Deniz Andrews: Görünür oldukça daha çok saygı göreceğiz

Son dönemin popüler YouTuberlar'ından Deniz Andrews ile çok keyifli bir röportaj gerçekleştirdik. Deniz, YouTube'daki başarı hikayesini ve amacını samimi bir şekilde anlattı. 

Deniz Andrews: Görünür oldukça daha çok saygı göreceğiz

Bize biraz Deniz'i anlatır mısın?

Bize biraz Deniz'i anlatır mısın?

Adım Deniz. Eindhoven, Hollanda'da doğup büyüdüm. 28 yaşındayım Uzunca bir süre Amsterdam'da yaşadım. Başka ülkelerde de kaldım; ABD ve kısa bir süre İstanbul'da yaşadım.

Türkiye'yi de her sene 1-2 defa ziyaret etmeye çalışıyorum. Hollanda'da Güzel Sanatlar Akademisi'nde Moda ve Tasarım Bölümü'nde okudum. Hollanda'da doğup büyümeme rağmen Türkçe konuşma üzerine çok çalıştım.

YouTube'a girme fikri nasıl ortaya çıktı?

YouTube'a girme fikri nasıl ortaya çıktı?

Aslında aklımda böyle bir fikir yoktu. Her zaman bir arayış içerisinde oldum: 'Ben kimim, neyim? Cinsel yönelimim ne?'. Fakat bu sorulara yanıt bulamadım. Her ne kadar Hollanda'da doğup büyümüş olsam da annem ve babam Türk.

Türk kültürüyle büyüdüm. Bizlerde eşcinsellikle ilgili bir tabu vardır. Kimlik arayışı sürecine başladığımda hep sorguladım çünkü Hollandalılar gibi değildim. Hollandalılar rahatça bu konular hakkında konuşabiliyor.

Türkiye'de bu konuda 1-2 örnek var fakat ben kendimi bunlara uyduramadım. Böyle olduğumu düşünmedim. Bir süre sonra kendimi kabullendim ve Türkiye'de neden eşcinsel bir rol model olmadığını sorguladım. "Belki ben olabilirim, yapabilirim" dedim. Bu şekilde YouTube maceram başladı.

Türkiye'de eşcinsellik kavramını nasıl görüyorsun?

Türkiye'de eşcinsellik kavramını nasıl görüyorsun?

Zirvede olan eşcinsel rol modelle,r cinsel tercihlerini çok nadir dile getiriyor. Bu durum beni rahatsız ediyor. Toplumda da bu konuda tezat fikirler var. Bir gazetede köşe yazısı okumuştum, orada şöyle yazıyordu: "Üst katta oturan eşcinsel komşumuz büyük bir canavar fakat Bülent Ersoy'u bir kraliçe gibi omuzlarımızın üzerinde taşıyoruz". Ben bu durumu değiştirmek istiyorum ama bunu tek başıma yapabileceğimi düşünmüyorum.

YouTube'a başladığında ailenden ya da yakın çevrenden tepki gördün mü?

YouTube'a başladığında ailenden ya da yakın çevrenden tepki gördün mü?

Hem olumlu hem de olumsuz tepkiler aldım. En büyük desteği yengemden gördüm. İlk söylediği şey, "Güzel çocuğum, sadece güzel yorumlar almayacaksın, insanlar senden nefret de edecek ve kötü şeyler yazacak, özgürlük budur. Fakat sen sadece güzel olanları dikkate al, onlara odaklan çünkü çok güzel şeyler başaracağını biliyorum" oldu.

Annem "Neden ulu orta anlatmak istiyorsun?" dedi. Bu sözler yargılama amaçlı değil, meraktandı. Ben de anlattım; "Bizler görünür oldukça toplumdaki olumsuz algı kırılacak" dedim.

Aşırı tepki veren biri olmadı, daha çok bu fikrim hakkında sorular yöneltildi.

Video konularını nasıl belirliyorsun?

Video konularını nasıl belirliyorsun?

Açıkçası zaman zaman zorlanıyorum. İnsanlar, "Kameranın karşısına geçip lak lak ediyorsun, onları montajlıyorsun daha sonra internete koyuyorsun" diyorlar ama süreç bu kadar kolay değil.

