02.03.2026 - 14:36 | Son Güncellenme:
DIŞ HABERLER SERVİSİ
İsrail, İran ve ABD arasındaki şiddetli misilleme saldırıları sürerken, Orta Doğu'da patlak veren savaşın nereye gideceği merak konusu oluyor. İran, İsrail ve ABD'nin saldırılarına karşılık olarak, Körfez ülkelerindeki çok sayıda ABD üssünü savaşın başından bu yana hedef aldı. 3 gündür süren savaşta çok sayıda İranlı üst düzey yetkili öldürüldü.
ABD savaş uçakları düştü ve Fettah 2 gibi hipersonik füzeler ilk kez kullanıldı. CNN International'da yapılan analizde, savaşın gidişatına yönelik 10 maddelik bir senaryo çizildi.
İşte en önemli on mesele ve bundan sonra izlenecekler:

28 Şubat'ta, ABD askeri güçlerinin İran'ın hava savunmasından geriye ne kaldıysa imha ettiği bildirildi.
Habere göre Amerikan ve İsrail tarafları şu an İran üzerinde hava hakimiyetine sahip görünüyor. Analize göre bu durum, ABD ve İsrail uçaklarının bu çatışma devam ettiği sürece ve sonrasında, yönetilebilir bir riskle diledikleri gibi uçabileceği anlamına geliyor.

Trump, hava operasyonunun ilk saatlerinde aralarında İran'ın Dini Lideri Ali Hamaney'in de bulunduğu 48 üst düzey İranlı liderin öldürüldüğünü bildirdi. Habere göre 1979 iç savaşından bu yana sadece bir kez lider değişimi yaşayan İran gibi bir ülke için bu, muhtemelen tüm komuta zinciri boyunca derin bir kargaşaya ve belirsizliğe neden olacak.
Analize göre İran rejimi, anayasada ana hatları belirlenen bir süreçle Hamaney'in yerini alacak halefiyet çalışmalarının sürdüğü konusunda destekçilerine güvence vermeye çalışıyor. CNN'e göre bu durum; cumhurbaşkanı, yargı erki başkanı ve atanacak bir din görevlisinden oluşan geçici bir konseyin kararları aldığı iddiası anlamına geliyor.

