Cumartesi“Müzisyenler bizi birbirimize yakıştırdı”

“Müzisyenler bizi birbirimize yakıştırdı”

19.12.2009 - 01:00 | Son Güncellenme:

Rock grubu Kargo’nun yeni solisti Mirkelam. Pop-rock tarzındaki yeni şarkıları üyeler anlatıyor: “Artık müziğimizde Mirkelam’ın mizah anlayışı var”

Haberlerimizi Google'da Takip EdinGelişmelerden anında haberdar olun.Google'da tercih edilen kaynak olarak ekleyin
“Müzisyenler bizi birbirimize yakıştırdı”

Rock grubu Kargo, Koray ve Serkan’ın ayrılığından sonra sürpriz bir yenilikle geri döndü. Bu yeniliğin adı Mirkelam. “İki farklı yol birleşti, bu birlikten güç doğacak” diyen Mirkelam, grubun solisti olmaktan oldukça memnun. Kendi deyimleriyle “pop-rock karışımı” şarkılardan oluşan yeni albümleri ise ocak ayının ortalarında Sony’den piyasaya çıkacak. Albümün prodüktörü de INXS, Kiss ve AC/DC gibi önemli gruplarla çalışmış Avustralyalı Mark Opitz...
Grup her cuma gecesi Beyoğlu Hayal Kahvesi’nde sahneye çıkıyor. 23 Aralık Çarşamba günü ise Suadiye Jazz Stop’ta konser verecek. Konserlerde hem Mirkelam, hem Kargo hem de beraber yaptıkları yeni şarkıları seslendiriyorlar. Yeni albümleriyle aynı adı taşıyan “RakınRol Disko Parti” adlı şarkı ise daha şimdiden büyük ilgi görüyor. Kargo ve yeni solistleri Mirkelam ile yoğun bir prova günü bir araya geldik...


Mirkelam ve Kargo’nun yolları nasıl kesişti?
Mirkelam: 15-20 yıldır aynı piyasadayız. Kargo eskiden beri sevdiğim bir gruptu. Hayatım boyunca böyle bir grupla çalışmak istemişimdir. Teklif gelince hoşuma gitti. Aklıma ilk gelen şey grupla yeni bir şey yapmak oldu. Kendi şarkılarımı Kargo’yla çalmak ya da onların şarkılarını söylemek değil, yeni bir şeyler üretmek istedim.
Selim Öztürk: Koray (Candemir) ile Serkan (Çeliköz) gruptan ayrıldıktan sonra bu kadar yıllık emeğimizin boşa gitmesini istemedik, grubu ayakta tutmak istedik. Bir gün menajerimiz “Şu şarkıyı Mirkelam söylese ne güzel olur” dedi ve bir anda onu aramaya karar verdik. İlk aşamada bir single yapmayı düşündük. Sonra iş bu noktaya kadar geldi.
Burak Karataş: Mirkelam’ın kendine has bir enerjisi ve espritüel bir tarzı var.
Mehmet Şenol Şişli: Mirkelam adı geçtiğinde ben kendi adıma hemen onunla çalışmak istedim. Ayrıca değişik tarzlardaki insanlar bir araya geldiklerinde birbirlerinden çok şey öğreniyorlar.

“Lise yıllarında heavy metal söylerdim”

İki farklı tarz bir araya gelmiş oldu...
Selim Ö.: Mirkelam’ın şarkıları pop ağırlıklı, biz de bir rock grubuyuz. Ama onu rock’çılar çok sever, bizi de popçular. Müzik olarak uzak gözüksek bile aslında çok yakınmışız.

Pek çok star düet yapmaya bile yanaşmaz aslında...
Mirkelam: Doğru, çünkü bu zordur. Ama bu tür işbirlikleri olmalı. İnsanların birbirlerine müzikal anlamda ihtiyacı vardır.

Gırtlağınız rock’a uygun mu?
Mirkelam: Benim sesim tenor olduğu için rock söyleyebiliyorum. Saint Joseph Lisesi’nde rock solistliği yapmıştım. Orada heavy metal söylerdik.

