Geri Dön

Çin'in ithal vaka kabusu: 'Mavi gözlerimi görünce kaçıyorlar'

Çin'de corona virüsü salgını kısmen kontrol altına alınmış olsa da, sağlık yetkilileri yeni vakaların ülkedeye giden yabancılardan geçen 'ithal vakalar' olduğunu söylüyor.

Çin'in ithal vaka kabusu: 'Mavi gözlerimi görünce kaçıyorlar'

Bu açıklamaların ardından yabancıların birçoğu Çin'de mağazalara, restoranlara, spor salonlarına ve otellere alınmamaya başlandı.

Guardian gazetesi ülkede yaşayan yabancılarla konuşarak hazırladığı haberinde Çin'de 'yabancı düşmanlığı yapıldığı' iddialarına yer veriyor.

Şangay'da Guardian gazetesine konuşan 33 yaşındaki İrlandalı Andrew Hoban, "Birinin yanından geçtiğimde gözlerimin mavi olduğunu görür görmez bir adım geriye zıplıyorlar" diyor.

Guardian'ın haberine göre Pekin'de Amerikalı bir kadın bir grup yabancı arkadaşıyla parkta otururken onları gören bir Çinli kadın da çocuğunu alıp tam ters köşeye kaçmış.

Bazıları yabancılar da sokakta kendilerine 'Çöp' diye laf atıldığını anlatıyor.

İnternette paylaşılan bazı karikatürlerde de "Yabancı çöplerin başlatacağı ikinci salgından korunun" uyarıları yapılıyor.

BBC Türkçe'nin aktardığına göre Pekin'de yaşayan Amerikalı tarihçi Jeremiah Jenne bu yaşananlarla ilgili şu yorumu yapıyor:

"Devlet medyasının bu olayları 'yabancı virüsü' gibi haberleştirmesinin de etkisi var. Tanıdık bir meselenin farklı bir versiyonu gibi: Yabancılara güvenmeyin. Eğer Çin'de virüs yeniden alevlenirse suç, ülke dışından gelenlerin üstüne atılacak."

'ASYALILARA YAPILAN MUAMELELERİN YANINDA HAFİF KALIR'
Çin geçen Cumartesi ülke dışından gelenlere sınırlarını kapattı. Yerli havayolu şirketlerine de haftada yalnızca bir ülkeye sefer düzenlemeleri talimatı verildi.

Guardian'a göre her ne kadar yabancılar hedef gösterilse de Çin Dışişleri Bakanlığı verilerine göre 'ithal vakaların' %90'ı Çin pasaportu sahiplerinden geçmiş.

Ülkede yabancılara karşı tavır olumsuz yönde değişse de birçokları Asyalıların ABD'de ve diğer ülkelerde maruz kaldıkları davranışların yanında çok hafif kaldığını düşünüyor.

Birçok ülkede Asyalılar dövüldü, ırkçı saldırılara uğradı.

Şiamen ve Nanjing arasında yaşayan 49 yaşındaki İngiliz Bill Aitchison, "Ben saldırıya uğramadım, saldırıya uğrayan herhangi bir yabancıyı da duymadım... Ama bu virüs bazı iğrenç duyguları ortaya çıkardı. Sınırlar kapatıldığında, duvarlar yükseldiğinde insanların virüsü, kendilerine benzemeyenlerde görmeye meyilli oldukları anlaşılıyor" diyor.

'AFRİKALILARA KARŞI AYRIMCILIK'
Ama bazı yabancı toplumlar da farklı türden tacizlere maruz kalıyor. Pekin'deki Afrikalı bir çift restoranda iki saat bekletildi. Bir çalışan da daha sonra 'siyahlara hizmet etmemeleri' yönünde talimatları olduğunu ifade etti.

Çin'de yaşayan siyahlarla ilgili kampanyalar yürüten Black Livity China adlı grubun kurucularından Runako Celina bu durumu şöyle anlatıyor:

"Irklara ve Afrikalılara karşı hali hazırda yer edinen tavırların üstüne yabancılara karşı oluşan bu korku dalgası işleri daha da kötüleştiriyor. Daha önce hiç bu kadar çok ırk veya ayrımcılık bağlantılı olaylar yaşamamıştık."

Jiangsu'da yaşayan 32 yaşındaki Amerikalı David Alexander, Çinli iş arkadaşlarının 'yabancılardan uzak durmaları' konusunda uyarıldıklarını söylüyor ve "Yabancılarla ilgili korku var" diyor.

Şenzen'de yaşayan İngiliz-Kanadalı bir mühendis polis tarafından birkaç defa durdurulup belgelerini göstermesinin istendiğini anlatıyor ve bunun daha önce hiç başına gelmediğini anlatıyor.

Yavru ayıyı önce araçları ile sonra yaya olarak kovaladılarRize'nin Kalkandere ilçesinde yayladaki arı kovanlarını bakmaya giden 2 kişi yolda karşılaştıkları yavru ayıyı kovaladı.

İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Sıradaki Haber