafanın içindeki

“Beyindir” sanıyorsun.

Oysa boş bir kutuyla

Uzanmış yatıyorsun.

Keşke koyun beyninin

Yarısı sende olsa.

Böyle sakat fikirler

Durduğu yerde solsa.

 

Biraz ileri gittim!

İncittim, biliyorum.

Bütün “koyun” cinsinden

Özürler diliyorum...

 

“Gülmek ve güldürmek zor zanaat”

- Güldürmek bu kadar zorken, “Anneannem İnternette”yi yazarken zorlandınız mı?

Evet, gülmek ve güldürmek zor zanaat. Sorunuza, kitabımın arka kapağındaki dizelerle noktayı koyuyorum.

Yaşarken ölünesi çarpık düzen dünyada

Ağlarken gülünesi o kadar çok şey var ki...

Kahkahalar beyninden

Ağıtlar yüreğinden

Kopup gelirse eğer

Hayatın anasını

Satman dünyaya değer...

İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Sıradaki Haber