İngilizce yayın yaptığım bir YouTube kanalım da var. Oraya pek fazla video yüklemiyorum ama o kanalda yayınladığım videoları Türkçe yayın yaptığım kanalda yayınlayamam. Çünkü kitleler farklı.

Etrafımda olup bitenleri ve gelen soru ve yorumları çok dikkatli izliyor ve okuyorum. Belki biraz kendimi öveceğim ama bu konuda 'zeki' olmak önemli. Her şeyden haberdar olmalı, gündemi takip etmelisin.

Kanalının bir hedef kitlesi var mı?

Kanalının bir hedef kitlesi var mı?

Bu işe başlarken vardı. Cinsel yönelimini gizleyen genç eşcinseller, LGBTi camiası. Fakat kitlemin değiştiğini görüyorum. Video tarzımı ya da cinsel tercihimi destekleyenler var, desteklemeyenler de var.

Videoların tümüne nefret söylemi barındıran yorumlar da geliyor. Ama beni izlemeye devam ediyorlar. Ben kitlemi 'bir topluluk olarak yaşamak isteyenler, benim hayata bakış açımdan hoşlananlar, benden ilham alanlar' olarak görüyorum.

Üretirken en çok zorlandığın videon hangisi oldu?

Üretirken en çok zorlandığın videon hangisi oldu?

En zorlandığım "Aileme nasıl açıldım?" videosu oldu. O videoda içimdeki küçük çocuğu, küçük incitilmiş Deniz'i açıkça gösterdim. Yaşımız ilerledikçe etrafımıza duvar örüyoruz. Bu şekilde kendimizi daha güvende hissediyoruz. O videoda kendimi artılarımla eksilerimle göstermeye çalıştım. Montaj sürecinde bile gözlerimden yaş aktı.

Bu işi prim için yapmıyorum. Bu tür eleştirilere de anlam veremiyorum. Bu tip yorumlarda bulunan insanlar da benim için büyük bir soru işareti. "Aileme nasıl açıldım?" videosu ile en samimi halimle dünyamı insanlara açtım.

Üretim sürecinde keyif almadığın bir videon oldu mu?

Üretim sürecinde keyif almadığın bir videon oldu mu?

Bazen oluyor. Elimde bir tane video var. Aslında bağırarak güldüğüm bir video. Bir arkadaşımla çektik. 2-3 haftadır elimde fakat yüklesem mi yüklemesem mi tereddütü yaşıyorum.

Bahsi geçen videoyu ABD'li bir YouTuber'dan esinlenerek ürettik. Aynı temayı Türkçe kanal için denedik. Daha önce hiçbir Türk YouTuber'ın denemediği bir şey. İzlenme rekorları kıracağına da inanıyorum fakat başka anlamda rekorlar da kırabilir :) O yüzden biraz tereddüt ediyorum.

Olumlu ya da olumsuz tepkileri dikkate alıyor musun?

Olumlu ya da olumsuz tepkileri dikkate alıyor musun?

İlk zamanlarda eleştirilere fazla takılıyordum. Çünkü kendi hayatını geniş bir kitleye gösteriyorsun. Bu tip yorumların da geleceğini hesaba katıyorsun. Fakat insanların bu kadar gaddar ve vahşet dolu olduğunu düşünememiştim.

Bu yorumlardan sonra bazı insanların psikoloğa görünmesi gerektiğine inandım çünkü bir insanın ölmesini istiyor ve bunu dile getiriyorsan sende psikolojik bir sıkıntı var demektir.

Bazen bana "Seni izleyen küçük çocuklar da var" yorumları yapılıyor. Bunu dikkate alıyorum. Ben argo konuşan biri değilim.

Aşırı kapsamına giren bazı eleştirilere de yanıt verdim. Mesela bir kullanıcı vardı, sürekli hakaret yağdırıyor ve küfrediyor. En sonunda cevap verdim ve "Teşekkürler aşkım, öpüyorum" yazdım. Daha sonra bu kişiden bana mesaj geldi ve "Oha! İnanamıyorum, bir YouTuber'dan bana cevap geleceğini hiç düşünmemiştim, Deniz abi seni çok seviyorum" yazmış.