İran, Amerikan ve İsrail darbelerine; İsrail'e, bölgedeki ABD tesislerine ve Körfez genelindeki sivil hedeflere füze saldırılarıyla karşılık veriyor. ABD ve İsrail askeri komutanları için bu ilk günlerdeki en önemli öncelik, İran'ın füze kapasitesini, özellikle de fırlatıcılarını, zayıflatmak.
Önümüzdeki günlerde, İran'ın ilk saatlerde gördüğümüz yaylım ateşlerini sürdürüp sürdüremeyeceğini ya da İran'a yönelik askeri saldırıların istenen zayıflatma etkisini gösterip göstermediği izleniyor olacak.
Habere göre en şaşırtıcı hamle, İran'ın Körfez ülkelerindeki (Suudi Arabistan, BAE, Katar, Bahreyn, Kuveyt ve Umman) altyapıyı hedef alması oldu. ABD Merkez Komutanlığı (CENTCOM) İran'ın sadece Amerikan askeri üslerine odaklandığı iddiasının ardından, hedef alınan yerlerin listesini yayınladı.
Habere göre bu ülkeler çatışmanın dışında kalmak istiyordu ancak İran'ın saldırıları şimdi onları içine çekiyor. Ortak bir tehdit karşısında siyasi anlaşmazlıklar bir kenara bırakıldı. Analize göre şimdi, nasıl yanıt verileceği değerlendiriliyor.
Habere göre İran tarihsel olarak Rusya ve Çin ile olan stratejik ortaklığını öne çıkarıyor. Rusya'nın Ukrayna'da kullanması için füze ve İHA sağlamış ve Rus hava savunma sistemlerine güvenmişti. Bu sistemler artık imha edildi ve Rusya'nın bunları ikame edecek kapasitesi yok. Çin'e gelince; o da ucuz İran petrolüne (İran petrolünün yüzde 80'i Çin'e gidiyor) ve Hürmüz Boğazı üzerinden yapılan küresel ticarete bağımlı.
Analizde, "Moskova ve Pekin'in ortakları Hamaney'in ölümünden sonra bile çok az şey söylemesi dikkat çekti" ifadeleri yer aldı. Dün gece geç saatlerde, Rusya ve Çin dışişleri bakanları arasında gerçekleştiği bildirilen bir telefon görüşmesinde Amerikan ve İsrail saldırıları sözlü olarak kınandı ancak başka bir şey yapılmadı.
Analizde belirtilene göre İran'ın asimetrik araç kutusu, siber operasyonlar, vekil milisler, deniz trafiğini aksatma, şu ana kadar uykuda görünüyor. İranlı yetkililer Hürmüz Boğazı'nı kapatma tehditlerinden geri adım attı ve ABD güçlerinin İran donanmasını hedef aldığı bildiriliyor.
Habere göre İran'ın en vekil gücü Hizbullah hırpalanmış durumda ve şu ana kadar İran'ın kuzey sınırında çatışmaya girmedi.
Irak'taki milisler Erbil'deki havaalanına İHA'lar fırlattı ancak Iraklı liderler ülkelerini hedef tahtasından uzak tutmaya çalışıyor.
Analize göre İran'ı içine alan her türlü sürdürülebilir çatışma, özellikle Hürmüz Boğazı üzerinden yapılan deniz trafiği tehdit ediliyorsa petrol fiyatlarını yükseltir. Pazar günü, Suudi Arabistan liderliğindeki petrol üreten ülkeler grubu OPEC, üretimi günlük 200 bin varilden fazla artırma kararı aldı. Buna rağmen, Pazar akşamı piyasalar açıldığında petrol fiyatları yüzde 10 arttı.
Yatırımcılar önümüzdeki günlerde piyasaları yakından izleyecekler. İran, fiyat artışının fiyatları düşük tutmayı hedefleyen Trump üzerindeki iç baskıyı artırmasını umacaktır.
Ancak küresel piyasalar on yıllar önceki Orta Doğu enerji krizlerinden bu yana değişti. ABD şu an dünyanın en büyük üreticisi konumunda ve Orta Doğu ihracatından kaynaklanan herhangi bir önemli küresel fiyat aksamasının kısa süreli olması muhtemeldir.

Askeri açıdan ABD ezici bir konvansiyonel üstünlüğe sahiptir. Hava gücü, deniz saldırı grupları, küresel istihbarat erişimi ve lojistik derinlik. Habere göre eğer İran gerilimi önemli ölçüde tırmandırmayı seçerse, ABD ve İsrail ile birlikte İran genelinde birden fazla seçenek ve hedefe sahip olmaya devam eder.
Zaman içindeki bu avantaj İran'ın hesaplarını şekillendirebilir ve liderlik geçişindeki daha pragmatik sesleri destekleyebilir. Analize göre askeri avantaj tek başına siyasi sonuçlar doğuramaz ve bu aşamada İran'ın yeni liderlerinin devrim ideolojisine ve Batı'ya yönelik düşmanlığa bağlı kalmaları muhtemeldir.
Analizde son olarak şu değerlendirme yer aldı: Savaşlar bir kez başladı mı, başlangıçta dikkate alınmayan değişkenlerle kendi ivmelerini kazanırlar. 48 saat içinde her şeyin nereye varacağını tahmin etmek imkansızdır. Washington'ın bakış açısına göre bu aşamadaki ana endişe, harekat için net bir çıkış yolu veya doğal bir bitiş noktasının olmamasıdır.
Rejimden geriye kalanlara karşı bir İran ayaklanması şeklindeki en iyi senaryoda bile, o kalıntılar muhtemelen protestoları bir kez daha ölümcül güç kullanarak bastırmaya çalışacaktır. ABD'nin o zaman başka bir baskıyı caydırmak için hava gücünü kullanıp kullanmayacağı bir soru işaretidir. Bunlar şimdi düşünülmesi gereken sorulardır.