Geri Dön
DünyaAlman Yeşiller’den nükleer güce onay

Alman Yeşiller’den nükleer güce onay

Alman Yeşiller’den nükleer güce onay

Almanya’nın Yeşiller Partisi, 26 Haziran’da Kovid-19 salgını sonrası parti kongresini düzenledi. Kongrenin gündem maddeleri arasında Kovid-19 krizi esnasında Alman halkının Yeşiller’e daha az rağbet göstermiş olmasının sebepleri de vardı. Ayrıca 2021 yılında yapılacak olan genel seçimlerde iktidar olmaya hazırlanan Yeşiller, parti programlarını güncelleştirdiler. Yeşiller bugüne kadar Almanya’nın NATO üyeliğine fazla sıcak bakmıyordu. 1998 yılında iktidar ortağı olan Yeşiller, Almanya’nın Transatlantik ilişkilerinin odak noktasını NATO’dan AB’ye kaydırmaya çalışmışlardı. Hatta Yeşillerin lideri Joshka Fisher, dışişleri bakanı olarak Transatlantik ilişkilerin zemininin ABD-AB ekseninde devam etmesi gerektiğini savunmuştu.

Şimdi yeniden iktidar olmaya hazırlanan Yeşiller, parti programlarına ilginç bir değişiklik getirerek, “NATO’yu Transatlantik ilişkiler ile güvenlik mimarisinin vazgeçilmez bir parçası olarak gördüklerini” ilan ettiler.

Yeşiller partisindeki bu siyasi değişim son derece önemli. İktidar olabilmek için geleneksel siyasi partilerin çizgisine yanaşarak “marjinal” imajından kurtulma çabasında bulunan Yeşiller, siyasi programlarının sadece çevre veya tüketici hakları ile sınırlı olmadığını gösterme eğilimindeler. NATO, OECD, AGIT, IMF gibi yerleşik uluslarası kurumların prensipteki değerlerini kucaklamaya hazır olduklarını gösteren Yeşiller, aynı zamanda siyasi programlarının dış politika ve savunma alanlarında yaşanan sorunlara cevap verebilecek nitelikte olduğunu gösterdiler.

Alman siyaset yelpazesinde sosyalist kanada kayan Sosyal Demokrat parti ile aşırı sağ ile flört eden liberal demokratların bırakmış olduğu siyasi boşluğu doldurma çabasında olan Yeşiller’in NATO’ya ve nükleer güce yönelik yaklaşımına açıklık getirmek gerekiyordu. Nükleer silahlara prensipte karşı çıkmaya devam eden Yeşiller, nükleer tehdit ortadan kalkana kadar savunmaya yönelik olarak nükleer güce sahip olmanın caydırıcılık açısından elzem olduğunu biliyorlar. Bunu da zımnen de olsa kabul etmiş oldular.

 AB ve NATO’ya yeni tehdit aşırı sağ partiler

Belçika istihbarat birimlerine bağlı yetkililer belirli aralıklarla medya karşısına çıkıp, halkı yeni tehditlerle ilgili olarak bilgilendirirler. Her sene ülkenin parlamentosuna  kurumlarının faaliyetleri hakkında bir rapor sunarak, milletvekillerine ülkeyi tehdit eden unsurlar hakkında oldukça saydam bir bilgilendirme gerçekleştirirler. Belçika’nın istihbarat birimlerinin yıllık faaliyet raporları son derece ilginçtir. NATO, AB, Dünya Gümrükler Birliği gibi kurumlara ev sahipliği yapan Brüksel gibi bir başkentte istihbarat birimleri sadece kurumlara değil aynı zamanda kurumlara üye ülkelere yönelik olarak da tehdit değerlendirmesinde bulunuyor.

Bu çerçevede Belçika istihbarat teşkilatı olarak bilinen Ulusal Güvenlik Kurumunun iki numaralı ismi olan Pascal Petry aşırı sağ yabancı düşmanı örgütlerin en büyük tehdidi oluşturmaya başladığını açıkladı. Örgüt üyelerinin silah kullanımı konusunda komando eğitimi görmek üzere sıklıkla Rusya gibi ülkelere gittiklerine vurgu yapan Petry, bu kişilerin silahlandıklarını ve eyleme geçmeye meyilli olabileceklerine dikkat çekerek, aşırı sağ partilerin Avrupa’da popülarite kazanmasının bu tür örgüt üyelerinin radikalleşmesine ve yabancı düşmanı eylemlerini meşru kılmasına zemin hazırlayabileceğine vurgu yaptı.

Kökten dinci akımların tehdit oranlarının bir nebze azalmasına karşın Belçika ve Avrupa’da bulunan Çinli öğrencilerin teknolojik casuslukta bulundukları konusunda uyarıda bulundu. Üçüncü ülkelerin Avrupa ve NATO aleyhinde propaganda yaptığına da işaret eden Petry dünyanın içinde bulunduğu ekonomik krizin artmasının aşırı sağ partilere zemin oluşturduğunu belirtti. Petry,  Almanya’nın Hannau kentinde meydana gelen ve 9 kişinin ölmesine neden olan ırkçı saldırı gibi eylemlerin ve İslam karşıtı eylemlerin de artış kaydettiğine işaret etti.

Hoşçakal Bertrand Buchwalter

Yaz aylarında diplomatların tayin dönemi başlar. Fransa’nın İstanbul Başkonsolosu Bertrand Buchwalter da bu kervana katılanlar arasında. İstanbul’da veda turlarına başlayan Buchwalter, Fransa’nın devlet politikasından ödün vermeden Türkiye ile Fransa arasında dostluk köprüleri kurmak için çalıştı. Standardı hep yüksek tutan Buchwalter, ekonomi, siyaset ve kültür alanında iki ülkenin halklarını kaynaştırmak için müthiş bir çaba gösterdi. Orhan Gencebay sevdası da cabası. Eşi Sülün’le birlikte Londra’daki yeni görevinde başarılar dilerim.

İstanbul'da balıkçı teknesine gemi çarptıYavuz Sultan Selim Köprüsü altında balıkçı teknesine konteyner gemisi çarptı. Dev geminin parçaladığı teknedeki 1 kişi ölürken 2 kişi ise yaralandı.

İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Türkiye’nin haber yaşam platformu Milliyet Dijital yenilendi!

Uygulama ile devam et, gündemi kaçırma!

Şimdi DeğilHemen Keşfet