Hedeflerinde neler var? Neler yapmak istiyorsun?

Hedeflerinde neler var? Neler yapmak istiyorsun?

Keyif için YouTube ile uğraştığımı söylersem ayıp olur. Başladığım her işi emeğimi vererek yaparım ve karşımdaki kişilere emeğimi sunmak isterim. Yaptığım işi ciddiye alıyorum. YouTube platformunun, Türkiye'nin ya da hayatın bana ne getireceğini bilmiyorum.


 

Güzel teklifler gelirse değerlendirmek isterim; sadece para odaklı değil, paraya değer veren biri değilim. Mesela X marka Y para veriyor diye bir iş yapmam. Para karşılığı yalan konuşamam. Yaptığım iş güzel kapılar açarsa tabii ki fırsatları değerlendirmek isterim.

Ana sosyal medya platformun YouTube mu Instagram mı?

Ana sosyal medya platformun YouTube mu Instagram mı?

YouTube. Instagram'da arkadaş çevrem de var. Orada biraz daha farklı bir Deniz var. YouTube, insanlarla diyaloga geçtiğim bir platform. Instagram bu konuda daha yüzeysel, daha günlük hayat.

Sosyal medyada sürekli bir şeyler yapma ihtiyacı hissediyor musun? Bu bir hastalık mı sence?

Sosyal medyada sürekli bir şeyler yapma ihtiyacı hissediyor musun? Bu bir hastalık mı sence?

Sosyal medya olmasa bile ben sürekli bir şeyler yapmak istiyorum. En büyük korkum, keşkelerle bu dünyadan gitmek.

Hiçbir şey yapmamak daha sağlıksız bir durum.

YouTuberlığın geleceğini nasıl görüyorsun?

YouTuberlığın geleceğini nasıl görüyorsun?

YouTuber olmak geleceğe sağlam bir yatırım. Türkiye'de çok takdir ettiğim ünlü biriyle tanıştım. Dışarıda konuşuyorduk.

Onunla yan yanayken biri "Deniz" diye bağırarak yanıma geldi. Birden tuhaf hissettim, yanımda değerli bir ünlü isim var ve ona ayıp oluyor diye düşündüm.Tanınmaya alışık değilim.

YouTuberlık kavramının bir popüler kültür ürünü olduğunu düşünüyorum.

Sokakta tanınmak tuhaf geliyor mu?

Sokakta tanınmak tuhaf geliyor mu?

Bu konuda biraz Hollandalıyım'dır. Hollanda'da bir laf vardır: Normal olun, normal olursanız normalin normalisinizdir. Tanıyan biri olduğu zaman "Sakin olun, ben Deniz'im" diyorum.

Arkadaşlarımla Almanya'ya gitmiştik. Güzel bir restoranda yemek yiyorduk. Garsonlardan biri masaya geldi ve YouTube kanalımın olup olmadığını sordu. Çok şaşırmıştım.

İşlerin bu boyuta geleceğini düşündün mü?

İşlerin bu boyuta geleceğini düşündün mü?

İlk YouTube videomu kendim sildim. İnternete yüklemiştim ve kısa bir sürede 10 bin kadar izlenme sayısını gördüm. Şimdiki videolarımla kıyaslayınca büyük bir rakam değil ama o zaman için fazla gelmişti. Böyle bir izlenme sayısı beklemediğim için hemen sildim. Sonra tekrar yükledim.

Belki de karakterimle ve kendimi iyi yansıtmamla ilgili bir durumdur. Bu konularda mütevazı olamayacağım.

Senin eklemek istediklerin var mı?

Senin eklemek istediklerin var mı?

Bizler daha görünür olup insanlara cesurca "Varız" dedikçe, daha çok saygı göreceğiz. Herkesin LGBTi bir bireyle her koşulda iletişimi oluyor. Bizler bu dünyanın ve toplumun bir parçasıyız.

Bu makaleye ifade bırak