“Eskiden daha hüzünlü şarkılar yapıyorduk. Bu albüm çok pozitif”
Grubun artık nasıl bir tarzı olacak peki?
Mirkelam: Müziğe başladığımdan beri bir şeyleri karıştırma hevesim vardır. 95’te alaturka-rock, daha sonra funk-alaturka yaptım. Bu albümde de pop-rock karışımı yaptım ama Anadolu ezgileri de var mesela.
Mehmet Ş.Ş.: Eskiden daha hüzünlü şarkılar yapıyorduk. Bu değişti. Birlikte yaptığımız albüm çok pozitif ve enerjik oldu. Şarkılarda doğu tınıları ve Mirkelam’ın mizah anlayışını bulabilirsiniz.
Burak K.: Ancak tabii ki Kargo’nun kendi kimliğinden de çizgiler bulabilirsiniz.
Mehmet Ş.Ş.: Cazcılar bunu çok yapar mesela. Sürekli farklı ekipler kurarak farklı albümler yapıyorlar.

Bu işbirliğine çevreden nasıl tepkiler geldi?
Mehmet Ş.Ş.: İnsanlar çok şaşırdı ve ilginç buldu. Müzisyen arkadaşlarımızın hoşuna da gitti aslında. Bizi birbirimize yakıştırdılar.
Burak K.: Hep olumlu tepkiler aldık.

Bazı hayranları kaybederiz diye bir korku var mıydı içinizde? Koray’ın hayran kitlesini mesela...
Mehmet Ş.Ş.: 20 yıllık bir grubuz; Selim’in, Burak’ın herkesin bir hayran kitlesi var zaten. Tabii ki solistin hayranları daha fazla olur genelde. Şimdi de Mirkelam’ın hayranları olacak yanımızda.
Selim Ö.: Aslında insanlar gruba hayran. Grubun ismi ve varlığı bireysel olarak herkesin üstünde. Biz bunu gördük.


“Roman yazarı olmak istiyordum, olamadım, söz yazarı oldum”
Ünlü prodüktör Mark Opitz ile bir araya gelmeniz nasıl oldu?
Mehmet Ş.Ş.: Tecrübeli bir kaptanla çalışmak istedik. İkinci albüm için de gelmek istiyor buraya.
Selim Ö.: Stüdyoda şarkılar üzerinde çalışırken birden Mirkelam “INXS havası aldım” gibi bir laf etti. Ben de “Prodüktörleri Mark Opitz’e bir mail atayım” dedim. Aramızda güldük. Ama birkaç gün sonra mail’ime yanıt verdi. Birlikte çalışma teklifimizi kabul etti. Buraları zaten çok merak ediyormuş. Bana hayatımda ilk kez bağlama çaldırdı Opitz. Çok ilginç oldu benim için. Çalışmalar sırasında birbirimize girdiğimiz de oldu. Ancak her cumartesi akşamı birlikte yemeğe gittik.
Mirkelam: Üç ay içerisinde yaptık albümü. Üç ayda söz yazmak zorunda kaldım. Zorlandım ama güzel oldu. Şarkılarda sadece aşk değil, hayatla ilgili pek çok şey anlatıyorum, hikaye anlatıyorum. Roman yazarı olmak isiyordum aslında, olamadım, söz yazarı oldum. Kaside gibi bir şarkı bile var. “Lavanta” pastoral yazılmış bir şarkıdır.

Bütün şarkı sözleri Mirkelam’a ait.
Selim Ö.: Böyle olmasını istedik hepimiz. Şarkıları o seslendireceği için, kendi yazdığı ve kendine yakın hissedeceği sözleri yazmasının daha iyi olacağını düşündük.
Mirkelam: Sözler bana ait, besteleri birlikte yaptık.

Şarkılarınızda hep mizahi bir yön vardır. Bu yine devam ediyor...
Mirkelam: Mizah duygumu yine şarkılara yansıtıyorum. Birtakım benzetmelerle yol almaya çalışıyoruz. Doğanın kendi içinde benzetmeleri var, onları kullanmaya çalışıyorum, kullanırken de bildiğimiz şeyleri anlatıyorum aslında.

EN ÇOK OKUNANLAR

KEŞFETYENİ

İlgili Haberler